Köyde 33 Bıkkanın Halil A Hecaz Arkadaşı
Bıkkanın Halil
harman önü düvenciler gelirdi,
eksik çakmak taşlarını tamamlayarak,
düvenleri tamir ederlerdi
semerci havut otunu[1]
uzun çuvaldızlarla
sıkı sıkı dikerdi,
boyacılar her kazana ayrı renk koyup
renk renk boyarlardı
gelin tacı olacak tavuk tüyleri
ıstarda heybe, yün yastık olacak yünler
yumak, gelep yün ipler
kazanda kaynatıldıktan sonra
çelenlere sererlerdi
o günlerde çalılıklar, çelenler, taşlar hatta eller
mavi, kırmızı yeşil renk - renkti
"-Sücülü'lü Bıkkanın Halil
artık hacı,
ha! Hecaza[2] getmiş garısıynan
hac'ıda arkadaş olmuşlar
Yalavaşlı bi basmacıynan[3]
devrisi yıl[4] bizim Sücüllülü kökboyacı Hacıağa
oğlan everecekmiş,
çekilip varmış..
gapısını çalmış..
hacı arkadaşını zeyaret etmiş
dünürüynen, geliniynen oğluynan
Yalavaşlı bunnarı görmeden daha
en yünsek mertebeden
"-vayyy aleyküm!! es-selam
ehlen ve sehlen
koşun çocuklar goşuunn..
çay söyleyin hacı amcanıza, dünüürbubanıza
davşan ganı ossuuun
amman ha!
gardaşıımm..
Hecaz arkideşim teşrif etmiş mekanımıza
adımına nur yağsın, inşaallahu Teala
Allah bin gatından iyrazi ossun"
Halil Ağa
"-hacım şu kaça" dese
hacı"-yau sana ne oluyo
kes oğlum ondan om-beş metiro"
Halil Ağa "-okuluk" deycek olsa
"-oğlum ayır ordan ikkiyüs parça"
iççamaşırı, dış çamaşırı
örtüsü, çarşafı, dastarı[5]
peşkiri, tülbendi, şarpısı
papbası, çorabı, gelinliği, fanilası
hamam havlısı, şampiyonu°, kınası
takunyası, sabını, meşrupası[6]
cukcuğu[7], bardağı
altılı pasda dakımı
bizim Hacı Halil Ağğa susmuş
hacı basmacı coşmuş;
gelingıza[8] sormuş
damada, hacı hanıma,
dünüre, dünür hanıma
keşmiş, biçmiş, yığmış tezgaha
bazılarını da sarıp sarmalayıp
"herkeşe teş(h)ir olmaz,
sadaca mühim doslara
tafsiyye" ettiklerini de yan tarafa
göz alıcı ne varsa, desteleyip, sarmalayıp,
paketleyip koymuş
gözleri felfecir[9], dili "ha-şa"
"sümma(ha)şa" okumuş
"-gaynanaya fistan[10], gaynataya gömlek
hacıhanım apla'ya çar, fistan, önecek[11]
hacım sana da illa bi dakım elbise gerek"
lazım olan-olmayan aklına ne gelirse
bebelere, gayınnara,
görümcelere, baldızlara
yakınnara, büyükannelere,
evlerdeki dedelere
el içine çıkılacak, lazıma baha ermez
"-ehemmimi, mühimime
tercih etmek ilazım Hacım
işimize gelse de, gelmese de"
……….
"-hacılık bir humayın gibidir
ahiret gardaşım
gün çalsa ilekelenir"
……..
"-eyisi mi sen beni diğne[12]"
yükte hafif, pahada ağır
Hali Ağğa susmuş ister-istemez
hacı arkadaşının bir bildiği vardır
"-iyi ki" demiştir, "değilse
bunlar akıla gelmez,
lazıma baha ermez"
..
"düğünde bayramda gonşu akıla gelmez
eyi kiyne gelmişiz hacı arkedeşine"
..
"yolu bilene gılavız gerekmez
emme ve lakin danışmak gerek bi bilene
arab eli öpmeynen
dudak kirlenmez"
hacı basmacı;
Halil Ağanın düğün
tedariğini tamamlamış
kendinde bulunmayanı
sağdan-soldan getirterek
"bu zamanda böyle dostluk mu var"mış
herkese bir hecaz arkadaşı gerek
Yalavaşlı;
kendince bir sürü hesap etmiş
Halil Ağa
"gelinliği bari kiralık alsak"
diyecek olsa
"-ne! sen napıyon yau"
!……………
"-töbossun olmaz Hacı
ben gelinime elin gullandığını
gulladırır mıyın heş" dermiş
Halil Ağa
"-şu varıdı hacım" demeye kalksa
"-ben gözel gelinime
eski şey mi gullandıracan bee"
sonura hacının gulağına eğilir,
"-destur ver hacım, orda bi dur
senin bildiğin gadak,
benim unutduğum mar
bişiy biliyoz ki!
senin eyinliğine
emme ve-lakin illa!!!"
bir azametle hiddetlenir..
"-dediğin gibi bi tedarik görceğsen
ged!!…
..
get başga yerden al arkideş"
..
"-benim malıma..
garezim mi var len
düğün dediğin ömürde bi tefa
sen beni diğne
ele bakma
hacım üş gün sonura ilaf-söz olur,
daş yerinde ağırdır,
ağırıkan yeyniceklik[13] etme
vesveseye gark olup da,
kör şeytana uyma
neneceen
sen beni diğne arkideş"
"-sen, gel ben hacı arkideşini,
ahret gonşunu diğne[14]
hincikinner asri,
zamane…
zaman sana uymaycak,
sen zamana uyacan hacım
zaman bizim zamanımız de(ğ)el gari
onnarın zamanı,
iki gün sonura baş kakıncı olur neme lazım"
..
"-Allah m(uh)afaza
sen bana gulak ver
sakalını yerine goy
güccük hesabı boş ver
he hacım!
he benim Hecaz garındaşımm"
[1] havut otu: hasır, hasır otu
[2] Hicaz: Müslümanların Hac bölgesi
[3] basma: pamuklu bez, basmacı:manifaturacı
[4] devrisi yıl : ertedi yıl devreden yıl.. müteakip yıl
[5] dastar: Sücüllü'ye özgü beyaz pamuklu dokuma baş örtüsü, çember
° şampuan
[6] meşrupa / maşrapa: kulplu tas, su tası
[7] cukcuk: sürahi (su boşaltırken cukcuk diye ses çıkardığından olmalı
[8] Gelingız / gelinkız : gelin olacak ya da yeni gelin olmuş kişinin nişanlısı ya da eşinin ana-babasına göre adı
[9] velfecir: göz, (kurnazlıkla) ışıl ışıl parlayan göz
[10] fistan: kadınların (omuzdan ayağa kadar uzunlukta) giydiği tek parça basma entari
[11] önecek/önlük: belden aşağı önü kapatan(60x90) düz çizgi işlemeli dokuma
[12] diğne : dinle
[13] yeğnicek:hafiflik,düşük iş
[14] diğne: dinle, kulak ver
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.