Gel Ey Sevgili
Gecenin uçsuz
bucaksız karanlığında,
Dertlerin en
ıssız otağında,
Rüyaların
karmaşık çıkmazlarında,
Gel bir seher
vakti miraçta ki burakla,
Gecenin uçsuz
bucaksız karanlığında…
Güneşin sensiz
yakan alevinde,
Sensizlikten
daralıp, bunaldığımızda,
Cehenneme adım
adım yol aldığımızda,
Bir vakit
doğduğun gibi faran dağlarından,
Yesrib şehrine
usulca,
Doğduğun gibi
veda tepelerinden medineye,
Gel doğ gönül
tepelerimizden,
Karanlık, baygın
ruhumuza,
Güneşin sensiz
yakan alevinde…
Kamer geceye gömüldüğünde,
Denizler
kaynatılmaya başlanınca sessizce,
Dağlar santim
santim yürütülünce,
Mekke ve
Medineye,
Yüzünden kamere
sızan nurunla,
Gel hira
dağından,
Haticeye
geldiğin gibi,
Cibril
nefesiyle,
Gel otur
başkasıyla dolduramadığımız,
Gönüllerimizin başköşesine,
Kamer geceye
gömüldüğünde…
Gel ey tarifsiz
en güzel sevgili,
Helalle haram
birbirine girdiği,
İyiyle kötünün
karıştırılır olduğu,
Tek bir yanlışın
bütün doğruları tükettiği,
Ahir zamanda,
Gel ey tarifsiz
en güzel sevgili…
Gözlerimiz bize
de gelir mi diye beklerken umutsuzca,
Adın hece hece
dilimizde,
Mısra mısra
şiirlerimizde,
Sensizliği
solurken çaresizce içimize,
14 asır
ötesinden,
Bir seher
vaktinde,
Gel sessizce,
Gözlerimiz bize
de gelir mi diye beklerken umutsuzca…
Gecenin uçsuz
bucaksız karanlığında,
Güneşin sensiz
yakan alevinde,
Kamer geceye
gömüldüğünde,
Gel ey tarifsiz
en güzel sevgili,
Gözlerimiz bize
de gelir mi diye beklerken umutsuzca…
Celâlettin YÜNEL
Dertlerin en ıssız otağında,
Rüyaların karmaşık çıkmazlarında,
Gel bir seher vakti miraçta ki burakla,
Gecenin uçsuz bucaksız karanlığında…
Güneşin sensiz yakan alevinde,
Sensizlikten daralıp, bunaldığımızda,
Cehenneme adım adım yol aldığımızda,
Bir vakit doğduğun gibi faran dağlarından,
Yesrib şehrine usulca,
Doğduğun gibi veda tepelerinden medineye,
Gel doğ gönül tepelerimizden,
Karanlık, baygın ruhumuza,
Güneşin sensiz yakan alevinde…
Kamer geceye gömüldüğünde,
Denizler kaynatılmaya başlanınca sessizce,
Dağlar santim santim yürütülünce,
Mekke ve Medineye,
Yüzünden kamere sızan nurunla,
Gel hira dağından,
Haticeye geldiğin gibi,
Cibril nefesiyle,
Gel otur başkasıyla dolduramadığımız,
Gönüllerimizin başköşesine,
Kamer geceye gömüldüğünde…
Gel ey tarifsiz en güzel sevgili,
Helalle haram birbirine girdiği,
İyiyle kötünün karıştırılır olduğu,
Tek bir yanlışın bütün doğruları tükettiği,
Ahir zamanda,
Gel ey tarifsiz en güzel sevgili…
Gözlerimiz bize de gelir mi diye beklerken umutsuzca,
Adın hece hece dilimizde,
Mısra mısra şiirlerimizde,
Sensizliği solurken çaresizce içimize,
14 asır ötesinden,
Bir seher vaktinde,
Gel sessizce,
Gözlerimiz bize de gelir mi diye beklerken umutsuzca…
Gecenin uçsuz bucaksız karanlığında,
Güneşin sensiz yakan alevinde,
Kamer geceye gömüldüğünde,
Gel ey tarifsiz en güzel sevgili,
Gözlerimiz bize de gelir mi diye beklerken umutsuzca…
Celâlettin YÜNEL
Gel Ey Sevgili başlıklı yazı cllttnynl tarafından
09.04.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.