Yanık Kokusu
‘’Ay aydınlık gece kara
Gözlerimin ardında karanlık ölesiye
Canlı ve cansız ne varsa sımsıkı
Bu saat daha yakın, daha el ele
Şimdi yalnızlığımdan utanıyorum
Durdum bekliyorum, gelme.’’(Alıntı)
Beklediğimi de teyit edemem aslında
Aslı astarı olmayan bir aşkın kılavuzluğunda
Yalnızlık ise baba yadigârı
Efkârın ince tülünde saklı
O devasa damlalı gözyaşı
Esefle söyleniyorum kendimi
Endamı yitik geceler seriyorum şiirin ayağının dibine
Nasırı olmayan bir şiir
Mutlu olmaya meyyal ama yalnızlıkla
İştigal
Sense kal kaldığın yerde
Gelsen de açamam kapıyı
Gelmeyeceğin ise aşikâr
Hani olur da
Hani bir gün anlarsın ya…
Neyi anlayacağın ise meçhul
Bense dertlerimle hemhal
Un ufak edilmiş bir kalbe rücu eden
Şiirle ettiğim hasbıhal
Tokalaştığım defalarca
Altına takoz koyup boyunu uzattığım
Her şiir ise benden bir parça
Azığım.
Aşkım
Azlığım
Çokluğum.
Kambersiz düğün misali
Şiirsiz geçen güne kırgın
Sana ise yorgun.
Geç kalmışlığımın ertesi
Ölümün sadık bekçisi
Ne çok ölü biriktirdim yüreğimde
Her biri canlı cenaze
Yarına çıkarsa bu şiir
Oku ama asla sorgulama beni
Sökün eden bir imgeye sadık kelamın yanık sesi
Yâdım
Yârim
Yalnızlığım
Yakut gözlü sevdamın bahtı
Gecenin yıldızı
Sönen ferine d/okunmak belki de
Şiirin kök hücresi
Bil ki saklı genlerimde
Gel gör ki anamdan şair doğmadım
Sonradan da şair olmadım
Sandığım şiir ile dolu
Aşksa töhmet altında
Şimdilik bana müsaade
Şiirle ettiğim hasbıhal neticesi
Burnuma gelen keskin yanık kokusu
Ya yüreğim yandı
Ya da tuttu yemeğin altı
Azıcık da tuz ektim mi
Bakma sen yaşıma yasıma
Bu akşam da yemek yok Nazım’a İlhan’a
Bir nebze de olsa yakın olsaydım ya şair ruhlu yabancılara…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu