VAZGEÇ!
Deniz dalgalanmış sana gülüyor.
Yakamoza aldanma,
Yalan söylüyor,
Seni senden başka,
Kimse bilmiyor…
Uyandığın sabahlar “hayır” olsun sana.
Ayakların çıplak, donmuş bedenin.
Ağzın var dilin yok,
Buz kesmiş tenin...
Yüreğin yanıyormuş, bakma o yana.
Güneşe dön umutla, bitsin dertlerin.
Her yeni günde gülümser sana…
İlkel bir yaşam sürmezsin sen.
Sigarada dumanı durmadan tüten,
Güneşe karşı gülmelisin sen.
Olmuyorsa muradın tükenip yılma.
Gülmeyen yüzleri, görmeyip geç ki,
Uyandığın sabahlar “hayır” olsun sana.
Mavi gücün simgesi,
Yeşil meyvesi…
Maviymiş, yeşilmiş boş ver bunları
Hazan mevsimiymiş kimin umurunda,
Kıskandır ilkbaharı,
Sev sonbaharı.
Varsın deli desinler, bakma arkana.
Sevdiğin kadar yaşa,
Tükenmez ömrün…
Karşılık görmeyince solmasın yüzün.
Ay ışığında söyle hasret türkünü,
Sazınla, sözünle, can kat ki, cana,
Uyandığın sabahlar “hayır” olsun sana.
İşte hayat bu!
Ruhunda gizi,
Yaşamak bir oyun, sense oyuncu.
Bir dizi biterse, başlar bir dizi,
Dikkatli oyna ki, olma sonuncu.
Mahvetme hayatı reyting uğruna,
Bir daha gelemezsin yön ver dünyana.
Vazgeç ki, beşikten,
Düşme eşikten…
Yaşadığın her yaşın güzelliği var,
Ağlayıp durursan, her gün ah u zar…
Gül açarsa yüzünde, en taze bahar.
Kalmadı fazla zaman, hesaplasana,
Uyandığın sabahlar “hayır” olsun sana.
MEHMET FİKRET ÜNALAN