Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 40
Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında - 40
Fıstık hariç bütün çekirgeler sabah besmele ile kalktı. Odalarını toplayıp ellerini ve yüzlerini yıkadılar. Hep birlikte Fıstık’ın odasına gittiler; çünkü Fıstık henüz kalkamamıştı.
"Acaba bir şey mi oldu?" dedi kardeş çekirgeler. Kapısını üç kere çaldılar. Üçüncü çalışta içeriden zar zor bir ses duyuldu: "Gelin..."
İçeri giren kardeşler, Fıstık’ın yataktan çıkamadığını ve ateşler içinde yandığını gördüler. Çimen hemen telsize sarıldı. 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım istedi. 112 merkezinde telsizin başında Ceylan vardı. Ceylan hemen adresi aldı ve helikopter böceğini Karacabey'in Şahmelek Mahallesi’ndeki çayırlık alana yönlendirdi.
Kısa bir süre sonra helikopter böceği Şahmelek Mahallesi’ndeki çayırlık alana iniş yaptı. Zümrüt ve kardeşleri, Fıstık’ı sedye ile helikoptere taşıdı. Helikopter böceği, "Fıstık’ın yanına yalnız bir kişi gelebilir," dedi.
Çimen, "Ben giderim!" diyerek hemen çantasını aldı ve helikoptere bindi. Doğruca Türkiye’nin ve dünyanın ilk hayvan hastanesi olarak kabul edilen, Osmanlı Dönemi’nde Bursa’da kurulan tarihi Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi) Hastanesine gittiler.
Hayvan hastanesinde onları başhekim olan temizlik hastası Çardak Kuşu karşıladı. İlk müdahaleyi Çardak Kuşu yaptı; yardımcıları ise kargalardı. Kargalar, Fıstık’ın kalacağı odayı hemen tertemiz etti. Fıstık’tan hemen kan tahlili alan Başhekim Çardak Kuşu, "Sonuçlar 15 ile 20 dakika arasında çıkar. Siz bu sırada sizin için özel olarak kargalara hazırlattığım odada dinlenin," dedi.
Fıstık ve Çimen, kargaların refakatinde özel odalarına geçtiler. Bu sırada yatağa yatırılan Fıstık’a başhekimin talimatıyla ebabil kuşları hemen bir serum taktılar. On dakika içinde serum bitti ve Fıstık biraz rahatladı. Ablası Çimen’den su istedi, suyunu kana kana içti. Ebabil kuşları Fıstık’a nasıl olduğunu sordu. Fıstık, "Çok şükür iyileşmeye başladım, biraz kendime geldim," dedi.
Çimen, kardeşinin ateşi düştüğü için çok sevindi. "Devletimizden Allah razı olsun, hemen bizim için helikopter kaldırdı," diyerek şükretti.
Tam Fıstık ve Çimen karşılıklı konuşmaya başlayacaktı ki Başhekim Çardak Kuşu içeri girdi. Fıstık’a dönerek, "Geçmiş olsun, nasılsın?" diye sordu. Fıstık, "Teşekkür ederim doktor amca, biraz rahatladım," dedi.
Çardak Kuşu, "Tahlil sonuçların çıktı," deyince Çimen ve Fıstık merakla sordu: "Nasıl çıktı sonuçlar, neyimiz varmış doktor amca?"
Temizliği çok seven Başhekim Çardak Kuşu, "Yediğin bir şey dokunmuş," dedi ve açıklamaya devam etti: "Biz ektiğimiz tohumları dışarıdan alıyoruz. Onlar bu tohumların içine zararlı maddeler katmış olabilir."
Çimen ve Fıstık şaşırarak, "Tohumları kendimiz yetiştirmiyor muyuz?" diye sordu. Başhekim üzülerek, "Maalesef dışarıdan alıyoruz," dedi.
Çimen, başhekime dönerek kararlı bir sesle konuştu: "Doktor amca, ben bundan sonra kardeşlerim ve Fıstık ile beraber kendi milli ve yerli tohumumuzu yetiştireceğim. Fıstık iyileşir iyileşmez bu konuya el atacağım!"
Doktor ve Fıstık, bu azminden dolayı Çimen’i tebrik ettiler. Başhekim Çardak Kuşu, "Ben de size her konuda yardımcı olurum, telsiz numaram şu," diyerek numarasını verdi. Çimen hemen telsiz numarasını kaydetti. Hayvan hastanesinin başhekimi, "Yarım saat daha istirahat edin. Helikopter böceği hastanenin bahçesinde bekliyor, sonra gidebilirsiniz," diyerek geçmiş olsun dilekleriyle odadan ayrıldı.
Fıstık ve Çimen, yarım saat dolunca yetkililerden izin alarak hayvan hastanesinden çıktılar ve helikoptere bindiler. Yolculuk sırasında helikopterde, "Dedelerimizden Allah razı olsun, ne güzel; dünyada ilk hayvan hastanesini yapmışlar," diye konuştular. Fıstık, ablası Çimen’e, "Abla, senin dediğin milli tohum üretmeye hemen başlayalım. Milli, yerli tohumlarımız olsun ki kim ne yediğini bilsin, genetiğiyle oynanmış gıdaları yemesinler," dedi. Çimen, kardeşi Fıstık’ı bu duyarlı konuşmasından dolayı takdir etti.
Helikopter bulutların ve dumanların içine girip çıktıkça Fıstık ve Çimen’in içi kıpır kıpır oluyordu. Nihayet bir saatlik yolculuğun ardından yuvalarının bulunduğu Şahmelek Mahallesi’ndeki çayırlık alana iniş yaptılar. Ağabeyi Zümrüt ve ortanca kardeş çekirge Marul hemen kardeşlerini karşılayıp "Geçmiş olsun," dediler.
Ağabey Zümrüt, helikopter böceğine ücretini sordu. Helikopter böceği, "Bu devletimizin vatandaşına ücretsiz bir hizmetidir," cevabını verdi. Zümrüt ve kardeşleri, "Devletimiz var olsun, Rabb'imize hamdolsun," diyerek helikopter böceğiyle vedalaştılar. Helikopter böceği, Bursa’daki hayvan hastanesine doğru tekrar hareket etti.
Kardeşler hep birlikte yuvalarına girdiler. Zümrüt ve Marul hemen sofrayı kurdular, yemeklerini yediler. Fıstık’ı dinlenmesi için odasına kadar birlikte götürdüler. "Allah rahatlık versin kardeşim, bir ihtiyacın olursa al şu telsizi, Zümrüt ağabeyini ara," diyerek odasından çıktılar.
Çimen, salonda ağabeylerine hastanede yaşadıklarını ve Fıstık’ın yediği şeyden zehirlendiğini anlattı: "Başhekim Çardak Kuşu, tohumların dışarıdan geldiğini ve muhtemelen o genetiği değiştirilmiş tohumlardan yiyince zehirlendiğini tahlil sonucuyla ortaya koydu. Ağabey, benim bir projem var, destek olur musunuz?" diye sordu.
Zümrüt, "Projen ne ile ilgili Çimen?" dedi. Çimen heyecanla anlattı: "Ağabeylerim, biz tohumları dışarıdan almayalım, kendimiz üretelim. Ülkemizin yerli ve milli tohumlarını memleketin her yanına yayalım. Yerli ve milli tohumlarla tüm canlılar güçlensin, sağlıklı olsun."
Ağabeyleri bu fikri çok beğendi. Zümrüt, "Kardeşlerim, ben yarın gidip bilim insanlarından, alanında uzman kişilerden bilgi toplayayım. Hemen ardından da yerli ve milli tohum üretmeye başlayalım," dedi.
Gece olduğu için erkenden besmele ile yattılar. Sabah da erkenden yine besmele ile uyandılar. Ağabeylerini, yeni bilgiler avlaması ve yerli tohum hakkında derin araştırmalar yapması için dualarla yolcu ettiler.
İlyas DOĞRU /
Şahmelek Mh. / Karacabey - Bursa
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.