Kayalıkların Sessizliği
Dağların göğsünden kopan kayalıklar,
Yeryüzünün suskun hafızasıdır.
Her çatlağında yüzyılların izi,
Her çıkıntısında rüzgârın parmakları…
Güneş, yorgun bir ressam gibi
Sürer altın rengini yüzlerine.
Akşam olunca gölgeler uzar,
Bir sükûnet çöker kayaların üzerine.
Ufuktan nice fırtına sökün etti,
Nice yağmur yıkadı sert yüzlerini.
Ne bir söz söylediler
Ne de baş eğdiler zamana.
Bir uçurumun kıyısında
Direnmeyi öğrettiler insana.
Bazen bir kartal konar zirvelerine,
Bazen bir çiçek açar çatlaklarında.
Hayat, en umutsuz görünen yerde bile
Küçücük bir umut bırakır ardında.
Ey kayalıklar!
Siz misiniz dünyanın susan bilgesi,
Yoksa zamanın taşa dönüşmüş hâli mi?
Hangi ilâhî sır saklıdır suskunluğunuzda?
Ben her baktığımda yüzünüze
Kendi içimde bir kaya görüyorum.
Ve anlıyorum ki insan da
Çoğu zaman sessizce pişiyor,
Ve bütün fırtınalara rağmen
Dimdik ayakta durabiliyor.
Dilsiz sanma sakın susan taşları,
Her zerresi Hakk'a söyler kendi zikrini.
Çünkü bazı sessizlikler
Binlerce kelamdan daha güçlüdür.
Seğmenoğlu (Dr.Osman Akçay)
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu