Böyle de ilginç bir durum var gerçekten...
Aile toplumun en küçük birimi ve temel yapı taşı. Bir insan ile hayatınızı birleştirdiğiniz zaman sonrasında da hayat iyi gidiyorsa sizden mutlusu yok demektir. Aile olmak ve onu korumak durumundayız toplum olarak. Kadın olsun erkek olsun sevgi saygı çerçevesinde yürütülürse hayat, zorluklarda daha kolay aşılacaktır. Varlıkta ve yoklukta diye söz verilirken evlenme zamanı sonrasında da bunu akıldan çıkartmama lazım. Ailelerin iyi olması demek toplumun da sağlıklı kalması demektir... Kutlarım güzel yazınızı...
Birileri kasıtlı olarak unutturdular üstadım.
Bunları unutmamak inanç meselesi.
Milletin inancını yok ettiler.
Selamlarımla.
Bir zamanlar ahlak ve dürüstlükte dünyanın bir numaralı milleti iken şimdi ise ahlaksızlık ve sahtekarlıkra bir numara olduk galiba?
Bir haberde okumuştum sahtekarlıkta dünyanın önde gelenlerin listesindeymişiz.
Ne acı bir durum.
Bizi bu hale getirenlerin Allah belasını versin.
Selamlarımla.
Şiirin bıraktığı iz, son dizeden sonra da uzun süre silinmiyor. Yüreğinize sağlık selam ve saygılarımla
Baban..
"güzün tadı olmaz" derken biliyor muydu yakacağını
yoksa onun sözüne kandığımız akşamlarda mı bıraktık
meyvelerimizi aramayı?
öyle ya da böyle.
bugün eskiler biliyordu dediğimiz bir inancın ortasında kaldık.
şimdi toprağımı geri aldığım günlerde
secde ederken ona bırakıyorum suretimi;
zarfsız, sözsüz, aracasız.
o ve ben..
bu baharın tadını babanın gölgesinden bahışladık.
bu baharı alacaklarımızın üstünü örtmek için
bal çalar gibi verdi hayat ağızlarımıza.
iyi ki..
iyi ki toprağına düşürdüğüm cemreden meyve verdik
arafta kalmış hayatlarımızın yangınını
bir masanın kefaretiyle ödeyecek kadar
sorumluluğunu alabilelim duygularımızın yeter.
içine ektiğim tohumlara
sahip çık sevgilim
unutma ben olmasam da
olamasam da
onlara dizlerinin yere çökeceği günler için
mayıs gülümsemesi kondurdum.
sessizliğini aklının odalarına mapus yapma diye
kelimeler sakladım; adı güneşe benzeyen.
bıraktığın avuçlarına yüzümün izini
saçımın kokusunu
duygumun busesini sıkıştırdım.
Ben seni
terk edilm...
Günlerdir içime geri döndüğümde
biri beni ayaklarında sallıyor
biri kucağına almış seviyor
biri beni sanki bir an sonra
alamayacağımdan korktuğu nefeslerimi sayıyor.
günlerdir biri sanki damarımın hassas yerlerinden sızıp da
bir bebekmişim gibi sessizce uyutmaya çalışıyor..
dün gece sallarken gene beni anladım,
senmişsin.
dün gece
kuyruk acılarımızı kendine katık eden adamın
sahne arasını gördüm yıllardan sonra
bir yanı
benimle yeniden gözümün yaşına bakmayacak kadar;
savaşmaya hazır
bir yanında
benden bile habersiz sessizce sızıp
bir çocuğa kucak açacak kadar geniş..
şimdi düşünüyorum;
biz iki kişilik biletlerimizin birini neden hep yaktık?
Evet iki ahmaktık yıllar önce.
iki korkak.
dönüp almaya vaktiğimizin olmadığı bir sofrayı bıraktık biz.
misafirpervilikten yoksul,
bir yetimin gözyaşından daha mahsunduk.
suskunluğunu emanet diye verdiğin günün ortasında
babamdan kalma bir şimşek çaktı
başımın tam ucunda
anlamadım.
bütün kelimelerimin içine sığdırıp seni
gün geldi lal oldu...
Yaz da bitti kış da bitti.
Ama bizdeki yazma aşkı bitmedi.
Ömrümüz olursa nice yazlar kışlar yazmaya devam.
Selamlarımla.
10 demeye ne kaldı ki?
Seri on'a tamamlanacak galiba?
Herbiri birbirinden manidar .
Selamlarımla.
Bölüşerek çoğalıyor muyuz eksiliyor muyuz? Mutlak bir bir sevda elde kalıyor...
Tebrikler Üstadım
Selam ve sevgilerimle...
Kanatsız yüreğimin kanatlı meleği hangi kelamda saklı ki?
kuru sıkı bir tabanca mıyım da her şeye sıkı sıkı sarılacağım sonra da gümbürtüye gidecek kalp çarpıntılarım.
Aklımın vidaları bil çıkmışken zıvanadan…
Demem o ki; göz gördü gönül de aldı içine.
----Çok güzel cümlelerle örülmüş trajik bir yaşamdan hikaye --Tebrik ediyorum
Kalemine yüreğine sağlık şairem.
İnsan en çok Ağustos’da üşür,
Ağustos’un nağmelerine sarılır, sıkı sıkı.
Nice güzel şiirlere. Sevgiler
Yaz henüz bitmedi ama ölümlü olan her şey gibi o da bitecek ve gözlerimiz yollarda bekleyeceğiz yine.
Rabbim gönlümüzdeki yazı tüketmesin inşallah.
Selam ve saygılar.
Gül de bitmesin hayatımızda gülmekte... Kutlarım
yüreğiniz dert görmesin asla
Kalpler huzurla doldu.. Yüreğine sağlık kardeşim selamlarımla
Çok önemli bir konuyu ele almışsınız.Tebrik ediyorum
Aile geleceğimizin en önemli yapısı
Kesinlikle sizinle aynı düşünüyorum, yazdığınız yazının altına imzamı atarım. Ama Türkiye'deki sosyo-ekonomik dinamikler, geleneksel kalıplar ve iletişim eksikliğini göz önüne alırsak, bu ilkeler ne yazık ki çoğunlukla kâğıt üzerinde kalıyor. Bu sebepten dolayı da evlilikler boşanmayla ya da çok daha kötü şekillerde sonuçlanıyor.
Aşkın ise var mıdır sahiden edepli bir ferdi?
YOKTUR bence çünkü aşk... gerçek aşk denilen rıza makamıdır ve konumuz dışıdır... tabiki ondan bahsetmiyoruz ,biz fanilerin yaşadığı aşklar devamlı isteme yüzsüzlüğünü arsızlık sınırına getirip dayamıştır edep dediğin aşkta çoktan unutulmuş eski bir mefhumdur...kutluyorum canı gönülden kalbi selamlarımla.