Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Dilenci

öyle derin ve gökyüzü gibi,
her dem ağlamaklı gözleri.
Erciyes'te bile yoktur duruşundaki heybet,
yürek sızlatır sızlanışı: 'Yardım et!'
benimse kalmamış cebimde hiç nafakam,
   -belki yarın... yine gel mübarek anam.
donuyor ellerim, karlı hava, hayli serin,
   -yok mu senin oğlun, bir erin?
-öyle kocanın belasını Allah versin!
ayyaş kovdu beni, dün öğleyin
düşman başına oğul dersen,
yalvarır hergün -bir onluk versen-
kızıma laf yok, başıma taç,
gel gör ki o da ele muhtaç!
rezil oldum oğul ele güne
bir ocak attım komşunun kömürlüğüne
yatağım yorganım var, rahat yerim
ağlar ağlar dua ederim
canım çıksın, bitsin kederim!
...
 -kusura kalma oğul, ağrıttım başını,
sen, sen ol, akıtma anacığının yaşını.

yırtık cebinden çıkardı kirli bir mendili
gözleri susmadan sustu dili.
uzaklaşırken maviş kadın, adım adım,
öylece ardından, bakakaldım...


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Dilenci

zamansız zamansız