Dört hüzün arasındayım Sırtımda mavi gökyüzü Ayaklarımda toprak kokusu Ve kara bir iklim Anlatılır buğulanmış sözcüklerle Tahtada bugün kimin öleceği yazıyor Tarih öyle anlatıyor Yazları kurak kışları ıslak Bir ölüm dileniyor kendince Tavan arası bir bulut damlıyor içime Damlaya, damlaya ben ölürüm Adım tahtada ölenler listesinde Derken babam çağırıyor beni Ve yine Kulaklarımda dokuzuncu senfoni Kurşun yoğunluğu ile sever iken Yaşanmamış tüm ölümleri Ben yoğun düşler içinde Görüyordum babamın kurşunlandığını Üzerime damlayan her bulut Damıtılmış zehrini büyütüyor Annemin beşiğinde Dört hüzün arasındayım Sırtımda mavi gökyüzü Ayaklarımda toprak kokusu Derken annem çağırıyor beni Ve yine Kulaklarımda dokuzuncu senfoni İki kere iki dörttü Varlığı ispat istiyordu belki Ama ben açtım Açlığım ispat tanımıyordu Kara tahtada Duvarlardan çalıyordum Ezberleyemediğim adını Benim ben olma olasılığım Tartışıldı Ben olarak ölümüm Dört hüzün arasındayım Sırtımda mavi gökyüzü Ayaklarımda toprak kokusu Derken sen çağırıyorsun beni Ve yine Kulaklarımda dokuzuncu senfoni Bir ninni kaçtı boğazıma Bir resminse gözüme Kirli yakalı Yazları kurak kışları ıslak Bir hüzün En çok da zulüm yetişiyordu Ara sıra da sevgi Damlaya, damlaya ben ölürüm Yüreğim göller yöresi Dört hüzün arasındayım Üstümde mavi gökyüzü Ayaklarımda toprak kokusu Sevmeyi annemden öğrendim Ölmeyi ise hep babamdan Hayat buydu Üstü çiziliydi çocukluğumun Derken Kızım çağırıyordu beni Ve yine Kulaklarımda dokuzuncu senfoni
EDİP ÇAKI 08.08.05
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
9 Senfoni başlıklı yazı EDİP KAFKA tarafından
17.10.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.