Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Olay Mahallindeki Sessizlik

İnsan zihni, kendi eliyle pişirdiği acı yemeğin faturasını üstlenmekte daima zorlanır. Kendi hatalarımızla, bencilce hamlelerimizle veya dikkatsizliklerimizle bir başkasına sunduğumuz o acı porsiyonlar masada biriktiğinde, gözlerimiz hemen hesabı ödeyecek gıyabi bir kurban arar. Çoğu zaman da en zahmetsiz kılıfa sığınırız: Hayat.


Oysa ne hayat bizimle aynı masaya oturup yiyip içti ne de kader tabağımıza o faturayı koydu. Bir kişilik yemeği kendimize söylerken, masayı paylaştığımız dostun saçı tabağımıza düşebilir. Burada ne o insan bize kasıtlı bir kötülük yapmıştır ne de hayat gelip o saçı tabağa yerleştirmiştir. Sadece insandık, aynı mekânı ve anı paylaştık.


Gerçekte ortada bilinci, niyeti ya da kişiliği olan bir muhatap yoktur; sadece kendi ritminde akıp giden devasa bir devinim, nötr bir döngü vardır. Yaşam; arının çiçeğe konup tozlaşmayı sağlamasından, hırçın dalgaların dalgakırana çarpıp binlerce küçük damlaya bölünmesinden farksızdır. Kayaya çarpan deniz “Niye tokatlıyorsun suratımı?” diye sormaz; fırtınada çakıp gürültü koparan şimşeğe doğa savaş açmaz. Bilir ki o şimşek, toprağı suya kavuşturacak yağmurun müjdesidir; ardından baharın, yazın geleceği o ebedî döngünün sesidir.


Fakat insan, kendi vicdanını aklama çabasıyla bu nötr akışa bir şahsiyet yükler. Oysa bizi korkutması gereken şey eksiklerimiz veya hatalarımız olmamalıdır. Bizler, tam da o hatalarımızla, o insani pürüzlerimizle kıymetliyiz. Kendimizi nerede, hangi açıda ve hangi eksikle konumlandırdığımızı ancak bu aynaya bakarak görebiliriz. Felaket gibi görünen bir an, belki de bizim felaketimiz hiç değildir. Tıpkı kurumuş yaprakların sararıp dalından kopması gibi... Yaprak toprağa düşüp çürüdüğünde bu bir bitiş değil, toprağa gübre olup geleceğin baharına can verme sürecidir.


Hayatı, kaderi ya da başkalarını suçlamaktan vazgeçtiğimiz an, zihnin kurduğu o hayalî mahkemeler de feshedilir. Şahsileştirmeyi bıraktığımızda, fatura ödeme yeri olan dış dünyadan çekilip kendi içimizdeki o büyük yüzleşmeye adım atarız. Devinimi ve insan olmanın getirdiği kusurları kabullenmek; rüzgâra sövmek yerine yelkeni doğru ayarlamayı, sararan yaprağımızdan bile yeni bir yaşam çıkarmayı öğretir. Hayat olay mahallinde bir suçlu olarak hiç var olmadı; o sadece bizim kendi sahnemizi kurup kendi hikâyemizi yazdığımız sessiz ve ebedî bir ev sahibiydi.


Aforizma


İnsanlar, yaşattığı acıyı birbirine ısmarlayıp yemeğin faturasını hep hayatı suçlayıp ödettiler.

Her şey olup biterken hayat olay mahallinde miydi?

Hamiye GÜL



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Olay Mahallindeki Sessizlik

Hamiye Gül Hamiye Gül