Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (2 oy)

Allah Ona Bir Çıkış Yolu Açacaktır

Talak Suresi 2-3. Ayetler


Bismillâhirrahmânirrahîm.


Bazen insan hayatının öyle bir noktasına gelir ki, gerçekten önünde bir çıkış göremez.


  • Bir aile meselesi…
  • Bir geçim sıkıntısı…
  • Bir borç…
  • Bir hastalık…
  • Bir ayrılık…
  • Bir gelecek korkusu…


İnsan o anda bütün hesaplarını yapar ve kendi imkânlarıyla bir kapı bulmaya çalışır. Tam da böyle bir yerde Kur’an bize çok güçlü bir hakikati hatırlatır.


Rabbimiz buyuruyor:

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.” (Talâk, 2)


Ne kadar kısa…


Ama insanın bütün hayatına dokunan bir cümle. Dikkat edelim: Allah, “Hiç sıkıntıya düşmeyecek” demiyor. “Hiç kaybetmeyecek” ya da “Her istediği hemen olacak” da demiyor.


“Bir çıkış yolu açar.”


Demek ki müminin imtihanı, sıkıntının hiç gelmemesi değil; sıkıntının içinde Allah’ın sınırlarını terk etmemesidir. 


İnsan dara düştüğünde ilk neyi kaybediyor?


  • Sabrını…
  • Dürüstlüğünü…
  • Haramdan sakınma hassasiyetini…
  • Allah’a olan güvenini.


“Başka çarem yok.”

“Bunu yapmak zorundayım.”

“Bu kadar sıkışmışken ne yapabilirim?”


İşte takva tam burada başlıyor. Çünkü takva, rahat zamanlarda Allah’ı hatırlamak kadar; daraldığımız zamanlarda da “Allah ne der?” diye sorabilmektir.


Sonra ayet şöyle devam ediyor:

“Ve ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.” (Talâk, 3)


Burada insanın zihnindeki en büyük soru ortaya çıkıyor: “Ama nasıl?”


İşte ayet bize her zaman “nasıl”ın cevabını vermiyor. Bize önce Kimin elinde olduğunu gösteriyor. Allah, rızkın sadece bizim gördüğümüz kapılardan gelmediğini hatırlatıyor. 


Biz rızkı maaşımıza bağlarız.


  • İşimize…
  • Dükkânımıza…
  • Müşterimize…
  • Bir insanın yardımına…
  • Bir makamın desteğine…


Oysa ayet: “Hiç beklemediği yerden…” diyor. 


  • Belki beklemediğin bir insan vesile olur.
  • Belki kapanan bir kapının ardından daha hayırlı bir kapı açılır.
  • Belki beklediğin şey verilmez ama onun yerine kalbine bir güç, bir sabır, bir yöneliş verilir.


Bazen insanın beklediği rızık para değil, çıkış yolunu görebilmektir.

Bazen huzur, bazen iyi bir insanla karşılaşmaktır.

Bazen yanlış bir yoldan dönmek, bazen de insanın, elindeki imkânların kıymetini fark etmesidir.


Ama burada çok önemli bir nokta var: Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. Kuşlar da rızıklarına tevekkül ederler; fakat yuvalarından çıkarlar. İnsan da elinden geleni yapar. Çalışır, tedbirini alır, hakkını arar, kapıları çalar. Fakat bütün bunların sonucunu kendi gücüne değil, Allah’a bırakır.


Çünkü ayet: “Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter.” diyor.


Belki de bizim en büyük problemimiz burada. Allah’a güvenmek istiyoruz ama sonucu da kendimiz belirlemek istiyoruz. 


  • Duanın kabulünü biz belirleyelim…
  • Kapının ne zaman açılacağını biz belirleyelim…
  • Rızkın nereden geleceğini biz belirleyelim…
  • Olacakların bizim istediğimiz biçimde olmasını isteyelim, sonra da adına tevekkül diyelim.


Oysa ayetin sonunda başka bir cümle daha var: “Allah her şey için bir ölçü koymuştur.”


Her şeyin bir ölçüsü…

Bir vakti…

Bir zamanı…

Bir sınırı…

Bir hikmeti…


Biz acele ediyoruz, Allah ise ölçüyü biliyor. Biz sadece bugünü görüyoruz, O ise bütün yolu biliyor. Belki şu an kapalı gördüğümüz kapı, bizi başka bir kapıya yönlendiriyordur.


Belki gecikme, reddedilmek değildir. Belki beklemek, hazırlanmaktır. Belki de Allah’ın bize verdiği en büyük ders, çıkış yolunu ararken O’nu kaybetmemektir. O hâlde bu ayetleri sadece “Allah bana bir kapı açacak” diye okumayalım.


Kendimize daha zor bir soru soralım: Ben sıkıştığımda nasıl bir insan oluyorum?


  • Takvamı koruyor muyum?
  • Haramı, “mecburdum” diyerek meşrulaştırıyor muyum?
  • İnsanlardan medet umarken Allah’ı unutuyor muyum?
  • Rızkımı yalnızca gördüğüm sebeplere mi bağlıyorum?


Ve en önemlisi: Allah’ın benim için koyduğu ölçüye güvenebiliyor muyum?


Belki Talâk Suresi’nin bu iki ayeti bize yalnızca çıkış yolu vaat etmiyor, çıkış yolunu beklerken nasıl yaşamamız gerektiğini de öğretiyor:


Takva ile dur, elinden geleni yap, tevekkül et, rızkın Allah’ın elinde olduğunu unutma ve O’nun koyduğu ölçüye güven.


Ya Rabbim,


Darlık anlarımızda bizi takvadan ayırma. Çıkış göremediğimiz zamanlarda ümitsizliğe düşürme. Bizi harama, hileye ve yanlış yollara sürükleyecek kadar sıkıştırma.

Bize hiç beklemediğimiz yerlerden hayırlı kapılar aç. Rızkımızı bereketlendir. Kalbimize gerçek tevekkülü öğret ve bize, Senin her şey için bir ölçü koyduğunu unutturmayacak bir kalp ver.


Allah’ım, Sen bize yetersin.


Âmin.


Allah’a emanet olun.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (2 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Allah Ona Bir Çıkış Yolu Açacaktır

mesut-tutunculer mesut-tutunculer