Kitapçı Amca
"Eğitimin süresi mi, kalitelisi mi önemlidir?" sorusu hep konuşulmuştur ve konuşulmaya da devam edecektir.
Kitapçı ile öğrenci arasında yaşanan ilginç ama düşündürücü diyaloğa kulak kesilelim.
Bu arada hangi kitabın çok sattığını, hangi yazarların tanındığını ve hangi kitapların hangi yazarlara ait olduğunu kitapçılar, öğrencilerden hatta öğretmenlerden daha iyi bilirler. Çünkü onlar işin ticari kısmında oldukları için sanatsal ve duygusal kısmıyla pek ilgilenmezler; bu yüzden satılmayan kitapları tozlu raflarında tutmak istemezler ve bu nedenle bazı yazarların kitaplarını kimi kitapçılarda bulamazsınız.
Bir edebiyat öğrencisi, kitapçıya girip müze gezer gibi gezdikten sonra gözlüklü, top sakallı, kır saçlı ve hafif kilolu amcaya sorar:
"Yaşar Kemal'in kitapları var mı?"
Kitapçı, soruya ne evet ne de hayır diye cevap verir, sadece:
"Kemal Sadık Gökçeli'nin kitapları var," der.
Öğrenci, amcanın isimleri karıştırabileceğini düşünerek:
"Amca, Yaşar Kemal'i soruyorum," der.
Tecrübeli kitapçı kaşlarını çatar:
"Hangi kitabını istiyorsun?"
"İnce Memed."
"O kitap var ama Kemal Sadık Gökçeli'ye ait, vereyim mi?"
"Kalsın amca, Yaşar Kemal'inki lazım bana."
Kapıdan tam çıkacağı vakit kitapçı amca seslenir:
"Gel delikanlı, Yaşar Kemal'in gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli'dir. İki dakika bekle, kitabını getiriyorum."
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu