Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Sandı Anılarda Kaldı 16

Sandı Anılarda Kaldı 16

Gece çöker zifir karanlığa bürünür. Yıldızlar; ışıl ışıl yanar, gecelere kapılıp yol alanlara yol göstericidirler onlar, Tarla, dere, tepe, düz engebeler yıldızlarla flu aydınlığa bürünür. İbrahim'de ilk uyanış horoz ötükleriyle Saliha'nın hayalleriyle başlar. Akşamlar farklımı? Ona gidebilmek için gün batımları iple çekilir. Akşamlarda o kadar yorgun olunsa da, içe işlemiş bir sevdanın esiri olunmuştur. O köyde Saliha vardır ve Saliha'ya gidilirken tüm yorgunluklar yok olur. Saliha şu yaşamda tek dayanağı, tek güvencesidir. İbrahim'in, ondan başka kimsesi kalmamıştır. Gözünü açmış Saliha'yı görmüş, Saliha ile nefes alıp vermiş, kimsesizliğin ağır yükünü Saliha'nın varlığıyla hiç etmiş, ayakta durabilecek gücü ondan almıştır. Yüreğine sevda ateşi düştükten sonra yollar, Sandı ve Uz arasında gidilir gelinir. Sanki sazlar vurur yüreklerde diplere inercesine. Mest eder hayali bile ve içlerde, derinlerde, kalbin istekleri ve hökmüyatı vardır. Anadolu insanlarını ekmek sabitler, ellerini kollarını bağlar, peşinden sürükleyen, tutan, buralarda çakılı bırakan ekmektir. İbrahim'i Saliha'dan ayırmayan, köyde sabitleyen, Saliha'nın kimsesizliğine sahip çıkması ve ellerin köyünde bir lokma ekmek mecburiyetidir. Saliha'ya olan sevdası, onun mevcudiyeti; tüm yoksulluğunu, hiçliğini yok etmiştir. Bu akşam; geceye karanlığa çalacak, göz gözü görmezken, ay ve yıldızlar yoldaşı olup, Saliha'ya Uz'a kendi köyüne doğru giderken, yollar aşılacak ve Saliha'ya ulaşılacaktır. İki köy arası gidiş gelişlerde; beklemeler, arzular, istekler vardır. Bir gece bile sektirilmeyen, suistimale uğratılmayan, es geçilmez kalbin isteğiyle oluşan mecburiyettir gitmeler, gelmeler. Bekleyen; heyecanlarla dolu dolu olan Uz köyündeki Saliha. Bekleyene dereleri tepeleri aşıp giderek yol alan; Saliha ile aynı duyguları taşıyan Sandı köyündeki İbrahim. İkisininde sürüklenecekleri başka kimseleri yok. Kafalarında, düşlerinde, hayallerinde ve kalplerinde iç olmuş, almış yürümüş, bedenlerin her hücresine işleyerek, tüm benliği saran sevdalar bulaşılmışsa, kavuşasıya, birbirleriyle olasıya, baş başa kaldıkları bir döneme kadar dertleridir bu aşkları. Yaş ilerler, epey bir yol alınıp, devinimlerin Uz'da geçen yıllarında, gençlik yıllarının birlikte geçirilen hayallerine, anılarına gerilere gidilir. Çok paylaşımları olmuştur ve en güzeli yürek alışkınları vardır birbirlerine. Çocuk yaşlarda başlamıştır birbirlerine tutkuları. İkiside içlerinde, kalplerinin en güzel yerlerinde yaşatıyorlar birbirlerini. Kafalarında atamadıkları silinmez yaşananlar var. Sevgililer; Olumsuzluklarda, hasretlerde, hapisliklerde, beklemelerde, yollarda yolaklarda, her tür çaresizliklerde sevdalarının, birbirlerine tutkunluklarının güçleriyle cesur ve güçlüdürler. İbrahim her akşam gibi bu akşam da Saliha ile buluşmasını yapar, dere yatağından Sandı'ya doğru dönerken ne olduğunu bilmediği bazı sesler duyar. Bu seslerin ne sesi olduğu algısını yapamaz. Sesler; Bir taş yuvarlanışı yada bir çalı çıtırtısı gibi gelir. Karanlıktır, gece uzun görüş alanlarına engeldir. Bir süre durur, sesleri algılamaya çalışır. Hayır hiç bir ses yoktur. Belkide yanılıyorum düşünceleriyle tekrar yoluna devam eder. Sandı köprüsünün oradaki şose yolunun sağ tarafındaki karayolları bakım evinin oraya varmadan derenin daha kuytuda kalan bir yöresinde İbrahim eli sopalı, kafaları peştemalla sarılı kişilerin, karanlığın içinden aniden önünde belirerek küfür ve hakaretlerle bağırarak üzerine geldiklerini görünce korkuyla irkilir. Eli ayağı titremeye başlar. Geceye alışan gözleriyle ilk farkettiği 2 kişi olduklarıdır. Hakaretler, küfürler, geceyi delip bölerken, bulunulan mekan bu sesleri duyabilecek mesken ve bu meskenlerde yaşayan kişilere çok uzaklıktadır. Bu küfürler ibrahime yapılmaktadır. Kendisine doğru başlarında peştemallar sarılı ellerindeki sopalarla bu 2 kişinin üzerine hücum ederek saldırıya geçmeleri, onu orada kaskatı yapar. İlk aklına gelen Keçilinin Apdullah'ın yukarılarda öldürülüp, katledildiği düşünceleridir. Keçilinin Apdullah olayı aklını başına getirir, kaskatılıktan çabucak ayıkır ve yönünü değiştirip epeyi uzaklaştığı kendi köyü Uz tarafına doğru kaçmaya başlar. Nitekim karşısına kendi köyü tarafından aynı ilk başta gördüğü kişiler gibi 2 kişi daha çıkar. Bu 2 ayrı kişinin karşısında belirmesi, vücudunun tamamıyla korkudan titremesine nedendir. İbrahim'in titremeler; bütün gücünün yitmesine neden olur. İbrahimi çok çabuk, kıskıvrak yakalayarak al aşağı ederler. Üzerine sopalar inmeye başlar, elleriyle başını korumaya çalışır, sayısız sopanın vücudunun her tarafına inmesiyle çığlıkları, bağırışları, gecenin karanlıklarını deler. İbrahim takip edilmiş, kıskaca alınmış ve pusu kurularak, kolu kanadı kırılmıştır. İbrahim bu korkunç saldırıyla daha fazla dayanamamış darbelerden bir süre sonra bayılmıştır. Bu şekil sessizliği saldırganları öldü sanrısıyla korkutmuş ve çabucak olay yerinden uzaklaşmışlar, geldikleri gibi kaybolmuşlardır..30/Ekim-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı köyü anılarım.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sandı Anılarda Kaldı 16

Sandı Anılarda Kaldı 16

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun