Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Ölmek İçin Erken Ama Aşk İçin Çok Geç




‘’yüzündeki küskün kedere, gür kirpiklerinin altından

kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine

çerçevesine sığmayan

munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine

lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu’’(Alıntı)


Hüzün ne miydi?

Yağan nemi içime çektiğimden öte yaşaran yüreğimi besleyendi hüzün ve ilk defa kendi hüznümü yok saydım yüzündeki içli gülümsememeyle.

Hiç mi gülmez insan?

Bun öncelikle kendime sormam gerekirken hakkım da asla yoktur sana sormaya zaten o mertebede değilim henüz ben.

Hüzün belki de bir rediftir ya da bir yaka iğnesi.

Hüzün misal annemin giydiği son kanlı geceliktir üstüme bulaşan kanın renginde saklanan o veda ıslığı üstelik saniyeler evvel de tutmuşken elimi ve bana dua eden bir veda.

Geçtim bunları ki mecburum kendimden geçmemek için.

Benzer kederleri yaşıyorum seninle ama tek farkla çünkü seninki benden iki misli fazla:

Ben bir gecede tek kişiyi kaybettim sense iki.

İkiletmem artık duyguları lafını da etmem çünkü yüzüne yerleşik bir gülümseme hayal ediyorum ısrarla kendimi es geçip.

Lirik şiirler yazıyorum ve lirik şarkılar dinliyorum ama lirizm en çok sana yakışıyor.

İçimdeki iklim adeta bir sürüngen.

Değişse de mevsimler içim hep aynı hep de aykırı düzene.

Ben kalmayı başarmış bir ayrıkotu olarak biz kelimesi bana çok yabancı geliyor.

Aslında sen de bir yabancısın ta ki…

Artık yabancı olarak adlandıramam seni bunca yaptığın fedakârlıklardan sonra yoksa asla bakamam aynaya.

Gidişat müphem her ne kadar sen emin olsan da kendinden.

Gidişat muğlak adeta çekilmiş bir röntgende saklı kırık kemikleri saklayan tuhaf ve karmaşık bir resim gibi oysaki yürekte kemik yok dolayısıyla yüreğimin kırıklığını bir türlü ispatlayamıyorum insanlara sanki çok da umurlarında.

Ağlamayı da unuttum sadece içime akıyor yaşlarım.

Kara ikliminde sert esen rüzgar gibiyim konu kendim oldu mu.

Akdeniz iklimini zaten sevemedim bu yüzden güneşle de aram çok iyi değil.

Misal yaz geldi mi kâbusum olur benim.

Yaz bitip de Eylülün kokusunu duyunca eteklerim zil çalar sanırsın ki piyangodan büyük ikramiye çıktı:

Altı üstü soğuk hava ve bol miktarda yağmur iyi de en sevdiğim ardından kışın geleceğini bilmek ayrı mutlu eder elbet ödenecek faturaların katlanmasını da başka bahara erteleyemem.

Üşümeyi seviyorum.

Bu yüzden beni üşüten hüznünü de.

Ama benim gücüm ne kadar ki de senin hüznünü alt edebileyim?

Duygularının ya farkında değilsin ya da hüzün dışında tüm duygularından arınmışın oysaki mutlu olman için iki altın sebep var hem de gözünün ucunda gözünden sakındığın belki de o altıntopları koruma içgüdündür mutluluğuna ket vuran elbette bana laf düşmez sonuçta ben de bir yabancıyım.

En başta kendime yabancı.

Dost kelimesinin içini doldurabilen tek dostum kalmadığı için sen şükür vesilemsin.

Tek yapabildiğim ise gücümü korumak elbet geride ne kaldıysa.

Zor günlerin sonuna geliyoruz büyük ihtimalle ve bunda senin payın inanılmaz büyük.

Hüznüme yakın belki de çok daha büyük bir hüzünle verdiğin hayat mücadelesinde seni inanılmaz takdir ediyorum ve kendime yenik düşmemek adına da gözlerimi kaçırmaya çalışıyorum senden artık ne kadar mümkünse.

Gözlerindeki mahcup ifade benimkinden farklı değil çünkü iki ayrı dünyanın şahsına münhasır insanlarıyız.

Öykümü detaylarına kadar da biliyorsun ve güven duygumu sayende sarsılmaz bir kalede en üst seviyede üstelik başımdan geçenlere rağmen.

‘’oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar

ölü yanardağlar, ölü yıldızlar

ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı

aşkın bir yolu vardır’’(Alıntı)

Şair böyle demiş olsa bile bu sefer yanılıyor çünkü aşk, ikimizin doğasında mevcut değil.

Yaşanan zorluklar ve çekilen set ve tüm zincirler bir yana aşk bir yana üstelik duygularını hüznü dışında hissedemediğin biri için aşkın nasıl bir yolu olabilir ki?

Ölmek için erken ama aşk için çok geç…

Elimdeki sadece kalem ve bir sihirli değneğim olmasını çok isterdim ve de yüzüne bir gülümseme yerleştirmeyi ben her kadar saçma şakalar yapsam bile o gülümseme için çok yanlış bir zaman.

Hayat cidden çok acımasız ve de tutarsız:

Yanlış zamanlar eksik kalan mutluluk sonra bir de gelmiş insanlar mutlu aşklardan bahsediyorlar.

Hüznümü seviyorum ve seninkine de alıştım…


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Ölmek İçin Erken Ama Aşk İçin Çok Geç

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY