Kimse Set Çekemez Şairin Hayallerine
Ürkünç renklerin doğasında saklı kızıl şafak ve ölümün hoyrat nefesinde iç gıcıklayan korku gibi belki de ansızın hâsıl olacak o meçhul sona uzak durmanın verdiği öz güvenle kibrine ve kinine yenik düşen adaletsiz hücrelerinden sökün eden riyanın indinde insanlığa zulmetmeyi kendinde hak gören iblis gibi.
Azadesi kâinatın.
Eşref saati ölümün.
Gönlün ise kayıp pusulası.
Şems dahi suskun, meylettiği hüzne ramak kala öttü baykuş o uğursuz sesinde uçuşan kasvetin hezimetine yenik düşecekmişçesine.
Gün öldü.
Gece zaten yoktu.
Zemheri nöbette.
Asalet kayıp melekler grevde.
Dengi dengine çalmıyor sazlar ve suskun tüm notalar.
Kahreden o sessizlik masallar ise çocukların düşlerinde sadece.
Ki bu da bir şeydir en azından masumiyet çalınmasın ve hiçbir çocuk acıyla farkındalık kazanmasın.
Susku giyindi cehalet.
Şerh düşülesi merhamet.
Adil olan ve ilkesine sadık ve işte başladı geri sayım.
Özneler kaçkın özleme dair o bekleyiş.
Yüklem hicap dolu nesrine biat titreyiş.
Şiirler yok. Şair yoklarda.
Mısralar ölgün, uyaklar ve imgeler firarda.
Gün bu gün.
Gece kaçkın.
Aşk ise bıçkın bir delikanlı.
Asalet ise genlerde saklı hiç kimse çalamaz onu.
Hiç kimse kayıplarının yerine koyamaz şairin belki de şairin yerine konacak birileri yoktur.
Ki şahsına münhasır insan.
Takdire şayan şairin yüreğinde büyüyen o sessiz isyan.
Ruhu dalgalı duygular revaçta ama sessiz ve semadan kopacak yıldızın peşinde şair bilse de o yıldızın kendisi olduğunu.
Güller şaşkın ve dikenli en çok şairin yüreği kanamalı.
Kanmaya müsait değil asla kanacak yaşı ve yası zaten bir kere aldı en derine de kazıdı.
Aşk uzak ve kayıp bir gezegen.
Sevecek ne mi kaldı?
Üstüne alınmasa da şair, arayışı sür-git.
Sürgün edildiği o tuhaf coğrafya belli ki kat izinde saklı dünün kanattığı kadar da günün ve döngünün biteviye çırpınışında asla eşlik etmiyor da şair ne döngüye ne güne.
Kasvet mi?
Asla.
Nefret mi?
Ne alaka.
Sezileri.
Hikmeti.
Rabbin rahmeti.
Gözleri parlak ve uçsuz bucaksız.
Ruhu saydam ve de katıksız.
Kalbin kapısı kapalı artık tüm kapılar kilitli ve şifre sadece zikrin ve fikrin tekelinde.
Ölüm sırnaşık şairin umurunda değil.
Düşmansa beklemede.
Şair aldı gardını çoktan.
Haset edenler sevgiye hasret düşenler…
İzbeler karanlık.
Şairin ufku aydınlık.
Gün bu gün.
Gün asla değil ölgün.
Soytarı kelam azımsanmayacak kadar dolu ve de suskun.
Şaşılası bir kalabalık içinde peyda olan ansızın ve dış ses baskın olsa bile şairin iç dünyası ve haznesi ve hazinesi o denli ihtişamlı ki kimse set çekemez hayallerine.
Günden arda kalan değil günü daha da aydınlık kılan.
Göğsünde nişanesi.
İç âlemin solmayan nefesi.
Gül tazeliğinde ve rahmet sıcaklığında doğmakla doğurmak arasında gidip gelen döngü ve ilham.
Ve işte başladı geri sayım.
Üçten geriye değil birden başlayıp sonsuzluğa düşkün o uçarı sesinde hayal gücünün artı sonsuzda saklı hayallerinin gücünde…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.