Ahh Be Haydar
Ne dertli çalarsın püsküllü sazı
Dost diye başlayıp ezerken sözü
Gözlerinden belli ararsın bazı
Aradığın dostsa yok be Haydarım!
Selamsız geçse de gençlik yılları
Dinmemiş ki sende kavak yelleri
Tutuşur sandığın eski külleri
Eski yaralara dök be Haydarım!
Ne içkiyi savdın ne de kubarı
Neyine mest ola evdeki karı
Dönüp de aynaya alttan yukarı
Aciz sûretine bak be Haydarım!
Alnının terine haram katmadın
Yine de kadehi kırıp atmadın
Bin yemin yutsan da zinhar tutmadın
Gayrı şu meretten bık be Haydarım!
Seni mahlemizde nadan bildiler
Esrarlı yolları güden bildiler
Papucunu çamur eden bildiler
Kötü şöhretini yık be Haydarım!
Bektâşi deyip de hor gören oldu
Kuru merhabayı ar gören oldu
Şu yalan dünyayı dar gören oldu
Diken arasından çık be Haydarım!
Uzun heybetini zaman devirmiş
Siyah kekilini aklar çevirmiş
Muhâlin ayazı yakmış kavurmuş
Ömrünü sorguya çek be Haydarım!
Bu kara defteri yak be Haydarım!
Not;
Kırk yıllık dostum arkadaşım Haydar kardeşime atfen.
Ahh Be Haydar başlıklı yazı Ali Görgan tarafından
06.07.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.