Küstah mağdurluklar giyinirken yüzün
bir gitmek teşlaşı alıyor gün alacasını boynunda.
gerdanlığın katran bir akşama dönüyor, ağlıyorsun.
diyemem '' ağlama ''
öyle ki, ağlamakla ittifakı bitmez gözün.
sağanak yanmakla dinmez.
Anlıyorum da sarışınlığını
güz meltemleri nazlanıyor saçında
hani büsbütün
küstürdüğün
katran mevsimlerde zifir harelerdir.
bu senin, eksik öldüğünün
değil fazla büyüdüğünün resmidir.
Varsın aşığını usandıradursun saçların
lepiska hüzünler bağlar dururum nazlaşına.
perçeminde azgın zemheriler avutarak
beline kadar düğümlerim müsrif rüzgarları.
Fakat, hırçın bir ayaz kimlik soracak ellerine
alnında kaderleşen sis bulutlarını dağıtacak gözyaşı
bu iklimde hüzün de üşütür nitekim...
Evet benim de buz gibi donacak gözlerim
evet, kanayacağım
yanağında, öptüğümün hemen altına
yani zülüflerinin kırmızı gizlediği kılcal atlasa
tuval beyazı ayrılıklar yürüdüğünden
dudaklarım.
Biliyorum da sarı-sıcak saçlarını
ardımda ateşe meylediyor usulca.
yani yüreğimin çölünde
yakıcı fön nöbetlerinde
ıssız inzivaların münzevi kalabalığına
bıraktığın geçişimdir.mutlaka öyledir de-
yangının, hangi halde aslı teninde kerem -?
Küldür demiştim, aşksal tutuşmalarda nihayet sönen
halbuki
ilk görüşte tenini kavuran aşk
son görüşte cehennem.
emre yılmaz / 2012
(
Lepiska Hüzünler başlıklı yazı
Emre Yılmaz tarafından
22.03.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.