Masal Bitti
Bir gün Zümrüdüanka gelir mi masallardan çıkıp da...
Kanatlarında alevlerle, Kaf Dağı’nın dumanını yara yara süzülür mü rüyalarıma? Yakıp geçer mi, yoksa masallar diyarında mı kalır, bilinmez.
Onun göklerde, ulaşılmaz zirvelere yuva yaptığını, kendini gizlediğini sanırdım. Tanımak, tanışmak nasip olur mu, bilinmez.
Oysa o soylu kuş; küllerinden doğmayı göze alanların, fırtınaya göğüs gerenlerin hikâyesinde saklıdır. Her masalın kahramanı gibi...bulunmaz
"Deli fırtınalar eser, yıkar mı, yıkamaz deyip?" diye meydan okumuştuk ya hayata...
Yıkıp yakıp geçiyor bazen...
"Boz bulanık aktım artık duruldum" diyerek kendi küllerimi havaya savurdum ya, sözde değilmiş, değil miş öğrendim... Masal ya işte ...ders mi alınmaz
Dalına konmaz, fersah fersah uzak bir yere konar...
Görmek istemezsin belki ama başka bir yolda ya da başka bir kolda donup kalırsın öylece...
İstemeden de olsa yaşarsın, kahrederek...
Hesap mı sorulmaz..
Belki de Zümrüdüanka hiç gelmeyecekti. Belki de onu gökyüzünde ararken, kendi içimde sakladığım kanatlarını görmezden gelmiştim...
İnsan bazen yeniden doğmak için bir mucize bekler; oysa bazı mucizeler, yıkıldığın yerden ayağa kalkmayı öğrendiğin gün başlar. Küllerinden doğmak kolay değilmiş; ateşin içinden geçmeden kanatlanılmıyormuş...
Sormadan durmadan akıp giden zaman var ya, donar geçmez bir türlü...
İşte o an masal bitmiş, hakikat başlamıştır.
Mizan mı burada kurulmaz...
Nurettin Akdeniz
11 Eylül 2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu