Şiir Yazmak
Şiir okumaktan ve yazmaktan pek hoşlanmam ancak sabah, yağışlı bir havada yorganın altındayken birden aklıma dökülüverdi.
“Yağdı yağmur, çaktı şimşek,
Sen de mi şair oldun,
Eşek oğlu eşek!” derdik birbirimize lisedeyken.
Anlatamıyorum içimdeki acıyı,
“Özledim” demek günah mı, yasak mı?
Yıllar oldu buluşmayalı,
Beni kalabalıklar için yalnız bıraktın.
Mesafeler tuzaktır aşka,
Soğudun benden güne güne.
Yalanmış sevgin, geç anladım,
Baharıma kar yağdırınca.
Kor ateşlerde kül eyledin,
Yarama merhem sürmedin.
Gündüzlerim gece oldu, gelmedin.
Tek tesellim hayalin,
Kör kurşunlara beni hedef belledin.
Kırık saz gibiyim, tellerim kopuk,
Sensiz alamıyorum derin bir soluk.
Hasrete karnım çoktan doydu,
Karanlıklarda fenersiz bıraktın beni.
Derin kazsınlar mezarımı, yenik düştüm sevdaya.
Kemiklerim sızlar, yas tutma.
Kavuşmak ancak öteki dünyada.
Eskisi gibi zarf, mektup, aracı falan yok, biliyorsunuz. Saniyeler içinde kopyalayıp yapıştırarak adrese teslim ediyorsunuz. Okudu mu, okumadı mı bilmiyorum; bence okumamıştır. Çalışıyor olduğunu, çat çat cevap veremeyeceğini, trip çekemeyeceğini (Şiir yazmak, trip atmak mı oluyor, bunu da anlayamadım.) ve canının burnunda olduğunu yazmış. Ben de üstelemedim ve gönderdiğim şiiri sildim.
Dünyanın en iyi şiirini de yazsanız muhatabına okutamadıktan sonra bir önemi yoktur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu