ağabeyim, laf aramızda:
her sene bekliyorum coşkuyla Ramazan ayını.
her senen aynı duayı ediyorum:
ey, güzel Allah'ım, diyorum ne olur tüm insanlık senin gibi merhametli olsa.
hep tahayyül ediyorum Ramazanda herkesin yüreğini daha temiz tutacağını herkesin birbirini kucaklayacağını.
keşke her ay Ramazan olsa.
hayırlı Ramazanlar diliyorum ağabeyim.
ne güzeldi şiiriniz.
var olun.
çok da geçmiş olsun.
selam ve saygılarımla değerli hocam kıymetli ağabeyim.
huzurun ayak sesi ve de kendisi.
Yüreklerin sultanlığıyla dans etsin gönül
kutlarım güzel şiirinizi
Böylesine güzel bir şiire içten yürekten candan kocaman bir amin denir
Maşallah gelir gelmez döktürmüşsünüz
Kutlarım Tüm ramazanın İslam alemine mübarek olmasını temenni ederim
Acılarımla istiflendiğim,
Mezar
Büyüklüğünde bir hicran.
Sevmelerin meali ki henüz rast geldim kendime
Kinayesi, kibri bitimsiz ömrün
Kim bilir kaçıncı dönemecinde.....Yanlızlık içimize yaptığımız bir yolculuk... Aslında o kadar alıştıkki yalnızlığa kalabalıklar çekilmez oluyor... Yalnızlık belkide en güvenilir liman....saygılarımla.
ne düşünüyorum bazen?
sözcüklerin yetmediğini.
ama sözcükleri yettiren bir kalem olduğunuz için her okuyuşumda sözcükler başka dünyalara kucak açıyor.
hayatı yaşanır kılan nedir sahi, değerli hocam?
elbet sevgi ve inanç ve değer verdiğimiz güzel insanlar.
güzele odaklanmak bazense güzel kılan iken hayata b/akış açısı.
usuldan mı usulen mi?
geceyi gündüz bilmek gündüzü gece ve kocaman bir rahmet iken karanlığı ve geceyi dilen.
özlemse yerleşik hüzne dağlar ekleyen ve dağ misali kimi insan ulu bir çınar gibi dayandığımız
elbet sevginin gücü.
sizler.
ve hayat iken sancılı bir oluşum.
yalnızlığın ölçümü ve sevgi iken tek ölçüt.
neyi neyden sevdiğimiz değil bilakis sebepsiz dokunmak yüreklere ve de asılı kaldığımız o gök kubbe ki
son zamanlarda kendimi bulduğum tek mekan bulutlarla olan yarışım aslında kendimle olan savaşım.
ki durduk yere yazmıyorum bu anlamda teşekkür ederim.
çünkü kendime i...
Her türlü badirenin sonunda tek br gerçek var yine de
her şeye rağmen
hayat devam ediyor
kutlarım
var olun ağabeyim
Allah a emanet olun
sonsuz selamımla
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
tebrik ederim dost
saygılar selamlar
Her insanın iç yolculuğunun kendine özgü olduğunu düşünüyorum! Kendini kaybetmek çok çok ağır bir durum.. Ama bu durumun bile kendine gitmekte bir merhale olduğunu biliyorum.. İçimizde sıkışan olumsuz duygulardan arınmak huzurun ta kendisi!. Medrese eğitimi almışçasına tasavvufi terimlere hakimiyet var şiirlerinizde, içsel yolculuğu adım adım izah etmişsiniz, kutlarım kaleminizi. Güzeldi. Selam ve saygılarımla
Leyla'yı Mevla'ya açılan bir kapı eyleyebilenlere ne mutlu.
Selam ve sevgiler.
"Bir renkti hayat aslında hayatın ta kendisi idi şiirler ve külliyen yalandı hüznü ne zamanki yolu bir şiire düşse ne zamanki şair aşka düşse ne zamanki içine düştüğü kuyudan kurtulmanın ertesinde şükür yüklü yüreğiyle yolu illa ki Rabbine her düştüğünde zaten biliyordu kurtuluşunun nerede ve kimde saklı olduğunu ve sadece umuda bandı kalemini şair bazen hüzün olsa da duyumsadıkları aşkla ve inançla yaşamanın ta kendisiydi teslim olduğu kalemi aynı zamanda şairin kalesi iken…"
Hece ve sözlerle kelimelerle dost olan kardeşimi okudukça bambaşka bir düşünce dünyası içinde geziniyorum, maşallah kardeşime ,defalarca okunası içinde gezilerek kendi kendine yani okuyucunun haz aldığı kendine dönerek kendini kendi içinde bulacağı bir yazıydı kardeşimi tebrikler ederim ,selamlarımla.
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Dost emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
hep hep inandım ve sevdim elbette insanları çünkü içimden gelen belki de gaipten gelen bir coşku ile hep tutundum insanlara yapıştım yakalarına.
bunu bahşeden O idi.
O ise kendimi hep yakın hissettiğim.
doğaçlama sevdim insanları doğaçlama yaşadım yaşamaktayım da ağabeyim.
hep aynı kaldım.
içim dışım bir.
heppp canım yandı ağabeyim ama Allah ın bildiğini neden kuldan saklayım?
elbet rast geldiğim insanlar hele ki iş dünyasında hatta oturduğumuz semtte.
Allah sevgim ve içtenliğim ve neşem ve çocuksa tebessümlerim hep hep yanlış anlaşıldı.
çocukluk arkadaşlarım nasıl değişmiş meğer oysaki beraber büyümüştük.
pay ettim onlarla sıkıntımı derdimi.
sonra dilden dile yayıldı.
hep gıybet hep kötü niyet başıma gelen bu oldu.
vee her şeyden vazgeçtim sonunda her şeyden
hatta kendimden.
ağabeyim insanın hayalleri de mi çalınır?
ben yeniden hayal kurd...
Aslında düştüğümüz çamur kirletmeliydi bizi,
Çünkü bizim hamurumuz, özü çamur, çamurdan yaratılmadıklmı? O yüzden, secde etmedi şeytan bize, çamura bulamamak belkide kibir.... Bizi insan yapan belkide çamur olmak çamurdan uzaklaşırken tanrı yolunda iblisin kandırmacasına düşmek daha kolay belki, insan olup insan kalalım, hata yapalım aşık olalım, tüm kusurlarımızla....özür dileyim. Mutlu olmayı unutmayalım belkide hayatın gayesi bu...
Doğru söylediniz zaman geçmiyor zaman sabit insan zamanın içinden geçiyor! Bir kaç haftadır corono ile uğraşıyorum dolayısıyla evde kalmak zorunda kaldım bu esnada da iyi hissettiğim anlarda zamanı araştırdım şiirinizde tesadüf etmiş bu anlamda.. Şu kanıya vardım ki ; hepimiz aynı zamanda yaşıyormuş gibi algılasakta aslında öyle değil, belki ben yüzyıl sonrası algısında bir diğeri yüzyıl öncesi.. Üç boyutlu algıya sahip olduğumuz için bunu apaçık anlayamıyoruz!. Bu sadece benim kuvvetle muhtemel fikrim.. Kutlarım sizi hocam, dikkatimi çeken hep böyle sorgulatan konuları işliyorsunuz! Çok güzeldi. Selam ve saygılarımla
Çok dikkat çekmeyen bir konuyu misafir etmişsiniz kaleminize... Ben de çok seviyorum kedileri, hatta yavru bir sokak kedisini aldık evde bakıyoruz şimdi. Aşıları, özel yemleri, oyuncakları, ilaçları, tarakları... Yani, neredeyse evde bir insan kadar masrafı var ama, çekyata uzanıp televizyon kumandasını elime aldığım anda atlıyor kucağıma ve kumandayı bırakıncaya kadar elimden, rahat bırakmıyor beni, bir şeyler anlatmak istiyor, biliyorum ama, her zaman onunla ilgilenemem.
Hassas yüreğinizi tebrik ederim üstadım.
selam, saygı ve muhabbetlerimle...
''Şiir, okuyan ne anlamışsa odur.'' diye bir yargı vardır. Şiir eğer buysa bu şiire çok çok farklı yorumlar yapmak mümkündür.
Mesela özlem duyulan bir sevgiliye yazılmış bir şiir denilebilir.
Evet bu şiirde bir sevgiliye özlem söz konusu ama bu sevgili nasıl bir şey?
İşte bu noktada aklıma bir Amir Ateş bestesi gelir:
''Bir kzıl goncaya benzer dudağın/ Açılan tek gülüsün sen bu bağın''
Bu şarkıyı ve tabii ki şarkının güftesini herkes kızıl dudaklı bir kadın için yazılmış zanneder. Oysa şarkı peygamberimize ithaf edilmiş şiirin besteleniş halidir. Yani şarkı da şiiri de Peygamberiize ithaftır.
Bu şiirde de özellikle şu mısralar bu şiirin beşer olan herhangi bir varlığa ithaf olmadığını gösteriyor bence:
''Seninle başlamayan
Hiçbir şeyi okumuyorum…''
Hangi kitap bir varlığın ismiyle başlar? Elbette Kur'an.
Kur'anı kim okur? Elbette Allah'ı çok seven ve onu en çok zikreden:
Eve...