Şükredebiliyor Muyuz
Bir ömür süren hüzün
Rabbin ikramıdır dünya
Hayat ise ni'met olarak verilmiş.
Ya biz?
Onu nimet bildik mi?
Yoksa nankörlük mü ettik?...
Ne verilse şükür hissetmekti iman.
Her ne yaşansa şükür edebilmek.
Her ânımızı nimet bilip, O'na teşekkür etmek.
Edebildik mi?
En zor ânımızda ümidi mi kestik?
En sıkıldığımız anda isyana mı gittik?
"Neden ben?"
İsyandır bunu sormak.
Tevekkülü bırakmak, Rabbe güvenmemektir.
Oysa Rabb, bize alemleri sundu. "Rızkı dünyaya yaydım, dağılıp toplayın." buyurdu.
Biz çalışıp topladık mı?
Dünyanın rızkı herkese yetecek kadar yaratıldı. Paylaşabildik mi?
Sadaka veren için türlü hayırlar verildi. Verdik mi?
Mal kazandık. Malı malımız bildik.
Yaradanın rızkımızda gizlediği kul hakkını ödedik mi?
Kaybettiğimize ağladık, kazandığımıza güldük.
Ama, başka kulları düşünmedik.
Zekatla haklarını ödemedik.
Ödedik mi? Ne mutlu o kula ki, yaradanının emrine uymuş. Malı bereket bulmuş.
Zekat veren kul fakirlik görmez. O devlet zengin olur.
Musibet yaşarız;
"Olmamalıydı!"
Söylemek Rabbe karşı isyandır. Kaderine karşı gelmek.
Oysa buyurmamış mı: "Sizin başınıza gelenler kendi ellerinizle ettiklerinizdir."
Cüz'i irademiz var. Kendimiz seçiyoruz.
Mutlak kaderde verilende tasarruf hakkımızla, kaderimizi kendimiz yazıyoruz.
Musibette ni'meti görebilmekdir iman.
Görebilenlerden olmamız duası ile...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.