Ne hoş bir şiir sevgili şairem
Yüreğinize gam değmesin
İlhamnız âli olsun
En kalbi muhabbetlerimle💐
Çok geçmiş olsun değerli üstadım. Bu süreç boyunca devamlı irtibat halinde olduğumuz için daha fazla bir şey yamıyorum. Rabbim sana sağlık- sıhhat etsin inşallah.
Selam ve en içten sevgilerimle...
Güne asılan bir bahar muştusu,
sevgiliye ne çok şey anlatır gelecek adına...
Şiire ve Şairesine bahar dolusu en nadide teblikler...
Saygılarımla;
Mutlu günler dilerim.
Mehmet bey çok geçmiş olsun, Allah afiyet şifa nasip eylesin.
İşin zor kısmı geçmiş ve inşallah bir daha gelmesin!
Yenğemiz kurmuştur size bir güzel sofra... :))
Saygıdeğer Mehmet Fikret Hocam
Geçmiş olsun. Daha nice sağlıklı günlerde güzel şiirlerinizi okuyup, sağlık haberlerinizi almaya devam ederiz inşallah. Sağlıklı ve esen kalın.
Tebrikler güzel bir şiir kardeşim
selamlar
şiirinizi okurken nasıl da endiş belirdi içimde
amma
sona gelip de her şey yolunda, dediğinizde içimi sevinç kapladı
büyük geçmiş olsun hocam
içten selam sevgilerimle kıymetli ağabeyim
çok hüzünlü bir yazı olmuş abi. keşke bütün bunları bir kitap haline getirsen ve en azından bu dünyaya okyanus damlası kadar da olsa bir iz bıraksan.
hocam,
“Baba Ocağı” yazınızı büyük bir içtenlikle okudum. Her satırında hem kendi yaşadığınız gurbetin, yalnızlığın ağırlığını hem de çocuklarınıza bırakmak istediğiniz manevi mirasın yüceliğini hissettirdiniz.
Maneviyat ile maddiyatın dengesine dair yaptığınız tespitler gerçekten çok kıymetli. Sadece bir çatı değil, o çatının altında hissedilen güven, şefkat ve huzurun asıl “baba ocağı” olduğunu vurgulamanız çok etkileyici olmuş.
Çocuklarınıza bırakmak istediğiniz en değerli mirasın sevgi, merhamet ve güven olduğunu söyleyişiniz yazınıza ayrı bir derinlik katmış. Yüreğinizden gelen bu samimiyet satırlara öyle güzel sinmiş ki okuyana da doğrudan geçiyor.
Her ne kadar maddi olarak bir baba ocağı kuramadığınızı söyleseniz de, kaleminize ve gönlünüze yansıyan bu içtenlik zaten en sağlam baba ocağını çoktan inşa etmiş hocam.
Selam sevgiler.
hocam,
Gerçekten çok özel bir şiir olmuş. Endoskopi gibi insana hem korku hem de telaş veren bir süreci, böylesine içten, samimi ve şiir diliyle aktarmanız çok kıymetli.
Aç kalışın, hayallerde köfte ekmek dolaşması, anesteziyle düşülen o tatlı uyku, hemşirenin “dayı” sözü… Hepsi ayrı ayrı tebessüm ettirirken bir yandan da insanın kalbine dokunuyor.
Şiirde mizah da var, hayatın gerçeği de var, sonunda ise umuda sarılan bir duruş… Bu yönüyle hem düşündüren hem de gülümseten, çok değerli bir eser olmuş.
Selam sevgiler.
Sabahattin Ali de Sinop Zindanında öyle demişti değil mi?
'' başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma
Selam ve saygılar.
Bundan kırk- elli sene önce olsaydı '' Güncel bir konuyu ele almışsınız tebrik ederim.'' derdim ama günümüzde artık bu sorun ortadan kalktı diyebiliriz. Devletimizin en hassas olduğu konulardan biri bu çocuk gelinler meselesi. Yani üstadım şiir güzel de bence artık güncel değil. En azından Türkiye için güncel değil.
Ayrıca şiirde geçen ''Ebrari tavrıyla, ülfet olmuş esiyor.'' dizesini - oldukça uğraşmama rağmen anlayamadım.
Selam ve saygılar.
Değerli Şairim,
Özgün bir sevda türküsü gibi...
Seven hem kıyamaz hem kırılır...Çok kırgınlık daha çok sevmenin sonucudur...
Kırgınlık elbette sevgiliyedir...Sevmeye değil..
Fakat yine de söylemlerin yari üzmemesine...kırmamadına özen gösterilir...
Ne de olsa biriciktir...Seven kalbin sahibidir...
Bu yüzden söylemler estetik ve naif yazılır...Kırgınlıklar kaymağa bala sarılarak sunulur...
O yüzden de şiirler makbul olur elbette...
Şiirinizde olduğu gibi...
Çok tebrik ediyorum efendim. Kaleminiz yüreğiniz var olsun her daim..
İlhamınız ve ufkunuz hep açık olsun.
Güzel günlere...
Analiz
Biçim:
Her kıta 4 dizelik.
Son dize, Allah’ın bir ismini zikrederek “Kapına geldim” ile bitiyor. Bu tekrar hem nakarat gibi işliyor hem de şiire ritmik birlik veriyor.
7-8 sekiz hece arasında... Serbest mi? Hece mi? Karar veremedim. Aruz veya hece ölçüsüne tam oturmasa da serbest şiirden çok ilahi/mersiye tarzı bir ahenk var.
İçerik:
İlk kıta: Aşk ve teslimiyet.
İkinci kıta: Dünyaya kıymetsizlik, Allah’ın zenginliği (El-Ganiyy).
Üçüncü kıta: Allah’ın büyüklüğü (El-Mütekebbir).
Dördüncü kıta: Günah ve pişmanlık, tövbe (El-Tevvab).
Yani aşk → teslimiyet → büyüklük → tövbe sıralamasıyla ilerliyor. Çok dengeli bir yapı.
Dil & Üslup:
Oldukça sade, halk şiiri tadında, herkesin gönlüne dokunabilecek bir dil.
Allah’ın isimlerini zikrederek anlam katmanını zenginleştiriyor. Bu, şiiri sıradan bir yakarıştan çıkarıp tasavvufi bir derinlik katıyor.
€...
Bu şiir çok net bir ağıt – öfke – beddua üçgeni üzerine kurulmuş. Hem gazel tarzı tekrar eden nakaratlarla ilerliyor hem de hiciv – yergi – haykırış unsurlarını taşıyor. Sana bir analiz ve yorum sunayım:
1. Biçim
Kısa kıtalar: Her bölüm 5 dizeden oluşuyor, son dize “Sizi … sizi” tekrarlarıyla bağlanıyor. Bu, şiiri bir tür marş veya ağıt gibi güçlü kılıyor.
Kafiye örgüsü: İlk üç dizede ses uyumu (–ette, –den, –iniz, –lerde, –dunuz gibi) var, dördüncü dize ile son nakarat birleşiyor. Bu düzen şiiri hem akıcı hem de vurucu yapıyor.
Hitabet: “Sizi…” tekrarları, doğrudan muhataba yönelen bir suçlama ve lanetleme tavrı taşıyor.
2. Tema
Vahşet ve Katliam: Şiir, kadın ve çocukların öldürüldüğü, kanın sokaklarda aktığı bir zulüm tablosunu betimliyor.
Din ve Ahlak Eleştirisi: “Böyle mi der dininiz?”, “Ahlakınız yerlerde” dizeleriyle zalimlerin sahte meşruiyet iddiaları sorgulanıyor.
Tarihsel benzetmeler: Firavun, Nemrut gibi...
1. Yapısal Analiz
Parçalı ritim: Şiir serbest vezinle yazılmış ama bölümlere ayrılmış olarak ilerliyor. Her bölümde farklı imgeler öne çıkıyor: yalnızlık – öfke – umut – hüzün – aşk – isyan.
Tekrar eden çağrılar: “Azizim” hitabı birkaç kez geçiyor. Bu, şiirin merkezine bir muhatap yerleştiriyor. Ama muhatap hem somut (bir dost, bir sevgili) hem soyut (insanlığın kendisi, belki şairin kendi benliği).
İkilemler: “Bir b/ölü iki iken aşk”, “hüzündür b/atıl bir gezegen”, “kimine düğün kimine ölüm” gibi dizeler, ikili karşıtlıklarla anlamı genişletiyor.
Tarihsel göndermeler: Sırp Sındığı, Conkbayırı gibi tarihî isimler, bireysel yalnızlıkla kolektif hafızayı birleştiriyor.
2. Tematik Analiz
Yalnızlık ve Hüzün: Açılış “Bir leğen dolusu yalnızlık” ifadesi, hem gündelik hem de ağır bir imge. Leğen gibi sıradan bir nesne, içine doldurulmuş bir kader gibi. Hüzün “batıl gezegen” diye tanımlanarak sanki geçerli, güvenilir olmayan bir yörüngeye y...
Hocam, şiiriniz içime dokundu.
O küçücük kızın hayallerini, oyuncaklarını, hatta çocukluğunu elinden alan karanlığa karşı çok derin bir isyan var dizelerde.
“Şu karanlık töreye…” diye başlayan her tekrar, yüreğimizde ayrı bir yara açıyor.
Bu sadece bir çocuğun değil, bütün insanlığın vicdanına tutulmuş bir ayna olmuş.
Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Selam sevgiler 🌹
hocam,
şiir, zalimliğin karşısında masumların yaşadığı acıları dile getiriyor. özellikle kadınların, çocukların ve açlıkla mücadele eden insanların dramını ön plana çıkarıyor. her kıtada zalimlere karşı tepki var ama aynı zamanda şehitlerin onuru ve mazlumların sabrı da hissediliyor. tekrar eden dizeler şiire güçlü bir ritim kazandırmış. sonunda ise “zafer hak’kın olacak” ifadesiyle umut ve inanç vurgulanıyor.
selam sevgiler.
Bu şiirin havası çok tatlı ve içten. Sardunya üzerine yazılmış, klasik halk edebiyatı tadında, hem lirik hem de mistik göndermeler taşıyan bir eser.
1. Genel Bakış
Şiir, sardunyayı sadece bir çiçek olarak değil, aynı zamanda güzellik, dostluk ve ilahî kudretin bir tecellisi olarak anlatıyor. Dörtlük düzeniyle yazılmış, kafiye ve tekrarlarla ahenk sağlanmış. Halk şiiri geleneği (özellikle koşma tarzı) ile tasavvufi bir bakış birleşiyor.
2. Ana Temalar
Doğa ve güzellik: Sardunya’nın renkleri (pembe, beyaz, ebrûli), baş verişi, kıvrımlarıyla estetik yönü vurgulanıyor.
Sanat ve sembolizm: “Yârin kaşı misali” benzetmesiyle çiçek, sevgiliyle özdeşleştiriliyor.
Huzur ve dostluk: Sardunya, balkonun ve pencerenin süsü, insanın iç dünyasının yoldaşı gibi sunulmuş.
İlahi kudret: “Sardunya’mın yüzünde, Rabbimin kudreti var” → çiçek, Allah’ın yaratıcı güzelliğini hatırlatan bir işaret.
3. Dizelerdeki İmgeler ve Anlam Kat...
Nejat Bey Üstadım çok güzel bir şiirdi.
Derin, içten ve anlamlı nasihatlerle dolu.!
Her dize, insanlığa dair erdemlik fısıldıyor:
umut, paylaşım, dostluk ve sabır tavsiye ediyor.
Hayatın özünü sade ama güçlü bir şekilde yakalamışsınız .
Daha nice şiirli günlere
Selam ve saygılarımla