Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Soru İşaretinin Kaybolduğu Saat

 
hayal potasına iki gözyaşı at
bir kaç güne kalmaz geçerler elime
okurum;
içindeki anlamlara bir ilkel savaşçı gibi
yarı korkuyla sokulurum;
yazgı işçileri his kokusundan saklı aşkı alınca
renginden utanan bir tabloda yokolurum.
 
ressamın tuvalinden utanmasıyla ilgilenmeyeceğim...
o zaman hiç birşey söylemeden gideceğim.


az önce bir destan yaratmaya çalışıyordu
kolonları dayanıksız çelimsiz sözlerin,
Balzac'ın yaşadığı sokaklar bu kadar güvensiz değildi dogrusu.
sen yine de hayal postasına birşeyler at,
yolcular yorulur içimde
gelir genzime oturur yokluğunun kokusu.

sırtında bir günah sepeti,kasvetinde titreyen bir utangaçlık

kulağında küpe arkasında ısırgan milyonlarca soru işareti,
kimbilir ne kadar mahsumdu,
üç düşmanı vardı halbuki:ruhu...kalbi...bedeni...
hiçbir soruya yanıt veremeyen oydu,sanki sorumsuzdu
bu yüzden terketti içindeki memleketi...
veto hakkını kullanan zebaniler uyurken
sen geçiyordun suskunluğun gibi ince düşlerden yapılı
hayal bir köprüyü,
hangi renk ayrıştırmış günaha yenik bir sürgünü,
yorma hıncın çenesini,sen söyle
beni ateşte yakan o ad koymadığın türküyü.

Zeki Nurcin

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Soru İşaretinin Kaybolduğu Saat

Zeki NURÇİN Zeki NURÇİN