Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Kahkahaya Tutunmuş Bir Gözyaşı

Kahkahaya Tutunmuş Bir Gözyaşı


İnsan bazen gülünç bir şey bulamaz da gülmeye başlar. Bir çaresizlik savunuşudur bu, bilirim. Kendini ele vermemek için vitrine konulmuş o koca tebessümün ardında, dükkânın içi darmadağındır oysa. Raflar devrilmiş, porselenler kırılmış, en kıymetli vazo unufak olmuştur ama kapıya “Hizmetinizdeyiz” levhası asılmıştır bir kere.



Tam o sırada, tam kahkahanın en yüksek perdesinde, gözün pınarına bir damla ilişiverir. Yanındakiler bunu neşenin fazlalığına yorarlar; ne güzel, ne çok eğleniyor derler. Eğlenmiyordur oysa. Sadece felakete uygun bir ağırlık bulamadığı için onu hafifletmeye çalışıyordur.



İnsan ciddiye alınamayacak kadar acınası bir hale düştüğünde başka ne yapabilir? Ağlasa komik kaçacak, gülse canı yanacaktır. İkisi birden oluverir işte: Kahkahaya tutunmuş bir gözyaşı. Düşmemek için, yere çarpıp o iç karartıcı sesi çıkarmamak için o koca sırıtışın eteğine yapışır.



Latife dediğimiz şey, gerçeğin üzerine çekilmiş incecik bir tüldür. Rüzgâr biraz sert esse altındaki yara açığa çıkacaktır; bunu herkes bilir ama kimse o tülü kaldırmaya cesaret edemez. Çünkü gerçeği çıplak haliyle konuşmak kaba bir iştir; nezaketi bozar, masadaki çayların tadını kaçırır, insanları telaşlandırır. O yüzden şakaya vururuz her şeyi. “Ölüyorum galiba,” deriz kahkahalar arasında. Karşımızdaki de güler, “İlahi sen de,” der. Oysa sahiden ölmekteyizdir. Bunu o da sezer, ben de bilirim; fakat anlaşmışızdır: Aramızdaki bu korkunç boşluğu ancak hafiflik örtebilir.



Bir şeylerin ters gittiğini çok önceden anlar insan. İçinde bir sızı peydahlanır, adına sezgi derler. Ama insan kendine acımaktan da utanır. Dramatik bir kahraman olamayacak kadar sıradan, acısını haykıramayacak kadar çekingendir. Bu yüzden en acıklı hikâyelerini bir fıkra gibi anlatmayı öğrenir.



Anlatır, anlatır, sonra herkesle birlikte kendi haline güler. O kahkahanın arasına sıkışan yaş ise itiraf edilemeyen hakikatin ta kendisidir. Ne tamamen dışarı taşabilir ne de büsbütün yok olabilir.



Belki de bütün mesele, ciddiyetin bizi ezeceğinden korkmamızdır. Gerçek çok ağır, çok soğuk ve fazlasıyla köşeli. Ona ancak bir şakanın kıvrımlarından bakarsak dayanabiliyoruz. Yanağımızdan süzülen o tek damla, aslında dünyanın en kederli cümlesidir ama biz onu bir tebessümün içine saklayıp masadakilere ikram ederiz. Onlar da afiyetle yerler. Böylesi herkesin işine gelir; ne ben dağılmış olurum ne de onların neşesi kaçar. Hayat da zaten böyle idare edilir: Ağlanacak hallere katıla katıla gülerek, gülerken de için için eksilerek.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kahkahaya Tutunmuş Bir Gözyaşı

Kahkahaya Tutunmuş Bir Gözyaşı

Hafif Hasarlı Hafif Hasarlı