Sultan'ı Levlâk
Ey ayağının tozuna kurban olduğum Sevgili (s.a.v.),
“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a (c.c.) and olsun ki";
Sen bizim öncümüzsün,
Sen bizim ümmetin olmakla övündüğümüzsün.
Ey Âlemlerin Sultanı,
Gönlümüzün mâhı, leyl ü nehârı,
Sen ki bizim nurlu göz bebeğimizsin.
Şanına, şerefine, izzetine and olsun ki;
Sen bizim şu cihanda tek önderimizsin.
Hasretin hançeridir bağrımızı delen,
Tâif’te taşlandığın günü hatırlatır
Şimdi sana uzatılan diller.
Ey adının yanına
Adını yakıştıran Rabbim affetsin bizi
Tenhalarda ardın sıra gözyaşı döken
Hz. Vahşî (r.a.) gibi olamadık bizler.
Sen ki cahiliyenin en koyu karanlığından
Asr-ı Saadet nurunu getiren,
Uhud vakti,
Bir damla kanın yere düşmesin diye
Yıldırım hızıyla semâdan inen
Cebrâil (a.s.) aşkına
Affetsin bizi Rabbim
Uzak diyârlardan gelip
kapında bekleyen
Veysel Karânî gibi özlemedik bizler
“Bilselerdi yapmazlardı.” mahcubiyetinin
En güzel örneğisin Sen.
Tek tek putlarını kırdığın
Kâbe’de şahit ki,
Yürüyüşüyle ölümü korkutan
Amcan Hamza (r.a.) gibi,
mukaddes hatıranın
hâmisi olamadık bizler.
Ey on sekiz bin âleme
Rahmet gönderilen Sevgili (s.a.v.);
Yürüdüğün yollara kurbandır canlarımız,
Adının bir harfine fedâdır tüm adlarımız.
Ey!
“Sen olmasaydın, Ben âlemleri yaratmazdım.” sırrının
Kutlu mihmandarı, Sultân-ı Levlâk!
Sen ki,
Sultân-ı Resûl,
Habîb-i Hudâ’sın.
Sen ki,
Yerde ve gökte övülmüş,
Ahmed-i Mahmûd Muhammed Mustafa’sın (s.a.v.).
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu