Maksat Üzüm Yemek mi Yoksa Bağcıyı Dövmek mi
MAKSAT ÜZÜM YEMEK Mİ YOKSA BAĞCIYI DÖVMEK Mİ? -
Efendim, zart zurt ‘’ Emevi felsefesi, Emevi Kültürü ‘’ diyenler, camiye gidişimizi ve camide cemaat olarak namaz kılışımızı veya her yere bir cami inşa edişimizi bile ‘’ Emevi Kültürü, Emevilerden bize intikal etmiş İslam dışı alışkanlıklar diye lanse ederler.
Mesela Kadere İman… Bunu Emeviler ‘’ İmanın şartı ‘’ diye dinimize sokmuşlar; aynen fıkrada olduğu gibi. Emevilerden sonra gelenler de devam ettirmişler.
Mesela Hacda Şeytan Taşlama… Bunu Emeviler dinimize sokmuş, daha sonra gelenler de aynen fıkradaki gibi devam ettirmişler.
Mesela her beldeye bir cami yapmak… Bunu Emeviler dinimize sokmuş, daha sonra gelenler aynen fıkradaki gibi devam ettirmişler.
En azından şu camiler konusuna itiraz eder ve deriz ki ‘’ Bak Kur’an ne diyor? :’’
"Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilir. İşte doğru yola erenlerden olmaları umulanlar bunlardır."
Yapıştırırlar cevabı: ‘’ Kur’an, Allah’ın mescitleri diyor. Camileri demiyor.’’
Şimdi ‘’Emeviler İslam Dünyasında ne zaman tarih sahnesine çıktılar ve ne kadar yaşadılar?’’Sorusuyla başlayıp İslam Devletleri tarihinde kısa bir gezinti yapalım.
* Emevi Devleti 661-750 yılları arasında sadece 89 yıl yaşayan bir devletti. İslam Tarihini Peygamberimize gelen ilk ayetle ve 610 Yılında başlatırsak demek oluyor ki İslam Tarihi dediğimiz tarih günümüz itibariyle 2026-610= 1416 Yıllık bir tarih ve Emeviler dediğimiz de bu 1416 Yıllık mazinin ilk düzenli, adı konmuş devleti olarak sadece 89 yıl yaşamış. [ Endülüs Emevi Devleti de var ama Emevi Kültürü deyince kastedilen o değil. Olamaz da zaten zira o kültür, çağının en ileri kültürü. ]
*750 Yılında bu devleti yıkan Abbasi Hükümdarı Seffah ( Kan Dökücü ) Ebul Abbas Abdullah’ın komutanlarından Abdullah bin Ali öylesine bir Emevi katliamı yaptı ki anlatılır gibi değil… Ayrıca Emevi hükümdarlarının çoğunun mezarlarını kazdırıp kemiklerini çıkardı , bu kemikleri köpeklerin önüne koydu. Köpekler yemeyince askerlerine işetti.
Abbasiler, Emevilerden bu derece nefret ediyorlardı ama hayrettir ki Emevilerin dinimize soktuğu (!) hiç bir bid’atı kaldırmadılar(!) Böyle bir şey mantıklı mı?
Bu kadar Emevi düşmanı bir devlet en azından Emeviler gibi her köşeye bucağa cami dikmez değil mi? Ama yok, aynen Emeviler gibi her köşeye bucağa cami dikmişler. Emevilerin uydurdukları hadisleri kaldırır çöpe atarlar değil mi? Atmamışlar. ‘’ Şeytan taşlama da ne yahu? Kaldıralım bu Emevi hainlerinin koyduğu bid’ati.’’ demeleri lazım ama dememişler
Her şeyden geçtim insan en azından ‘’ Arkadaşlar çok ayıp oluyor bu hilafetin saltanata dönüşmesi. Gelin bunu değiştirelim.’’ Der değil mi? Ama yok, ona da dokunmuyorlar ve böylece taaa 1258 Yılına kadar yaşamışlar. Yaklaşık 508 sene…
Yaklaşık 508 sene yaşamışlar ve Emevilere düşmanlar, nefret ediyorlar ama sadece 89 yıl yaşamış olan Emevi felsefesine sıkı sıkıya bağlılar (!) Emevi ihanetini aynen devam ettiriyorlar(!) Emevi Kültürünün sadık bendeleri( köle ) durumundalar(!)
Bilmiyorum, bana saçma geliyor da size nasıl geliyor?
*Sonra 1258’de Moğollar Abbasi Devletine son verdiler. Moğollardan sonra da Memluk Sultanı Baybars 1261 Yılında Abbasi halifesine‘’ Sen şöyle bir kenarda otur, sessiz sedasız kıl namazını, tut orucunu, etliye sütlüye karışıp da adamın kafasını bozma ki biz de sana saygıda kusur etmeyelim. ‘’ Diyerek pasif hale getirdi halife hazretlerini ama ilginçtir ki 1517’ye kadar yaşayan Memlukler bile ‘’ Ulan arkadaş hiç olmazsa Cuma Hutbelerini Cuma Namazı kılındıktan sonra okutalım. Ne lan bu Emevi felsefesi? Emevi kültürü ‘’ Demediler.
*Bu arada unutmadan… Emeviler, Emevi olmayanları hor görüp onlara Mevali ( Köle ) dedikleri için İslama karşı mesafeli olan Türkler, Emevi Devleti yıkıldıktan sonra kitleler halinde Müslüman olmaya başladılar ve gariptir ki onlar da bol bol cami yaptırdılar, Hacda Şeytan taşladılar, Hutbeyi Cuma namazından önce okudular. Yani Emevilerin dinimize soktukları ne kadar bid’at varsa harfiyen riayet ettiler(!) Emevileri hiç sevmedikleri halde. …[ Cidden bana çok saçma geliyor ama koskoca bir profesörden daha iyi bilecek değilim elbette. O öyle diyorsa öyledir. ]
Derken efendim 1517’de Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ‘’ Haşimoğullarından halife oluyor da Osmanoğullarından neden olmasın?’’ dedi ve önce Memluk Devletine son verdi, sonra Abbasilerin son kukla halifesi III. Mütevekkil’den halifeliği devraldı.
Devralmasına devraldı ama o da bir halife olarak Cuma hutbelerini Cuma namazı kılındıktan sonra okutmadı. Bir halife olarak ‘’ Hacda Şeytan taşlamak tarafımdan yasaklanmıştır. Emevi bid’atı olan bu adeti kaldırıyorum.’’ Demedi.
Ama oğlu.. Oğlu daha da beterini yaptı (!) Emevi felsefesini ve kültürünü sürdürerek özellikle İstanbul’un dört bir yanını camilerle doldurdu.
Düşünsenize kendisi hem Şehzade Camiini yaptırdı hem Süleymaniye’yi yaptırdı. Eşi Hürrem, Haseki Camiini yaptırdı. Diğer eşi Gülfem, Gülfem Hatun Camiini yaptırdı. Kızı Mihrimah hem Edirnekapı’da, hem Üsküdar’da iki cami yaptırdı. Sadrazamı İbrahim, Karaköy’deki camiyi yaptırdı. ( Makbul İbrahim Paşa Camii ) Rüstem Paşa, Lütfi Paşa, Kara Ahmet Paşa, Sokollu Mehmet Paşa her bir sadrazamı Emevi kültürünü(!) aynen devam ettirdiler bol bol cami yapıp insanları camilere tıkmak suretiyle Kur’an okumalarını engellemek için (!) Müslümanlar Kur’an’ı okuyup anlamak yerine bol bol namaz kıldılar boşu boşuna (!)
İyi de yapılan her caminin külliye adı verilen yapısı içindeki kütüphaneler neyin nesiydi? Bu kütüphanelerde insanlar Teksas- Tommiks mi okuyorlardı?
Medreseler vardı yine her caminin külliyesinde. Peki o medreselerde de yat kalk sürekli namaz mı kılınıyordu insanlar uyuşsun da devlete isyan etmesinler diye?
Camilerin aynı zamanda bir okul olduğunu, İslam Devletlerinde çocukların ilk öğrenimlerini eğitimlerini camide aldıklarını koskoca bir profesör bilmiyor olamaz sanırım değil mi?
Evet, ilginçtir Osmanlı Padişah- Halifeleri de Emevi geleneğini kaldırıp atacaklarına dört elle sarılmış ve hiç cami yapmamaları gerekirken (!) adım başı cami yaptırmışlardır.
Yani Efendim özetleyecek olursak iddia şu:
İslam dünyasında ömrü sadece 89 yıl olan ve kendinden sonra gelen Abbasiler tarafından da hep nefretle anılan Emeviler, İslam dinine bir sürü İslam dışı şey soktu ama bu İslam dışı sokuşturmaların hiç birini 508 yıl yaşayan Abbasiler de 250 Seneden fazla yaşayan Memlukler de, 623 sene yaşayan Osmanlılar da görüp değiştirmediler, öylece bıraktılar.
Ne gibi?
Aynen bu yazı dizisine başlarken anlattığım fıkra gibi. ( Bir arkadaşımız o fıkranın gerçek olduğunu dile getirmiş. )
N’aapalım? İnanalım mı ?
Haydi inandık diyelim. Fıkrada bile ne oluyor? Geliyor bir albay, yanlışı görüyor ve düzeltiyor. Ama gelin görün ki İslam dünyasında hiç kimsenin görmediği, sadece Yaşar Nuri Öztürk ve birkaç başka vatandaşın gördüğü bir sürü yanlış var ( ki bunları Emeviler sokuşturmuş dinimize, kültürümüze ) ve bu yanlışları 1400 senedir düzelten yok(!)
1400 Senede Milyarlarca Müslüman bu dünyaya kondu göçtü ama hiç kimse sadece 89 sene yaşayan Emevilerin dinimize soktuğu batılları görmedi, düzeltmek için tek bir adım atmadı. Vallahi de billahi de bana hiç mantıklı gelmiyor. Dahası Emevi Felsefesi- Emevi İhaneti- Emevi Kültürü gibi ifadelerin ardında çok farklı sebeplerin yattığını düşünüyorum.
Mesela neden her ‘’ Emevi Kültürü-Emevi İhaneti- Emevi Felsefesi ‘’ Diye başlayan yazının giriş bölümü Kerbela Katliamı, gelişme bölümü Yavuz Sultan Selim tarafından katledilen (!) 40.000 Türkmen ve Yavuz Sultan Selim dahil Osmanlı Padişahlarının Türk düşmanı oluşu(!) sonuç bölümü ise Madımak Katliamı olur?
Neden her ‘’ Emevi Kültürü- Emevi Felsefesi , Emevi İhaneti’’ sözünün peşinden ya eski kabuk bağlamış yaralar kaşınır ya da hacılarımıza, hocalarımıza, din adamlarımıza yobazdan tutun da gericiye kadar hatta sübyancıya kadar hakaretler yapılır? Şeriat lanetlenir, Diyanet İşleri Başkanlığının ve İmam- Hatip Liselerinin kapatılması istenir?
Neden her ‘’Emevi kültürü’’ sözünün devamında I. Dünya Savaşında bizi arkadan vuran Arap’a lanetler yağdırılırken aynı savaşta Çanakkale Cephesinde 250.000 Mehmetçiğimizi öldüren İngiliz ve Anzaklar için dikilmiş olan Anzak Anıtı önünde ‘’ Conilerle Mehmetler Birdir’’ yazısı karşısında saygı duruşuna geçilir?
Müslümanların Hacda Şeytan taşlaması dinde olmayan, Emevilerin uydurduğu bir bid’attir de neden atalarımızın kanlarını dökmüş olan Anzaklarla birlikte her sene 25 Nisan’da Şafak Ayinlerinde boy göstermek lanetlenmesi gereken bir bid’at değildir?
Ömer bin Abdülaziz gibi bir adalet sembolü yetiştirmiş olan Emevilerin kültürleri neden tü kakadır da bu ülkede batılı olmak, batılılaşmak, senelerce ülkenin başlıca politikası olmuştur? Batı kültürü bize gerçek İslamı mı getiriyor?
Benim aklıma ‘’Emevi Kültürü’’ deyince neden Ömer bin Abdülaziz değil de Yezit gelmeli?
Ben neden sadece 90 sene içinde Tunus, Cezayir, Fas , Libya , İspanya, Portekiz, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan , Kırgızistan, Kazakistan, Pakistan, Hindistan’ın bir kısmı, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin, İsrail, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ı İslam topraklarına katan Emevileri lanetle anayım da Müslümanlar üzerine sadece 11. ve 13. Yüzyıllarda sekiz saldırı düzenleyip on binlercesinin kanını döken Haçlıların medeniyetini ‘’ Batı Medeniyeti ‘’ Diye başıma taç edeyim?
Velhasılıkelam benim kanaatim: ‘’Lanet olası Emevi Kültürü ‘’ ile başlayıp ‘’ Yaşasın Batı Medeniyeti, İnsanlığın Kurtuluşu Deizmdedir’’ ile biten her konuşmada, yazıda asıl maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.
-----------------------------------------------SON-----------------------
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu