İşi zor emeklinin velhasılı her devirde... Kutlarım...
Yazan ellerinize sağlık.
Güzel bir şiir olmuş.
Biz de bu güzel şiiri okuduk.
Ve canı gönülden kutluyoruz.
Selamlarımla.
Gönül makamından ne güzel bir şiir
Tebrikler değerli hocam
selamlar sevgiler
Ki…
Benim kurşunum benim bombam hep umut ve sevgi.
Keşke tüm kurşunlar, bombalar böyle olsa.
Selam ve saygılar.
Yeniden okumak ve kutlamak adına geldim kondum yeniden yürek sayfana.
Hece şiirinde ne güzel eserler üretiyorsun.
Hece, bana uzak bu yüzden hece şiirini kalemin erbabı olan üstatlar yazmalı biz de beğeni ile okurken.
Ömrüne bereket can kardeşim.
Selam sevgi dualarımla güzel yüreğine.
Güzel bir nazire olmuş, tebrikler Yıldız hocam
selamlar sevgiler
Çok çok güzel bir nazire şiir.
Emeğinize sağlık Gülüm hocam
Hürmetle
Merhaba Ahmet Bey, tespitleriniz ne kadar değerli ve maalesef bizleri tarif eder durumda. Bu acı nitelemeleri yaşamamızın elbette bir çok nedenleri var:
önceleri köylerimi yüzyıllarca süren uyuşukluktan kurtarmak için halkı toplum çıkarını önceleyen Atatürk ve ardılları Köy Enstitüleri açtılar. Köylerin karanlıklarını aydınlatan bu meşale söndürüldü.
Yıl yıl öğretmenlik itibarsızlaştırıldı. Hele günümüzde ücretli, sözleşmeli ve devlet memuru öğretmenlerle eğitim-öğretim çalışmaları yapılma(ma)ya çalışılıyor. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenler çok az ücretle çalıştırılıyor.
Daha nice akıl dışı çalışmalarla okulculuk rayından çıkarıldı. Ve bu hale geldik maalesef. hayırlısı diyelim.
Selamlarımla esen kalın.
Geçlerin çeteşelşmesi, birbirini öldürmesi ve diğer ölümlü vahim olayların ülkemizde çılgın bir hastalığa dönüşmesinin sebebi bence özellikle gençlerin geleceğini göremiyor olmaları. Çaresizlik, yoksulluk ve dizi filmlere özenerek çeteleşme hareketleri. Ve ahlaki-dini değerlerin yeterli verilmiyor olması. Eğitim politikaları sıfırın altına düşmüşse, gençlerin önüne gelecek konulmamışsa bu tür olayların yaşanması kaçınılmaz olur, diye düşünüyorum. Hiç bir gencimiz ölmesin, onlar ülkemizin geleceğinin teminatıdır. Öyleyse gençlerimiz için özel programlar hazırlanmalı. Selamlar saygılar üstadım
Çok güzel bir nazireydi değerli şairemin usta kaleminden okuduğum. Giden gitsede geride bıraktığı sevgi ışığı hep yanacak... Selamlar saygılar
Şu yazdığınız köy hayatını hayatımın çok kısa bir döneminde Erzurum'un Pasinler ilçesinde yaşadım. Elektrik yoktu evimizde. Zaten evlerin en az yüzde sekseninde yoktu. Soğuktan evimizin içindeki kovadaki su donardı ( evde soba yanarken hem de ) burnumuzun akması hiç kesilmezdi ama o şartlarda bile yanaklarımız kırmızı kırmızıydı.
Kent'e ( İstanbul'a ) geldik. Elektriğimiz vardı, su evimizin içindeydi, tuvalet evimizin içindeydi, artık leğende banyo yapmıyorduk ama rengimiz sapsarıydı.
Selam ve saygılar.
Kutlarım değerli Ablam.
Selam, sevgi ve dua ile.
Oldukça güzel bir nazire olmuş. Candan tebrikler.
Selam ve saygılar.
Her zaman olduğu gibi bu sefer de harika bir şiir yazmışsın amma velakin maalesef sen de vefasız çıktın sevgili Murat.
Neyse. Sana sitemim çok aslında ama bu güzel şiirin hatırına dile getirmeyeceğim sitemlerimi.
Selam ve sevgiler.
Ölümün ve Kayboluşun dile gelişi gibiydi dizeler. Kaleminizin gücü yine ortalığı sarsıyor kıymetli şairim 🦋
"yüzünde küllerin bacısı" ve "ellerinde sararmış kağıt kokusu" gibi güçlü görsellerle başlıyor. Bu ifadeler, yaşamın dinamizmini yitirdiğini, geriye sadece tortuların ve anıların kaldığını gösterir.
"Beyazın en ölüm zamanı" ifadesiyle doruğa çıkan bu atmosfer, kişinin artık dünyevi olandan kopup sessizliğe gömüldüğünü simgeler gibiydi.
Ramazan Şair, "günü yeşil / günü ölümsüz kılmanın zamanı" diyerek bir umut ışığı yaksa da, hemen ardından gelen "yok artık" reddedişleri bu umudu bir hüzne çeviriyor. Zaman artık doğrusal değil, döngüsel bir acıdır:
"Dağ çiçeğinin sırrından geçer gibi"
"Sonbaharı görmeden güne çatlayacaksın"
Bu dizeler, ölümün ya da ayrılığın zamansızlığını ve doğallığını vurgular.
Dizelerden kokan mistik bir hava söz konusu adeta.
Ebabil kuşu, Sırat köprüsü, Kutsal ayet ve İlahi nakarat gibi imgeler, şiirin dünya...
Sevda 💞 yüklü duygularla ve akıcı bir üslupla harika yazılmış, muhteşem güzellikteki şiiriniz için gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
vicdanın ete kemiğe bürünüp meydan okuyuşudur bu.
şair Vaveyla, kendi varlığını bir çığlığa dönüştürmüş
ve o çığlığı ise bir halkın uyanışına nefes kılmıştır.
modern çağın duyarsızlığına karşı çekilmiş bir resttir ayrıca.
sınırların ve bölünmüşlüğün ötesinde
insanlığın tek bir vücut olduğunu hatırlatan bu şiir,
evrensel bir kardeşliğin manifestosudur.
kıvılcım tutuşmuş ve küllerinden doğacak bir medeniyetin işaret fişeği yakılmıştır.
dünya malıyla pazarlık yapmayan, sömürüye başkaldıran bu irade
kalemin kılıçtan keskin olduğunun en asil kanıtıdır.
sınırları reddeden bu duruş,
dar kalıplara hapsedilmiş ruhlara bir derman
korkuyla sinmiş sinelere bir nutuktur.
bu şiirde dökülen her damla mürekkep,
aslında haksızlığa karşı damarda akan kanın feryadıdır.
karanlık geceye meydan okuyan bu meşale,
şafak sökene dek sönmeyecek bir iradenin yankısıdır.
sözün bittiği yerde Vaveyla başlar.
suskunluğ...
Diğer şiirlerinizi de okudum, güzel yazıyorsunuz, Sami üstadımla bazı konularda aynı fikirdeyim :) Edebiyat evi ailesine hoş gelmişsiniz
Tebrikler, selamlar sevgiler
munzur’un hırçınlığı, surların bin yıllık yorgunluğu
ve bir dağın göğe kafa tutan inadı var gibi.
sıradan bir serzenişin çok ötesinde,
sanki mürekkep yerine keder damıtılmış bir ferman gibi kalbe işliyor şiir.
bin yıllık bir yalnızlığın asaletle yoğrulmuş bir başkaldırısı.
''bir yanımız uçurumun kenarında rüzgar beklerken,
diğer yanımız sarp kayalıklarda güneş biriktiren bir dev gibi vakur'' hissiyatında.
bu hoyrat çağın kirletemediği bir emanet ahlakı var
kadere teslimiyetle meydan okumanın şiirselliği.
hakikatin ancak gönül gözü sarhoşken görülebileceğini ne muazzam özetlemiş kıymetli şair.
sevmeyi bir koparma eylemi değil
bir yaşatma sanatı olarak görmek,
mülkiyetçi aşkların karşısına dikilmiş en zarif kaledir.
sevgiyi topraktan ayırmayan bir bahçıvanın şefkatiyle kalemi tutuyor şairimiz.
bir fısıltıdan ziyade
sıradan bir sesten öte
kökü derinde olanın göğe sunduğu bir dua gibi şiir.
papa...
Tam beklediğim bir cevap olmuş )))) Eyvallah, ellerine, gönlüne, ilhamına sağlık.
Bu arada şaka bir yana gerçekten de özellikle geceleri bayağı bir kaşınıyorum. Bu kadar kaşıntı sanırım beni sana şiir yazmaya zorladı. )))))))
Tırığa gelince: Sen iyisin yine. Ayakta atlattın. Ben o yüzden hastaneye yattıydım )))
Cevap peki?
Bakalım gayrı. İlham gelirse yazarım bir şeyler.
Selam ve sevgiler.