Duygularımın en yoğun olduğu saatlerdeyim yine. Yalnızlık ve ben...

AŞK… İşte bu üç harf ve tek hece olan, insanı yakıp kavuran sözcük... Yüreğimin satır aralarından geçen cümleleri nasıl ifade ederim bilmiyorum ama; bir şekilde yapmam lazım. Yapmalıyım ki; karşımdaki senmişçesine konuşabilmeliyim. İçimden geçenleri, sana söyleyemediklerimi söylemeliyim kelime kelime, hece hece...

İçimde kopan fırtınanın sessiz çığlıkları bunlar... Aşkıma göremediğim karşılık belki.

Senin gözlerinde başlayan kıvılcımın, sözlerinde bitmesi ve pervasızca çekip gidişin... Hak etmiş miydi bu kalp terk edilmeyi? Saçlarını okşamak yerine hayalinle yetinmek, başımı omzuna koymak yerine resimlere bakmak…

Hayır, sevgili; bu böyle olmamalıydı. Durmalıydın arkamda, “O benim” diyebilmeliydin... Nasıl özlemişim o güzel gözlerine bakmayı, gülüşünü, konuşmanı ve sana dokunabilmeyi.

Çekip gitmeye değdi mi be sevgili? Nasıl dayandı yüreğin bu vedalaşmaya? Nasıl bırakabildin ellerimi? Nasıl diyebildin “Elveda sana...”? Ne çok hayalim vardı oysa. Seninle bir ömür geçecekti aynı yerde, aynı zamanda ve aynı yastığa baş koyarak. Nasıl kolay mı insanın hayallerini yıkmak, duygularını köreltmek? En önemlisi; artık insanlara candan bağlanmasını engellemek…

Ben bu sevimsiz sınavın mağlubuyum. Artık bir sınavda cevapsız kaldı soruların. Yaktın geçtin! Yaktığında yetmedi, küllerimi dört bir yana savurdun. Rüzgârda senden yana olmalı ki, nerelere savurdu küllerimi bir bilsen. Hayallerim sulara yelken açtı, suyun orta yerinde demir aldı. Ne bir adım öteye, ne bir adım geriye gidebildi. Biliyor musun? Seni ilk gördüğümdeki o kaşlarını döven kirpiklerin, aşka köprü kuran konuşmalarının sıcaklığı yok artık. Artık yelkovanla akrep bile ters yöne cevirdi rotasını. O da biliyor artık senle aynı yolda olmayı beceremediğimizi. Bir saat kadranı kadar bile değilmiş bizim sevdamız, aynı yönde ilerleyen... Sevgili, en çok zoruma giden, yarın yanında kimler olacak, kimler bakacak o gözlerine ve kimler için dökülecek dudaklarından aşk sözcükleri? Kime dokunacak ve bundan sonra her gün aynı sabaha kiminle uyanacaksın?

Ogün benim bedenen olmasa bile, ruhen çöküşüm demektir. Bütün hücrelerim sen derken, sen başkası diyeceksin. Ölüm bu ey yar, ölüm!

Şimdi bir şeye canı yürekten inanıyorum ki; aşkın meğer ne çok katili varmış ve her aşk ölüme mahkûm edilmiş
...

( Bumuydu Aşk başlıklı yazı tugba--ekici tarafından 27.07.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu