Unutulan Hasletler
Akıl defterimin en müstesna yerinde hapis olan çocukluk anılarım aniden gözlerimin önünde zuhur ediyor ve o anı yaşamaya başlıyorum yeniden...
Mahallemizde ki evlerimizin yan yana ve bahçe içinde olması hesabiyle anılarımda hep komşularımız ve çocukları da oluyor. Yine sabah ezanından önce kalkmış kocalarını ellerinde sefertası ile işe, çocuklarını okula yollamış anneler...Mahallemizin genç kızları,
Rahmetli babacığım taşeron mütahit olduğu için 6-7 yılda bir mahalle ve ev değiştirmemize neden oluyor;her seferinde elbirliğiyle yaptığımız evi satıp tekrar temelden,çatıya kendisi yapıyordu. Bizlere de kum,toprak elemek,kerpiç çamurunu samanla karıştırıp karmak,tahta kalıplara döküp güneşte kurutmak, nalburdan boy,boy enserileri alıp,gelme kahvehanelerden gazoz kapağı toplama işlerini yüklüyordu. Hem de'' oyunumuzun en heyecanlı yerinde'' Veya tek eğlencemiz olan ve başlama saatini dört gözle beklediğimiz ''arkası yarın''isimli radyo skeçlerini dinlemeye hazırlanırken...
Suyu,elektriği henüz bağlanmamış şehrin yeni gelişen semtindeki mahallem ve iki katlı bahçe içinde ki çocukluğumun bir bölümünü yaşadığım evim...Kapının önünde hep neşeli çocuk seslerinin yükseldiği sokağım ve işlerini çarçabuk bitirip gün boyu çene çalan komşu teyzeler ve ablalar...Şimdi anımsıyorum da ellerinde örgüsü ağızlarında kocaman balmumuyla yumuşatılmış şekersiz sakızı sıklıkla balon yapıp patlayınca ağzına burnuna yapışır umursamazca elleriyle toparlayıp tekrar şişirmeye meylederler,
Komşularımız mı çalışkandı,şimdi bizler mi tembel olduk bilemiyorum.Onların işlerini kolaylaştıracak elektrikli ev aletleri bile yoktu. Her işi bilek gücüyle yaparlardı;bizlerin bir parmak hareketiyle yaptığımız işleri ?Bataryayla çalışan radyo ve pompalı gaz ocaklarımız vardı medeniyeti simgeleyen...Radyo oturma odasının yüksekçe bir rafında
Bayram günlerinde şehrin merkezi bir meydanında kurulan panayırda;dönme dolaplar dönen salıncaklar korku tüneli dev aynalar deniz kızının içinde olduğu çadırlar ip cambazları hokkabazlar ve yaptıkları gösterileri ağzımız bir karış korku ve heyecanla izlerdik...
Düğün nişan ölüm mevlit doğum bayram gibi özel günlerde konu komşu bir araya gelip yapılacak işleri kendi aralarında paylaşırlar hemencecik bitiriverirlerdi. Hasta olan komşulara tas tas çorba/hoşaf götürülür ihtiyaçları hemen giderilirdi. Kara ikliminin bütün karekteristik özelliklerinin yaşandığı Kütahya'da kışların uzun ve soğuk geçmesi kömür havzasının bu ilde fazlaca olması nedeniyle kömürler kamyonlarla en az 7-8 ton alınır yanına alınan odunlarla birlikte kapıların önüne yığılırdı.Konu komşu çoluk çocuk büyük bir gayetle odunları kömürleri kömürlüğe atar neşe içinde ev sahibinin yaptığı çay oracıkta muhabbetle içilirdi.Mahallenin çamaşırlığında halı kilim çamaşır ocaklara vurulan kazanların içine sabun yerine atılan kil ile yıkanır komşular yiyecek çay götürürlerdi yardım etmeye giderlerken...Evlenecek gelinlik kızların çeyizleri serilmeden önce elbirliğiyle yıkanır koyu şerbetle kömür ütüsüyle kolalanıp ütülenirdi. Düğünler genelde sokak aralarında yapılır komşu teyzeler gönüllü ahcılık yaparlar ; etini çorbasını
Cuma günleri kuşluk vakti adak dedikleri (kimisi un,yağ,odun,sac,kimisi de emeğiyle ortak olduğu ) yufka yaparlardı.Ateş yakılır üzerine sacayağı oturtulup sac yerleştirilir yaptıkları yufkalar gelene geçene dağıtılırdı sıcak sıcak...Sokağımızı mis
Bayramlarda ailece akrabaların evlerinde mutlaka önümüze sofra koyarlar,tok olsak bile üstelerlerdi yememiz için...Mendil çorap hediye edilir durumuna göre de gizlice elimize bozukluk tutuştururlardı...
Mahallemizde pamuk gibi bembeyaz saçlı dişleri dökülmüş yüzünde ki yaşam haritası çok belirgin ellerinin üstü ben dolu ama yüzünden nur akan yedi kocasını da vakitsiz kaybetmiş hiç çocuğu olmamış üvey evlatları torunları çok uzaklarda bir Fadime Nine'miz vardı. Edebiyat dünyasının tanınmış kadın yazarlarından sn Gülten Dayıoğlu'nun üvey kayınvalidesi...Allah mekanını cennet eylesin...Onun evini,mahallemizde ki gelinler
Ne güzel adetlerimiz, geleneklerimiz, göreneklerimiz, hasletlerimiz varmış;birer birer tükettiğimiz ve yerine yenilerini koyamadığımız...Ne oldu bizlere...
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.