Nedir muradın, hızlıca çiçeklerini kırarsın,
Gücün yetiyorsa senin, bahçeleri ör bakalım.
Durmaksızın harmanında dermanlarını yararsın,
Gücün yetiyorsa senin, mevsimleri der bakalım.
Hanendeleri soldurup yerle yeksan ettin köşkü,
Sazendeleri bozdurup bitirmiştin korlu meşki,
Şarkılardan yavaş yavaş kaldırıyorken nur aşkı,
Gücün yetiyorsa senin, meclisine gir bakalım.
Fay hatlarını kırarak meskene getirdin deprem,
Yapıyordun güllerini hem kasvetli hem de verem,
Dillerinin peteğine sokuyorken sık sık elem,
Gücün yetiyorsa senin, âlemini gör bakalım.
Meltem dururken meylettin fırtınalarla ayaza,
Gürledin zorlu sözlerle, kasırga soktun hicaza,
Çoğalttığın hüzünlerle yönelirken şimdi saza,
Gücün yetiyorsa senin, bülbülleri ser bakalım.
Pervane’den ne istedin kalemi aşk yazıyorken,
Onun cevher sabahları yüreğine sızıyorken,
Gönlüne nurları katıp hicranları bozuyorken,
Gücün yetiyorsa senin, matemleri dür bakalım.