Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 36
Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 36
En küçük kardeş çekirge erkenden besmeleyle kalktı. Odasını topladı. Ellerini, yüzünü yıkadı. Doğruca kütüphaneye gitti. Kütüphanede karton kâğıdına büyük harflerle "Nurlu Sabahlar" yazdı. İkinci karton kâğıdına ise "Önce Temizlik" yazdı.
Bugünün planını hazırladı. Plana göre önce temizlik, sonra kahvaltı yapılacaktı. Sonra her bir çekirge 7 mahalleye dağılacaktı. Okuma yazma bilmeyenler tespit edecek, kız kardeş çekirge haftanın üç günü onlara okuma yazma öğretecekti. Çünkü farklı canlılardan oluşan bu köyde, her canlı kendi dilinde konuşuyordu. Çeşitli sebeplerden dolayı okuyamamış hayvanlar ve kuşlar vardı; onlara bir şekilde ulaşılması gerekiyordu. Küçük çekirge planı bu şekilde hazırladı.
Hemen kütüphaneden büyük harflerle yazdığı kartonları aldı, planını çantasına koydu. Ağabeylerini ve kız kardeş çekirgeyi kaldırmadan önce kahvaltıyı hazırladı. Kahvaltıyı hazırlar hazırlamaz hemen ağabeylerinin ve kız kardeşinin odasına gitti. Kapılarını üçer defa çaldı. Kardeşleri kapıyı açınca bir de ne görsünler! Kardeşlerinin elinde iki tane kocaman kâğıt vardı. Üzerlerindeki kâğıtların birisinde "Nurlu Sabahlar", ikincisinde ise "Önce Temizlik" yazıyordu.
Bu güzel yazıları okuyan çekirgeler, kardeşlerine "Nurlu sabahlar," dediler. Küçük kardeşlerini bu duyarlı yazılardan dolayı tebrik ettiler. Sırayla temizlik yapmak için sıraya girdiler; ellerini, yüzlerini yıkadılar. Küçük çekirge, "Haydi sofra hazır, kahvaltıya buyurun," dedi. Kardeşleri sevinçlerinden oldukları yerde zıpladılar, sevgilerini gösterdiler. Besmeleyle kahvaltıya başladılar. Güzel bir kahvaltıdan sonra hep birlikte sofrayı kaldırdılar, ellerini yıkadılar ve dişlerini fırçaladılar.
Ağabeylerinin yanına geldiler. Ağabey konuşmaya başlamadan önce küçük çekirge, "Ağabey, bugünün planını ben yapmak istiyorum," dedi. Ağabeyi çok sevindi. "Tabii ki canım kardeşim, hadi söz sende," dedi. Tüm kardeş çekirgeler pürdikkat en küçük kardeşlerini dinlemeye başladılar.
Küçük çekirge söze şöyle başladı: "Ağabeylerim, kıymetli, çıtı pıtı kız kardeşim... Bu sabah erkenden kalkıp kütüphaneye gittim. Dün sokakta arkadaşlarımla oyun oynarken yaşlı bir baykuş yönünü kaybetmişti. Tabelalar yönleri gösteriyordu fakat yaşlı baykuş, 'Evlatlarım, ben okuma bilmiyorum. Tabelayı da okuyamadığım için kayboldum,' dedi. Bizler de okuma bilmediği için yaşlı baykuşa yardımcı olduk, onu evine götürdük. İçimden bir ses, 'Ey çekirge! Çevrende okuma yazma bilmeyen kalmamalı, bu konuya bir el atmalısın,' dedi. Ben de bu sabah hepinize bir görev hazırladım. Planım şöyle: Hepimiz 7 mahalleye dağılıp okuma yazma bilmeyenleri tespit edelim. Her mahalleye önce birer pankart asalım. Bu pankartlara 'Okuma yazma bilmeyen kalmasın, bize ulaşın' yazalım. Bir hafta sonra 7 mahalleyi gezip okuma yazma bilmeyenleri tek tek tespit ederek okula davet edelim. Sonra haftanın üç günü kız kardeşimiz çekirge onlara okuma yazma öğretsin. Biz de gelenlerin okul masraflarını gönüllü olarak karşılayalım. Çevremizde okuma yazma bilmeyen kalmasın."
Kardeş çekirgeler bu muhteşem okuma yazma seferberliğini duyunca heyecandan yerlerinde duramadılar. "Hep birlikte harekete geçelim, zaman kaybetmeyelim. Çünkü zaman çok değerli," dediler. Hep birlikte küçük kardeşlerinin planını çok beğendiklerini söyleyip yola çıktılar. Önce pankartları tabelalara yapıştırdılar. "Okuma yazma bilmeyen kalmasın, isteyenler bize ulaşsın" yazılı afişleri 7 mahalleye astılar.
Bir hafta sonra çekirgeler yine erkenden kalkıp okuma yazma bilmeyenleri tespit etmek için 7 mahalleyi dolaştılar. Kapı kapı gezip okuma yazma bilmeyen ya da öğrenmek isteyen var mı diye araştırdılar. En son 7. mahallede buluştular. Her mahalleden 1 kişinin okuma yazma bilmediğini tespit etmişlerdi. Onlara haftanın üç günü (pazartesi, salı, çarşamba) sabah saat 08.45’ten öğle saat 13.00’e kadar ders vereceklerini ve eğitimlerin 15 gün sonra başlayacağını müjdelediler.
On beşinci gün geldiğinde ilk derse başladılar. Sınıf olarak Şahmelek Mahallesi'ndeki koruluk alanda, ağaçların gölgesinde güzel bir yer oluşturdular. Çıtı pıtı, sevimli mi sevimli kız kardeş, bir ay boyunca 7 mahalleden gelen 7 kişiye okuma yazma öğretti. İlk derse başlayıp tahtada ilk "A" harfini gördüklerinde sınıftakiler çok heyecanlandı. İlk gün sadece "A" harfini öğrendiler. Her günleri ayrı bir heyecanla geçiyordu. Diğer çekirgeler hem sınıfı temizliyor hem de öğrencilerin defter, kalem, silgi gibi ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ağabey çekirge de okulun güvenliğini sağlıyordu.
Okulun başlamasından 12 gün geçmişti ki bir gün bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağmaya başladı. Çekirgeler hiç vakit kaybetmeden sınıfı evlerinin kütüphanesine taşıdılar. Üç gün boyunca dersleri evlerinin kütüphanesinde o çıtı pıtı, sevimli kız kardeş verdi. Dördüncü gün yağmur dinince tekrar koruluk alandaki açık hava sınıfında derse devam ettiler.
Bir ayın sonunda yapılan sınavda 7 kişi de başarılı oldu ve okuma yazmayı çözmüş bir şekilde mezun oldular. Mezuniyetlerine çevrede ne kadar hayvan ve kuş varsa hepsi katıldı; bu 7 kişiyi yürekten tebrik ettiler. Yaşlı baykuş artık tabelaları okuyor ve evinin yönünü bulabileceğine dair kendine tam güveniyordu. Tam evine giderken yeni bir tabela ile karşılaştı. Tabelada, "Bu yol kapalıdır, sağ taraftaki yoldan gidiniz," yazıyordu. Tabelayı rahatça okuyan baykuş, "İyi ki okuma yazma öğrenmişim. Artık yolumu kolayca bulabiliyorum. Okumak ne kadar güzel bir şeymiş!" dedi. Okuma yazma öğrenen baykuş ve diğer arkadaşları büyük bir neşe içerisinde yuvalarına gittiler.
Çekirgeler mutlu ve mesut bir şekilde, başka mahallelerdeki okuma yazma bilmeyenleri de tespit etmek için kendi aralarında sözleşip yuvalarına döndüler. Okuma yazma öğretmeninin verdiği neşe ile erkenden yattılar. Neşe içinde, erkenden besmele ile kalkıp ağabey çekirgeyi yeni bilgiler avlaması için dualarla yolcu ettiler.
İlyas DOĞRU /
Şahmelek Mh. / KARACABEY / BURSA
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.