Zamansızdır hayatın oyunları önce yazar, çizer sonra bu rol senin der. Yarım yamalak ezber, hatalıdır her sahne ama oyun bu ya. Şans aniden güler ve sonra bahtının peşine düşer.İnsan fukaradır meçhulden yana her anını yaşasa da hayatın hep yarından bihaber. 
Teker teker düşer yaprakları savruktur takvimler.Kimse dur diyemez zamana o bildiği gibi hükmünce ilerler.İnsan, zaman, hayat ve kader bir bilinmez sona doğru giderler.

Yaşamak nefes almanın ötesinde doymaktır ki beşer rızkını takip eder. Çalışır çabalar ekmeği toprakta mayalanır taştan çıkar. Nokta kadardır bazen ümit ve koca bir dağ gibi büyür riskler.
Rabbi çalış der, çalış ve iste kulum,vereyim ama sende emek ver.
Rızkını çalışmadan bekleyen kul boşluğa düşer. İnsan bu, elinde, dilinde, gönlünde marifettir emeği, her aralık kapıdan bakıp şansını dener.

Fani bir ömrün yaşam denilen sürecinde arının rızkı baldır, çiçekleri gezer. 
Ve insan arıya eş, karıncayla kardeş örneklerse nefsini ve sabrında kaim olursa elbet amacına giden yolda ağır, ama emin adımlarla ilerler.

Zorluklar çıkacaktır, hatta işte bu sonum diyeceği noktaya da gelecektir ve dahi tüm ümitlerinin bittiğini, çabasının boşa olduğunu da düşünecektir.
İşte o anda bir tek sesi dinlemelisin yüreğinde ey insan, Rabbin vehme düşme kulum, devam et sebat et, iste benden der. Gökteki yıldızlara, aya, yerdeki yeşile, kara toprağa bak ibret al.
Nasıl solar her mevsim dönüşünde ağaçlar, kırlar, çiçekler. 
Ve nasıl sabahla birlikte yok olur gökte ay ve yıldızlar. Ya kuşlar, nasıl aynı şevkle, her mevsim dönüşünde sıcak ülkelere göçmek için sefer ederler, neden hiç üşenmezler vazgeçmezler?

Dünya üzerinde rızkı için çalışır her meslekte kadınlar, erkekler. Kimi öğreten olur, kimi keşfeden, kimi pişiren olur kimi üreten. İpek yolu gibidir hayat, her ölümlü son nefesine kadar bu yolda tacirdir, ekmeği için gerekirse hicret eder.

Her kim ki iman sahibidir, o umutsuz değildir. Allah inanarak açılan elleri boş çevirmez Allah, çalışan ve (Hak Çalabım) diyen kulun emeğini karşılıksız bırakmaz.
Allah ekmek kavgasında hiç bir kulunu yenik düşürmez. İşte onlar ki peygamberdiler, onlar bile çeşitli mesleklerde çalışıp rızkını kazandılar. Çobandı, marangozdu, demirciydiler.

Hatta kadınlar işlediler, ördüler, diktiler ve onların ecesi (Hz Muhammed ) in Haticesi, özüne ve Rabbine güvenerek ticaretle kazandı,nasiplendi nasiplendirdi. İşte Allah onları kutsadı,size gönderdiğim önderlerinizdir görün, örnek ve  ibret alın demedi mi?

Ey ruhu nurdan bir suret, bedeni ölümlü fani! 
 
Bil ki hayat yolunda payına düşen her şeyi sırası ile yaşayacaksın. Kader oyunlar edecek sabrın sınanacak zorlanacaksın. Zaman bazen aleyhine, bazen lehine ilerleyecek, sen durmaksızın ardından gideceksin. Unutma ki sana verilen bir ömürlük sürede, sen hayatı Rabbinden bir nimet-i ikram olarak kabul etmedikçe boşluğa düşersin. O, Allahın adıyla besmele çekip başladığın her işte bereket ve rahmet vardır, sakın ola ki vazgeçmeyesin.Hayat tarlanı isyan etmeden sabırla ekip biçmelisin..

Ş.AYDOĞAN  / GÜLCENAZ / YALOVA  / 23.4.2012

TALAK SURESİ / 3)

Geniş-imkânları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç bir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir.

( Hayat Tarlası başlıklı yazı Şükran Aydoğan tarafından 23.04.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu