Daha
dün, yazdan kalma bir sarhoşluk vardı
Üzerimde.
Başımda
duman duman sonbahar yelleri esiyordu
Yer
gök flu
Geçen
yıldan emanetin kalmıştı şuralarda bir yerde
Acele
et!
Karakış
geliyor gönül bahçeme…
Tipi vurmuş yüreğime göz gözü görmüyor.
Bir
yandan kar diğer yanda boran,
Geçit
vermiyor sevdaya.
Saçaklarda
buzlar gerdanlık olmuş
Bir
bir diziliyor bağrıma.
Koca
çınarlar beyaz örtüye teslim,
Rehavete
uğramış yıllar teğet geçiyor,
Yorgun,belli
belirsiz sallanıyor dallar.
Eskisi gibi gölgesi yansımıyor yaprakların.
Yuvasını
kaybetmiş kanadı kırık kuş,
Duruyor
pencere önünde,
Bitkin
ürkek ve şaşkın bakıyor gördüğüne
Belli
ki oda can sıcaklığı arıyor,
Bir omuz ki güvenilir.
Ayaz
yemiş yüreği kan revan.
Avuçlarımda minik serçe savunmasız titriyor.
Gözlerim
dalıyor bir an maziye.
Buram
buram kestane kokusu yayılıyor odaya
Sobanın
üstünde çaydanlığın tıkırtısı,
Müzik
sesine karışıyor.
Kapatıyorum
gözlerimi
Eski
şarkıları mırıldanıyorum içimden.
Bir
odun daha atıyorum.
Kor
ateş aydınlatıyor odanın duvarlarını,
Siluet’in
yansıyor pencereye.
Camların
buğusuna ismini yazıyor
Resmini
çiziyorum en son halinle.
Geçen yıl bu günde kar yağıyordu,
Aklımda kaldığı kadarı ile
Bu
kışta yoksun yollarına çığ mı düştü?
Kahretsin;
sen düştün yine gönül dağlarıma...
Tabiat
beyaz gelinliğini giyinmiş
Saf
ve temiz,
Mutluluğa
çağırıyor beni sensiz.
Çok geride kalmış ‘o’ günler
Bir
daha severmiyim oda belirsiz.
‘’Sahi
havalar soğuk kalın giyin üşütme emi''
Gamze
YAĞMUR
12.11.2012