Aşkımıza Üç Nokta
AŞKIMIZA ÜÇ NOKTA (...)
Aldım kalemi, kâğıdı elime, şöyle bir masaya koydum.
“Hadi, yaz!” dedim kaleme. “Şu beyaz kâğıda ne yazacaksan yaz,”
Durdum, bekledim ama yok bir hareket. Sonra düşündüm, buna bir el gerek.
O kelimeleri yazacak bir de yürek.
Başladım beyaz kâğıda Yüreğimi yazmaya.
Öyle aklına ne gelirse yazmak değil asıl keramet.
Her dizeye bir duygu, her söze bir yaşanmışlık gerek.
Şiir yazayım dedim,İmlasına, işaretine uymalı, Okudukça düşündürmeli, Seni alıp götürmeli, içinde gezdirmeli.
Bir virgül (,) koydum şiirime.
Bekledim, seninle olan aşkımıza da virgül (,) koymuştum oysa.
Sen “Yoruldum,” demiştin.
Ben noktalı virgül (;) koydum, söyleyeceğim sözcükleri ayırmak için.
Öyle kelimelerdi ki o sözler,
Sana söyleyeceklerim, senin kalbinde karşılığı olmayan.
Sonra kalemi, kâğıdı bıraktım yazsın diye.
İki nokta üst üste (:) geldi.
Bekledim, sen bir şey açıklarsın diye.
Ben açıklayacağını veya örnek vereceğini beklerken, sen ısrarla noktayı (.) koydun.
“Neden?” diye sordum sana soru işaretleriyle (?).
Sonra seslendim sana: “Hadi ama!” dedim, ünlemi (!) koydum.
Sana anlamsız geldi her şey, biliyorum.
Tıpkı sana olan sevgim gibi.
Aşkımı anlattım, sığmadı satırlara.
Satır sonlarında ayrı kaldı kelimelerim, kısa çizgiler (-) içinde.
Başlayınca konuşmaya, uzun çizgiler (—) attın her kelimene.
Sanki madde madde anlatır gibi.
Ama sevgimizin kurallardan ibaret değildi. Uzun sürmesini hiç istemedin.
O maddelerde aşk yoktu / senle ben yoktuk. Aramıza hep eğik çizgiler (/) girdi.
Ayırdın o kendince koyduğun çizgilerle sevgimizi.
Sana anlatmak istedim tırnak içinde (“ ”) aşk sözcüklerimi.
Sen ise sözlerimi bitirmeden tek tırnak (‘ ’) açtın,
Sözlerimin içine sözler ekleyerek.
Sonra beni ayırdın kendinden, köşeli ayraçlar (\[ \]) kullanarak.
Hiç senle ben olamadık zaten.
Sonra adımı söyleyip sonuna ekler ekledin, kesme işaretini (’) kullanarak.
İsmimi özel olarak görmen değil, kalbimi özel görmeni istemiştim.
Yoruldum artık aşk sözlerini tekrarlayıp söylemekten.
Anlarsın diye sözlerimin yerine denden işareti (〃) koydum.
Açtım olmadı, kapadım olmadı; parantezin ( ) içine yazdım, sana ait sözleri.
Sen tüm işaretleri kullandın noktasına (.) virgülüne (,) kadar.
Ben hiç nokta (.) koymadım senin gibi bu aşka. Hep ümitle ve sabırla bekledim, dönersin diye.
Ben geldikçe sen hep gittin, koydun nokta aşkımıza (.).
Bu aşkın sonuna, dönersin diye, üç nokta (...) koydum aşka...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu