Kumarbaz
KUMARBAZ
Bağımlılık, bir maddenin veya davranışın zarar verdiğinin bilinmesine rağmen vazgeçilmezliği ve bu konuda beynin ödül motivasyon ve hafıza bağları arasındaki kopuşun sağlanması ile harekette ısrardır.
Bu kopuş gerçekleştiğinde artık kişi dozaj artışları ,eksik kalma durumunda psikolojik ve biyolojik davranış kalıplarında bozukluk ,neticede kontrol kaybı olarak kendini dış dünyaya gösterir..
Bağımlılık kendini iki türde gerçekleşir ;
Davranış bağımlılığı; kumar,telefon ,dijital oyun bagımlılığı ,sosyal medya bağımlılığı şeklinde ortaya çıkabilir
Kimyasal bağımlılık ;Nikotin,alkol,zehirli maddeler bağımlılığı şeklinde kendini gösterir..
Üniversite yıllarında sigara içmiş birisi olarak ,hiç içmemiş birisine oranla sigara içme ihtimalimin yüz bin kat daha fazla olduğunun bilincindeyim..Buna nüksetme diyoruz..Gerek davranışsal, gerekse kimyasal bağımlılıkda ilk yıl tekrar başlama oranın%50 ile %75 olduğunu göstermiştir..Bu bakımdan mücadele topyekün olmalıdır
Bağımlılıkda ;Dopamin ve Ön beyin korteksi arasındaki, çekişme artık duyarsızlaşmaya , duyarsızlaşma ise bağımlılığın en kötü tarafına gidişin göstergesidir.
Kumar oynarken dopamin patlaması yaşanır.Tıpkı kokain kullanan kişinin, kendini Herkül zannederek ,defalarca seks yapabilme gücü ve akabinde günlerce devam eden tükenmişlik sendromu ile kasların erimesi, kemiklerin erimesine kadar giden süreci yaşaması gibidir. Enerji içeceğinde de aynı şey geçerlidir . Beyin sürekli tek noktada uyarılır ve akabinde bitiş sendromu yaşanır..Kötü olduğunu biliyorsun ama yapmaya devam ediyorsun .
Bağımlılıkda Dopamin ile mantıklı hareketi sağlayan ön korteks arasında artık bağ kopmuştur. Artık ön korteks “ kes şunu yapma” demekten yılmış diğeri ise daha Fazla dopamin salgılama güdüsü ile gelen Emre karşı duyarsızlaşmıştır. Keyif anları artık eziyet anlarına dönüşmüştür..
Beynin fonksiyonel olarak yitirilmesi, artık hukuki anlamda ehliyetsizliği sonucunuda ortaya çıkarmalıdır..
Kişi iradesi en zayıf noktaya gerilemiştir.Etkisi altında bulunduğu kimyasalı ele geçirmek için her kötülüğü yapabileceği gibi cezaevi mahkumlarında görülen sigara izmaritini toplayarak, yeniden içme girişimi gibi igrenç davranışlar içersinde de girebilir.
Hukukda İradesi zAyıf olan insanı koparmak en kolaydır.Kişinin her tüz zorluk haline “Muzayaka” denilerek özel hukukda korunduğu gibi ceza hukukunda ise bu tiplerin suç oluşturma ve delil karartma eylemlerinde kullanıldığını fetömatik davranışsal kalıbı olarak gözlemliyoruz . O yüzden zayıf iradeye düçar insanların ehliyetleri hukuken kısıtlanır yada bir muteberlik tanınmamalıdır..Mesela Cezaevindeki mahkumun ifadesi savunması için önemlidir ama başkasının savunmasına yada suçlanmasına ilişkin şahitliği hukuki bir anlam ifade etmemelidir.Ailesi ile yada bir başka korku aracı ile etki altına her zaman alınabilir.. O yüzden hukukumuzda bir boşluk olarak #derecelişahitlik olmalıdır..Hukukda dereceli şahit getirilmeli ve hangi derece şahitliğin hükme esas alınıp alınmayacağı açıkça kanunda yer almalıdır.. Kumarbaz irade zayıflığında örnek ise eski Türk filmlerinde senaryolaşmış karısını kızını Masaya koyan ,hasta tipler vardır..
Kumar hastalığı ile mücadele diğer bagımlılardan daha zordur. Hasta zaten gizlidir.. Ailesinden de ,Kendisinden de gizler.Tekrar kazanma ihtimali “nüksetme “şeklinde tekrarı devamlı tetikler..”Umut etme”, hastalığı dirençli kılar.Ayağındaki dona kadar masaya bırakır ve gider..Casino kültüründe belirlenmiş %1lik oranlar zaten her 100 kişiden birinin kazanma ihtimalini matematik olarak ortaya çıkarır..Bu durumda bunu oyun olarak değilde zenginleşme aracı olarak görmek zenginliği ,hastalığın bizatihi kendisidir.15 milyon basılmış biletin bir tane olan ikramiye biletine endeksleyerek yaşama ise hastalığın yaygınlık derecesini gösterir
Sanatçılar içerisinde gazetelere haber olan ve umuma şamil olmuş şekli ile Serdar Ortaç yüzlerce eseri ve bu eserlerden mirasçılarının bile 70 yıl gelir kaynaklığı sağlayacak telif haklarını kendisine tefe ile para verenlere temlik etmiştir..Milyon dolarla sahneye çıkarken ,meteliğe kurşun sıkacak hale dönüşmüş tüm gelirleri belkide tefeci güruh tarafından el konulmakta hala ve hala inek gibi sağılmaktadır..(sıfat değil eylem adı olarak kullanılmıştır)
Kumar hastalığının incelenmesinde bir kısım biyolojik ve psikolojik rahatsızlıklarında gizli veya açık şekilde bu bağımlılığı tetiklediği ortaya çıkmıştır..Serdar Ortaç örneğinde MS hastalığı nörolojik olarak beyni ve omuriliği doğrudan etkilemektedir..MS hastalığı ortaya çıkınca beynin bağışıklık sistemine saldırmakta ve onda yaralar oluşturmaktadır . Balans merkezi “ön korteksde “ hasar sebebi ile dürtüsel davranma merkezi kontrolden çıkar.Kişi artık kontrolsüz şekilde dürtüsel olarak hareket eder ..Kendini durduramama frenleyememe şeklinde ortaya çıkan bu durum Serdar Ortaç ın ekonomik olarak mahfına yol açmıştır..Aslında hukuki inceleme konusu yapıldığında kaybetmesine yönelik tüm işlemlerin hukuki isnadı yoktur..MS hastalarının kullandığı ilaçların dopamin etkisi ön korteksle bağlantıyı koparır..Yine kronik hastalık stresinin yarattığı kaçış ile stresi azaltma düşüncesi yine bu davranışsal bozukluğa yol açar..
Diğer bir kumarbaz sanatçı olan Haluk Levent ve eylemin toplumsal sonuçlarına baktığımızda acı gerçekler ve hukuki tedbirler alınması sonuçuna ulaşırız AHBAP DERNEĞİNİ Kulllanarak kendisine yeni bir ilgi alanı oluşturan Haluk Levent vakası nın hukuki boyutuna 1990 lı yıllarda kumar oynamış ,servetini kaybetmiş cezaevinde kalmış ve 2008 yılına gelindiğinde “arındım “diyerek kendisini toplumsal dayanışma ve yardımlaşma çalışmalarına vererek, organizasyonlar yapmıştır..Haluk örneği Hastalık kronik ve geçmezliğine ilişkin önemli bir örnektir..Ölürsün ama huy çıkmaz..
Deprem sonrası oluşan devasa bütçe ve yönetiminin oluşturduğu stres salgısı, onun balans ayarı olan ön korteks deki sinirsel bagları zayıflatmış ve 15 yıl öncesinde dopamin salgısının tetiklenmesini(tekrar sigara başlama rizikosu gibi) ,telefon kolaycılığı ile sağlamıştır..Ön beyin stresden kaçışı, kumar alışkanlığını tetiklemiştir.
İnsanların yardım duygusunun organizasyonunda ,bu tiplerin yönetici olarak yer alması, toplumun vicdanın yaraladığı gibi yardımlaşma ve dayanışma duygusunun da yara almasına yol açmaktadır.O halde derneğe kayyum atanması elzemdir..Ayrıca Hukuki düzenleme yapılmalı iyileşmez hastalık olan kumar hastalığına düçar kimselerin sosyal ve siyasal oluşumda yönetici olarak yer almasının önüne geçilmelidir..Onlar ehliyet sahibi değillerdir kişisel sonuçları olan hastalıklarına toplumsal sonuç bağlanmaması gerekir..Parti yöneticileri ve başbakanlar gördük
Torun HALİLİ
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.