Ademoğullarına Son İhtarımdır
seçemeyip, herzaman çok konuşan dilime 40 kilit vurulmuş, mühürlenmişti adeta. Mekaniki bir hareketle çantamda herzaman bulundurduğum bloknot ve kalemimi çıkartmış emir verilmesini
-Hiroşima ve Nigazaki' ye attığınız atom bombalarıyla bana ve insanlığa verdiğiniz zararı unutmadım daha...
-Çernobil nükleer santralinin patlamasıyla oluşan çevre felaketini ve yetkililerin zararsızdır diyerek tv' de karşımızda yiyerek, içerek örnek olduğu ve yediğiniz fındık, içtiğiniz çaylardan nasıl evlerden ırak kansere yakalanıp toprak olduğunuzu unutmadım hakeza...
-Siyanürle altın aramak ta neyin nesi? habire bağrıma kazmayı vuruyor, delik deşik ediyor, Kaz Dağları' nın o muhteşem görüntüsünü, florasını, hayvanlarını tahrip ediyorsunuz...
-En verimli ovaları, patetes ve pamuk tarlalarını, deltaları imara açtınız, betonlaştırdınız, fay kırıklarımın üzerine harcı çimentosu az, kumu denizden gizlice çekilmiş, düşük profilli demir kullanıp kat, kat binalar diktiniz ; sizleri biraz silkeleyince de kaderinize ram oldunuz, kusurlarınızı görmemezlikten gelerek...
-Clora-flora carbon gazları içeren deoderantları, parfümleri, spreyleri bol, bol kullandınız, taşıtlarınızın eksoz ölçümlerini zamanında yaptırmayı ihmal edip, havamı berbat ettiniz.Ozon tabakasındaki kapatılması na mümkün deliği görmezden geldiniz. Sera etkisiyle mevsimlerin dönüşümünün zamanlamasını değiştirdiniz,hastalıkların çoğalmasını,çeşitlenmesini hızlandırdınız. Isındım ve milyarlarca yıldır erimeden kalan kutuplarımın ; o pırıl,pırıl parlayan, penguenlerimin, ayı ve fok balıklarımın yaşam alanlarını daralttıp, erittiniz. Yakın zamanda tropik adaların, ada devletlerinin, denize kıyısı olan ülke ve şehirlerin kaybolmasına, sular altında kalmasına ,mahvolmasına sebep olacaksınız...
-Biyolojik ve kimyasal silahları kullanarak; suyumu, toprağımı, canlılarımı, bitki örtümü zehirlediniz...
-Arada hiddetlenip içimden gelen alevleri , ifrazatı dışarı püskürtüyorum yanardağ diyorsunuz, kesilen, yakılan ormanlık alanlarımdan toprakla birlikte sel olup hırsla akıyorum erozyon diyorsunuz, arada bir silkelenip kıpraşıyorum zelzele deyip geçiyorsunuz. Fırtına, boran, lodos,keşişleme, karayel olarak ıslık çalıyorum deli yel diyorsunuz, hala akıllanmıyorsunuz...
-Toprak Dede Hayrettin Karaca' nın söyledikleri bir kulağınızdan girip öbür kulağınızdan çıkıyor...
-Düğün, nişan, cenaze törenlerinde çelenk yerine, hatıra ormanına ağaç dikin diyorlar bildiğinizi okuyorsunuz...
-Yapılan kaldırımları her 4-5 senede birkaç sefer bozup tekrar yapıyorsunuz,etrafımı kirletiyorsunuz,rahatsızlık veriyorsunuz...
-Çöp dağlarını öğütüp, değerlendirecek fabrika kurmak yerine, şehir merkezlerine yakın yerde oluşturuyorsunuz,hırsımdan patlıyorum metan gazı patladı diyorsunuz pişkince...
-Kullanılmış plastikleri, pilleri, gazeteleri aynı çöp konteynırına atıyorsunuz, geri dönüşüm konteynırına değil...
-Bitki ve hayvanlara hormon verip hem kendinizi hem toprağımı, yeraltı kaynak sularımı zehirliyorsunuz...
-Dip trolüyle balık avlayıp deniz canlılarının kökünü kazıyorsunuz...
-Zehirli atık dolu varilleri gizlice gece yarısı koynuma gömüp sularımı iyice bulandırıyorsunuz...
-Suyun yeryüzü ile gökyüzü arasındaki dolaşımı sayenizde olması gerektiği gibi olamadığı için yeraltı suları iyi beslenemiyor , pınarlar, dere ve akarsular ,göller kuruyor, toprak hızla çölleşiyor ...
- Caretta caretta dev deniz kaplumbağaları kıyılarınıza, kelaynaklar Birecik' e niye daha fazla gelmiyor hiç düşündünüz mü?...
Öğlen olmuş hala rüyamın etkisinden kurtulamamış, yanaklarımın al al olan kızarıklılığı geçmemişti. Bir gayretle rüyamı unutmadan kaleme almak için hamle yaptım.
Ben elçiyim ;sürçü lisan ettim ise affola...
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.