Kusursuzlugun Laneti
Bazen aynaya bakınca gördüğüm şey sadece bir yüz olmuyor; aynı zamanda kafamın içindeki sesler de orada beliriyor. "Burada bir şey eksik.", "Şu daha farklı olmalıydı.", "Şu keşke şöyle olsa...", "Keşke zayıf olsam...", "Keşke..." ve binlerce keşkeler... Zaman geçtikçe aynadaki kişi benden çok, düşüncelerin hayaliyle yanıp tutuşan başka birine dönüyor.
Güzellik takıntısı dediğin şey de aslında sessiz bir gürültü gibi. Sürekli var ama tam olarak nereden geldiğini de bilmiyorum. Sosyal medya mı, insanların yorumları mı, çevremdeki güzel insanlar mı, ailem mi yoksa sadece kendi içimde büyüttüğüm bir şey mi? Böyle olmasını ben mi istiyorum yoksa bu benim lanetim mi? Karışık...
En garibi; kendimi kötü hissetmediğim günlerde bile aklımın bir köşesinde "Daha iyi olabilirdim." fikri duruyor. Bu fikir yüzünden hiçbir şey tam yeterli gelmiyor. Güzel olmadan ders çalışamam, güzel olmadan kıyafet, takı, yeni şeyler alamam... Ne fotoğraflar ne de aynalar dostum; hepsi bana düşman. Kusurlar geçer gider belki ama kalbimde bıraktığı etki nasıl gider, bilmem.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.