Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Şiytan Aldatması Yeni Şafak Alıntı

“Şeytan Aldatması”


Ali SaydamYeni Şafak Gazete Yazarı

09/07/2026 Perşembe 


Kendisini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda, Stratejik Planlama Koordinasyon Daire Başkanı ve Bakan Müşaviri olarak görev yaptığı yıllarda tanımıştım. M. Hakan Tanrıöver, millî kültür meselelerine derinlikli bakışıyla dikkatimi çekmişti. Sonradan siyasete atıldı ve Anahtar Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı olarak görev yapmaya başladı.

Ankara’daki NATO Zirvesi ile ilgili pek çok yazı ve yorum okuduk. Tanrıöver de dijital ortamda bir yazı yayınlamış ve ilginç bir analizle görüşlerini dile getirmiş.

Yazıyı biraz özetleyerek buraya taşıyalım… Sonra da kendi yorumumuzu eklemeye çalışırız.

“NATO Zirvesi için emsalsiz hazırlıklar yapıldı. Ortadaki tablo, “Selamsız Bandosu”’ndan kareleri, Afrika’yı ziyaret edecek İngiltere Kraliçesi için yapılan hazırlıkların yer aldığı “The Crown” dizisinden sahneleri çağrıştırdı.

Bir de rejisör Halit Refiğ’in yazdıklarını ve iki eserinin imhasına neden olan, NATO için söylediklerini düşünmekten kendimi alamadım.

1995 Temmuz’unda Demokrat Parti Kongresi’nde Aydın Menderes ile görüşmek için Ankara’ya gelen Halit Refiğ, Selim Soydan ve Hülya Koçyiğit, “Şeytan Aldatması” isimli senaryoyu kendisine verirler. Türkiye’nin siyasi tarihinden kesitler sunan eser, tamamlanamayan bir film projesinin senaryosu olarak 2009 yılında kitap hâlinde yayımlanmıştır. 1959-1960 dönemindeki siyasi gelişmeleri dramatik bir kurgu içinde ele alan kitabın temel tezi şudur:

REKLAM

Dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, Türkiye’nin sanayileşmesi için ABD’den kredi talep etmiş; bu talep reddedilince alternatif olarak Sovyetler Birliği ile ekonomik iş birliğine yönelmeyi değerlendirmişlerdi.

Senaryoda, bu dış politika değişikliğinin, 27 Mayıs 1960 askerî darbesine giden süreçte önemli bir etken olduğu yorumu işlenir. Refiğ, dönemin uluslararası güç dengelerini, iç siyasi mücadeleleri ve darbenin arka planını sinematografik bir anlatımla kurgular. Eser, tarih kitabından ziyade tarihsel olaylardan beslenen bir senaryo niteliğindedir. Bu nedenle diyaloglar ve bazı sahneler dramatize edilmiştir. Anlatı, Halit Refiğ’in “Millî Sinema” anlayışı ve Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin yorumunu yansıtır.

Senaryo, 1959 yılında Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın ABD’ye yaptıkları ziyaretle başlar. Amaç, Türkiye’nin sanayileşmesi için yaklaşık 300 milyon dolarlık kredi sağlamaktır. Senaryoda ABD yönetiminin, Türkiye’nin ağır sanayi kurmasını istemediği ve tarım ağırlıklı bir ekonomi olarak kalmasını tercih ettiği işlenir.

ABD’den beklenen destek gelmeyince hükümet yeni bir arayışa yönelir.

Senaryoda, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye kredi ve teknik destek vermeye istekli olduğu anlatılır. Menderes’in Moskova ziyaretine hazırlanması, hikâyenin dönüm noktasıdır. Halit Refiğ’e göre bu tercih, uluslararası dengeleri değiştirecek kadar önemli görülmüştür.

Bu süreçte muhalefetin sertleşmesi, öğrenci gösterileri, basın tartışmaları, bürokrasi ve asker içindeki huzursuzluk birbirine paralel ilerler. Senaryo, bu gelişmelerin yalnızca iç siyasi nedenlerle açıklanamayacağını, dış müdahalelerin de etkili olduğunu ima eder.

Senaryonun doruk noktası, 27 Mayıs 1960 askerî darbesidir.

Halit Refiğ, darbeyi sadece iç siyasetin sonucu olarak değil; uluslararası güç dengeleri, Soğuk Savaş ve Türkiye’nin dış politika tercihleriyle bağlantılı bir gelişme olarak yorumlar. Menderes’in Sovyetler’e yaklaşmasının darbeyi hızlandırdığı görüşü senaryonun temel eksenidir. Bu yorum tarihçiler arasında tartışmalıdır; üzerinde tam bir uzlaşı bulunmamaktadır.

Senaryo, darbenin ardından yaşanan yargılamalara ve sonunda Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idamlarına kadar uzanır. Burada eser, bu üç ismi trajik kahramanlar olarak resmeder ve Türkiye’nin demokratik tarihinde yaşanan kırılmayı dramatik biçimde işler.

Halit Refiğ’in şu çarpıcı yorumu ile yazıyı bitirelim; ‘Yorgun Savaşçı’yı yaktıran NATO’nun herhalde ‘Şeytan Aldatması’ karşısında hareketsiz kalması düşünülemezdi.”

Tanrıöver’in yazısı burada bitiyor.

Halit Bey, Maxim Gorki’nin ünlü eseri gibi “Benim Üniversitelerim”den biriydi. Hem dünya görüşünü takdirle izler hem de Tarihsel Materyalizm olarak nitelenebilecek ‘olayları okuma yaklaşımını’ anlamaya çalışırdım. Az fırçasını yemedim. Ergen solculuktan uzaklaşmamda, millî kültür ve sanata bakışımda, hedef kitlenin ortak ruhî şekillenmesini anlamamda ve özen göstermemde, toplumsal gerçekçilik çizgisine doğru ilerlerken üzerimde emeği çoktur.

Kemal Tahir’in başyapıtı “Yorgun Savaşçı”yı TRT’ye dizi olarak çektikten sonra yakılıp imha edilme sürecini ve acısını birlikte yaşadık. Bilindiği gibi, her darbe sonrası yönetime el koyan general ve amiraller, ilk iş olarak “NATO ve CENTO’ya bağlıyız” taahhüdünde bulunurlardı.

Her ne kadar, 12 Eylül 1 numaralı bildirisinde bu ifade doğrudan yer almamış olsa da 12 Eylül yönetimi fiilen Batı ittifakı ve NATO üyeliğini sürdürmüş, dış politikada Türkiye’nin NATO eksenini değiştirmemiştir. Hatta darbeden kısa süre sonra Türkiye, NATO içinde önemli kararlar almış; örneğin Yunanistan’ın NATO’nun askerî kanadına dönüşüne ilişkin vetosunu kaldırmıştır. Bu nedenle bazı araştırmacılar, 12 Eylül’ün dış politikada Batı ittifakına bağlılığı uygulamada devam ettirdiğini belirtirler.

1980 Pro-Amerikan darbesi sonrasında kurulan Bülend Ulusu hükümeti de aynı çizgiden hareketle milli bağımsızlığa yaslanan bu esere tahammül edemedi ve yaktı...

Halit Bey, her toplumsal melanetin arkasında ABD emperyalizmini gören mekanik bir bakış açısına sahip değildi. Tarihi perspektifle ve kanıta dayalı bakış açısıyla olayları tahlil ederdi.

Keşke bugünleri, Türkiye’nin millî bağımsızlık çizgisindeki dış politikasını, ucu ABD ve AB’ye uzanan FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin kamu irade ve vicdanıyla nasıl püskürtüldüğünü görebilseydi…

Ruhun şad olsun Üstad…

https://www.yenisafak.com/yazarlar/ali-saydam/seytan-aldatmasi-4838906


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Şiytan Aldatması Yeni Şafak Alıntı

Mustafa ESER Mustafa ESER