Köprüyü Geçene Kadar
Köprü var Köprü var köprüden köprüye de fark var. Ha bir de şu meşhur Deli Dumrul Beyin köprüsü vardı bir zamanlar hani geçersen beş lira, geçmezsen on lira vereceğin köprü... Şimdilerde para pul olduğu için Deli Dumrul yaşasa onu ''Geçenden elli lira geçmeyenden yüz lira olarak güncellerdi sanırım. Hatta pos cihazı koyup kredi kartı bile çekerdi zamane Deli Dumrul'u.'' Biz de zaman zaman geçmediğimiz köprülere para ödedik yani bilenler bilir...
Bir de ''Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin.'' derler de iyi etmezler. Hayır karşımda bir ayı varsa ben de ona ayı yerine dayı desem ayı ne anlar dayıdan, bana da bir pençe koyar, ben yerle bir... Köprüyü geçtikten sonra iş zaten kolay, mesele köprüyü geçene kadar. Ha bu arada bir ara memlekette Özallı zamanlarda ''Köprünün satılması satılmaması'' hususu vardı bilenler bilir. Rahmetli Özal ''Biz satarız efendim derken muhalefette sattırmayız diye tartıştılar tv lerde.'' Güzelim köprü satışa gelecekti...
Hadi oldu da köprünün başında ayı yok da başka bir hayvan var diyelim, köpek olsun mesela, köpeğe ne diyeceğiz köprüyü geçene kadar? Hoşt desek anlar mı? Belki de hemen saldırır paçamızdan da kaptı mı, yandı keten helva... Ondan sonra işin yoksa git kuduz aşısı ol... Kedi varsa mesela köprünün başında o zaman daha kolay gibi görünüyor iş, miyav miyav derken geçersin köprüden...
Tek başına köprüyü geçmek, iki kişi ile geçmek var birde... En azından biri dayılık yaptığı zaman iki kişisinde tabi yanında ki yoldaşın da korkak olmaması kaydıyla, bir anda seni bırakıp da kaçabilir... Sende sap gibi kalırsın ortada. Böylede bir durum var. Bir de şarkımız vardı eskilerden bilenler bilir ''Köprüden geçti geliiiiin köprüden geçtiiiii gelin yaşmağın açtıııııı geliiiin dilooooy loooooy dilooooy looooooy!'' diye de devam eder giderdi...
Aslına yüreklerimiz arasında ki köprüleri sağlamlaştırmak lazım... Hani görünmez yollar vardır ya gönülden gönle, yürekten yüreğe, işte o yollar kapanmasın, kararmasın, yoksa araçların geçtiği yollar kardan kıştan kıyametten ya da başka şekilden kapansa bile bir şekilde açılıyor.
Nice insanlar var incir çekirdeği doldurmaz şeyler yüzünden aynı ana babadan, kardeş oldukları halde yıllarca bir araya gelemiyor, konuşmuyorlar... Dünya üç günlük, dördüncü bir gün yok, biraz sevip, biraz çiçek koklayıp, bir iki kuş cıvıltısı dinleyip çekip gideceğiz, gerçek mekanımıza... Yeter ki önümüze çıkan köprüleri sevgiyle, muhabbetle geçmeye çalışalım. Ayı da çıksa karşımıza, ona da dayı demeden bir şekilde kafalarız belki, kim bilir?
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.