Hocam, gerçekten çok tatlı bir hikâye olmuş.
Daha ilk satırlardan insanı içine alıyor. O hızlı konuşan komşu kadın, hanımın yanlış anlaması, sizin de gidip araştırmaya çalışmanız derken olay gittikçe komikleşiyor.
Hele hele “hocam sen mi evleneceksin?” sorusuyla adamın afallaması sahnesi tam tebessüm ettirdi.
En güzeli de, aslında koca meseleyi baştan sona bir kelimenin farklı anlaşılması üzerine kurmanız. “
Evin” mi, “Evin” mi? İşte dilin güzelliği de, bazen bizi böyle tatlı yanlışlara düşürmesinde.
Günlük hayatın sıradan bir anını bu kadar keyifli bir hikâyeye dönüştürmeniz çok hoş olmuş. Selam ve saygılar.
Tanrı ile diyaloga giren, hayatı bir labirente benzeten ve zaman zaman kendi benliğiyle tezata düşen, geceyi iblisin yandaşı olarak gören, mezar-ölüm, Araf hiçlik duygusu... Üstadım, tüm bu imgeleriyle harika bir eser ortaya koymuş. Saatlerce uğraşsam böyle bir eser yazamam. Harikaydı, içsel bir yolculuktu. Kutluyorum yürekten.
hocam
dizelerinde insanın içini titreten bir yangın var,
her kelimeye sindirilmiş bir suskunluk ve bir feryat aynı anda.
Aysel’in gölgesinden başlayıp kendi düş yolculuğuna akan bu metin,
sevdayı hem kefene büründürüyor hem de ışığa kaldırıyor.
“Sevgili, sen ki…” diye başlayan sesleniş,
okuru kendi kalbinden yakalayan bir çığlık gibi,
yankısı kolay kolay dinmeyecek kadar derin.
Düşlerin, renklerin, sedefsiz ama yeşile çalan gözlerin,
kalemin göğe açılmış sırça köşklerinle birleşince
şiir, artık sadece okumak değil, yaşamak zorunda olunan bir hale geliyor.
Ve en çarpıcı nokta:
“Şiir sevmeyen adamdan korkmalı” diyerek bıraktığın o keskin son,
bütün dizelerin üstüne mühür gibi vurulmuş.
İnsana, şiirin hayattan ayrı düşünülemeyeceğini anlatıyor.
selam sevgiler
Şiir seven insanlar duygusaldır
Şefkatlidir
Çünkü şiir içsel bir döngüdür
Sami hocama katılıyorum
Şiir sevmeyenlerin çoğunluğu taş kalpli ve hep negatif
Sevgili arkadaşım değerli kaleminize yürekten tebrik ediyorum sevgi ve saygılarımla
Hay Allah, gafa bak şimdi. Ama güzeldi. Oluyor bazen böyle yanlış anlamalar.
NOT: Hikaye güzeldi ama paragraflara ayırarak ve şiir gibi değil de hikaye formatında yazsaydınız daha da güzel olurdu.
Selam ve saygılar.
Biraz dedikodu olacak ama benim büyük oğlumun eşi hiç sevmezdi şiiri ve aynen dediğiniz gibi kesinlikle uzak durulması gereken biriydi. Çok şükür önce ben yaklaşık 900 Kilometre uzaklaştım, sonra da oğlum uzaklaştı.
Şiir sevmeyenler gerçekten de hiç bir şeyi sevmiyorlar.
Selam ve saygılar.
"Kaçtığım da sensin, sığındığım da sen "dedi şiir..
Sevilenin gölgesinde...
Yüreğinize sağlık şairem
Hoşluk bıraktı dizeleriniz
En kalbi muhabbetlerimle💐
Maşallah ne güzel duygu dolu manalı güzel şiirinizi can-ı gönülden kutlarım hocam selamlar hayırlı cumalar..
//////////////
Gökte saklı o devasa tebessüm
Yeter ki huzur dile Rabbinden
Bakışlarını saklı tuttuğun kadar göğün
Cüssesine sığan
Cümleten kimse acı çeken
İste sadece Rabbinden
Hüznüne sahip çıkan yine evren
Hele ki o hüzünlü kalbini en çok seven
Varsın büyüme
Varsın gülme
Sadece bekle, azizim
Bil ki değecektir de beklediğine…
Sabrın sonu selamettir derler. İnşallah beklediklerimiz beklenmeye değerdir. İnşallah beklediğimize değer bunca beklemek...
Selam ve saygılar.
The “Sumut Fleet” is not just a literal flotilla—it’s a metaphor for solidarity, resilience, and the global conscience sailing toward Gaza. The sea becomes a stage for defiance, and the fleet a vessel of liberation.
Kaplan'ın şiiri hem bir ağıt hem de bir savaş çığlığı. Sadece özgürlük talep etmekle kalmıyor, aynı zamanda onu bekliyor, talep ediyor ve ona inanıyor.
yüreğinize, gönlünüze ve emeğinize sağlık. nice şiirlerde buluşmak ümidiyle… tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum.
hocam bu şiir gerçekten yüreğe dokunan bir içtenlikle yazılmış,
her dizesinde bir kırgınlık ve samimiyet var
imgeler yoğun ama hiç yük olmamış, tam tersine şiirin ruhunu daha da derinleştirmiş
“yalandan da sevmedik hani kimseleri” dizesi insanın içine işleyen bir itiraf gibi, hem sitem hem de içtenlik taşıyor
hocam düşler, şehirler ve mevsim imgeleriyle şair kendi iç dünyasını gözler önüne seriyor
mavi, hazan ve mürekkep imgeleri dizelerde adeta canlı bir tablo oluşturuyor
aralara serpiştirilmiş iğneleyici dil ise şiire ayrı bir tını katıyor, okuru düşündürüyor
finaldeki “yuvaya dönmenin zamanı” sözü ise hem hüzün hem umut veriyor, şiire güzel bir kapanış sağlıyor
selam sevgiler
Mansî der ki sabır gerek
Hayat nefes çarpan yürek
Hak’tan gelir ferman direk
Kendin almak yetmiyor mu?
Sabrın sonu selamettir
Bu devir farklı hocam kimseye yetmiyor ne güzel anlatmışsın duygun daim olsun
Saygılarımla
Bu gönülden gelen bir duygudur. Asla yalan kabul etmez.
Yalan olunca sevgiye ihanettir değerli şairem.
Şairler gönülden seven insanlardır.
Hele ki gönlü insan sevgisiyle dolu değerli şairem. O asla kimseyi yalandan sevmez.
Selamlarımla.
Yalandan seven, yalandan sevilir. O sebeple hiç bir zaman yalandan sevmemek lazım.
Selam ve saygılar.
İnsan azla yetinmeyi bilseydi bu kadar çok savaş olur muydu hiç?
Selam ve saygılar.
Güzel bir şiir tebrikler selamlar
Bu şiir, derin bir melankoli ve aşkın yaralı izleriyle dokunmuş, şairin iç dünyasının kaotik ama bir o kadar da zarif bir yansıması. Şehir, serçeler, göğün çadırları ve kuş yumurtaları gibi imgeler, doğanın ve insan ruhunun kırılganlığını ustalıkla harmanlıyor. Şiir, aşkın pamuktan lehçesinden tutun da yoldan çıkan düşlerin vedasına kadar, hem isyankâr hem de teslimiyetçi bir tonda ilerliyor. Şairin kalemi, nefsle sükûnun, özlemle acının arasında gidip gelirken, her dizede bir yaranın dikiş tutmaz izlerini bırakıyor. Maviden çalınan umut, yeşeren tohum ve gök kubbede asılı rubai gibi güçlü metaforlar, evrensel bir yalnızlık ve arayış hissini çağırıyor. Kısacası, bu şiir, ruhun kaybolmuşlukla barışık ama bir o kadar da huzur arayan çığlığı; her okunduğunda başka bir yaranın örtüsünü aralıyor. Kutluyorum sevgili Gülüm'ü...
Yalnızlık Allah'a mahsus derler
Zordur yalnız yaşamak
En azından insanın bir dostu olmalı içini boşaltacak
Güzel bir çalışma
Nice böyle şiirlere
Tebrik ederim
Selam ve sevgiler
Hocam,
Şiirinizde gökkuşağının canlılığı ve parlaklığı öne çıkıyor; okurken renklerin ve duyguların iç içe geçtiğini hissediyorsunuz.
Hocam, “Saçlarından, yüzüne akan pırıltı tanecikleri” kısmı özellikle dikkat çekici; hem görsel hem de duygusal bir yoğunluk katıyor.
Hocam, şiir, nadir güzellikleri ve özel anları yakalama hissini çok iyi aktarıyor; okuyanı düşündürüyor ve belleğinde bir iz bırakıyor.
Selam sevgiler.