“-ne zaman …

bi yaşlı kadıncağız görsem

            elleri nasırlı,

beli bükük,

gariban!

amaa; gözleri…

            gözleri sevgiyle bakan

nur içinde yatasıca

            anam düşer yadıma

 

çaresizliğinden çare telkin eden

“Allah beterinden saklasın,

beterin beteri var ay yavrım” deyen

güçsüzlüğünden bize

            umut yeşertmeye çabalayan,

 

yoktan ….

Hiç yoktan var eden

hiçbir şeyi

esirgemeyen

her öğünde bulup-buşurup

sofayı donatan,

çocukları olmadan

boğazından  yarım lokma geçmeyen

adeta bizim yediğimizle doyan,

 

bayramdan bayrama da olsa

sofrada birimiz olmasa

            yüzü gülmeyen

daha doğrusu yüzü hiçbir zaman gülemeyen

gönüller dolusu hayırlı güzel dileklerini

“ümmed-i Muhammed’in tüm evlatlarına”  da dileyen

eli böğründe; yoları gözleyen

 

bi araba düdüğü duyulsa…

gecenin geç yarısında

şoseden bi araba şavkı yalasa Yıldız Güneyi

Akgedikden bir araba dönse

Köyde bir kamyon gürlese

evladını beklermiş anammmm

 

nerden bulduysa o günün behrinde

kimden ödünç aldı kimbilir

kimbilir nasıl geri ödedi

inan o zaman da aklıma gelirdi

guşağının katından  çıkardı da iki buçuk lirayı

“-eyi sakla, düşüreyin deme imi” diye

cebime sıkıştırdı”

bilmen niyeyse bi dondurma alıp yemedim

            o iki buçuk lirayla

sanki sarılira[1] sahibiyiz, Öyle ya”

 

aaah anammm!

yoldan her geleni

            kendi evladı sanan

değilse, hiç değilse bir selam bekleyen,

“iyi” haberine

            kuşkuyla yaklaşan,

gözleri yolda

gönlü, gurbete uçan

evlatlarının, mutluluğunda

sağlık haberlerinde

ecel geldiğinde bile

mutlanan

anam……….          

 

anam düşer yadıma

anamın yakdığı ağıtlar

“-yağmır yağar

            dereleri sel alır

gurbete gidenin

            yarin el alır”

almadı mı tabii aldı.”

 

“-gurbete gedenin sadece yarini değil

anasını da el alıyormuş,

….

ilk zamanlar  baya ağır geldi

ha deyince kabillenemedim

anasını el almayan bilemez..

 

ama biraz de akıl ermezlik tabi

bizim gedeler  n’olcağıdı,

öyle ya.. başlarında kim olcağdı,

anam bir başına nasıl baş edecekti,

duyunca öfkeden deliye döndüydüm

güya babamın hısımı akrabası yarenlerine

büyüdükçe hak verdim,

öne düşüp, yol gösdermelerine

bilmem onlar önayak oldular

bilmem anam vardı”

………

her neyse

şükür..

hiç değilse başlarında biri vardı

benim elimden ne gelirdi.

 

hayat bizler için çok zor oldu hep

ya da o zaman herkes için

o zaman.. o zaman

gitsin de gelmesin.



[1] sarılira: Cumhuriyet öncesi, Osmanlı dönemi resmi para 7 gr ağırlığında altın sikke

( 40 Yıl Sonra 5- Ahh Ahh E başlıklı yazı İ.ÇELİKLİ tarafından 4.02.2013 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu