Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yaz kısadır umutlarımız gibi. İçimiz ısınmadan yerini serin havaya bırakır. Bazen umut bile yasaktır, kısa süren yaz gibi. Evet ''Töre'' isimli bir şiirimde ben de aynen böyle seslenmiştim, müsade ederseniz o kıtasını paylaşarak yapmak istiyorum ben de yorumumu... Karanlıklar düşmanım güneş doğmaz mı burda Üstüm başım hep çamur yağmur yağmaz mı burda Bu nasıl bir töredir umut sığmaz mı burda Beni ateşe atıp gitme ne olur babam /Beni bir koyun gibi gütme ne olur babam/ Ve final en can alıcı yeriydi... Çocukluktan kadınlığa acımasızca geçişin mahşerini yaşamaya başlıyor. Ben okuyarak bu cehaleti yeneceğim... "Dur!" Diyeceğim bu ilkelliğe. Kızlarımıza delikanlılarımıza yazık etmeyin diyeceğim. Töre ve cehalete karşı ilk ben başlatacağım savaşı... İnanıyorum ki ilk meşaleyi ben yakacağım… Evet şairem, işte töreler, işte Anadolum insanı... Büyüyemeden henüz oyun çağında kurban...
Geldi kış mevsimi. Dört mevsim döngüsü tamamlanacaktır artık. Bunun bilincindesiniz.Aynalara bakıyorsunuz, pamuk gibi bembeyaz olmuş saçlarınızı gösterdikleri için aynalara sakın kızmayın. Bir takım rahatsızlıklar da kapınızı çalabilir Hayatın getirdiklerinden kaçamayız yazınızı çok beğendim kaleminiz daim olsun tebrik ediyorum
Tut ki; Mecnun Leyla'sı için çöllere hiç düşmedi Ferhat Şirin'i için dağları hiç delmedi Bülbül gül/i için feryat figan etmedi Ben yine arsız bir çocuk gibi Durup durup ''Aşk'' Dilen meyeceğim yüzsüzlüğümle Ve salarken vecde inat kalbimi Akıntılarında kürek çekmeyeceğim Peşin sıra... Tut ki; bu şiir güzelden de güzel tebrikler şairem
Ben okuyarak bu cehaleti yeneceğim... "Dur!" Diyeceğim bu ilkelliğe. Kızlarımıza delikanlılarımıza yazık etmeyin diyeceğim. Töre ve cehalete karşı ilk ben başlatacağım savaşı... İnanıyorum ki ilk meşaleyi ben yakacağım… Canım güne düşen anlamlı yazını kutlarım, hüzünlendim okurken, ve halende yaşanmakta bu tarz olaylar.. kızlarımız okusun ve yarınları aydınlansın, tabiki Türkiye,minde canımcım...sevgilerimle iyi geceler dilerim..
İLMİ İLMEK İLMEK İŞLEDİNİZ GELDİĞİM GÜNDEN BERİ KUTLADIM KARDEŞİMİ İHLASLI YÜREĞİNE SAĞLIK
Öğretmen birinci sınıfta yeni başlayan öğrencilere okulu tanıtır. Ne yapılması gerektiğini anlatarak. Derste canı sıkılan soluğu tuvalette alır.Biri kopunca zincirleme sınıf boşalır. Bunu önlemek için tuvalete gitmek isteyen elini iki parmakla kaldırsın der.Bu sorunu çözdüğünü sandığı anda Mettişbey teşrif eder ansızın. Tanışma, güle oynaya teftiş sürerken ilgisiz öğrencinin başına talih kuşu konar. Mettişçe çağrılır tahtaya. Bir elma ben verdim. Bir elmada öğretmen verse kaç elman olur sorusuna ilgisizdir haylaz. Öğretmenle göz göze gelir.Öğretmenden iki parmaklı tiyo yanar söner ama "mettişim bizim öretmene izin ver, tuvaleti gelmiş" deyiverir... sağlıcakla !
Bağbanın adı ceren, sekerek gir bağıma Şikayetin yok elbet, takıldığın ağıma Solumdaki mühürsün, birde dönsen sağıma Gamzemin oyasında, nakş edip örüyorum Her zamanki gibi muhteşemdi gülsen hanım, zaten şiir de layıkıyle ödüllendirilmiş... Gönül dolusu tebriklerimi bıraktım şairem, sonsuz sevgilerimle...
Kızlarımıza delikanlılarımıza yazık etmeyin diyeceğim. Töre ve cehalete karşı ilk ben başlatacağım savaşı... İnanıyorum ki ilk meşaleyi ben yakacağım… Yanan meşalenin ardından ışıktan bir dağ kuracağız... Aydınlatacağız ülkeyi... Sevgimle...
Üstad yetenek de bir yere kadar değil mi ama. Sizinki yetenekten de öte, ne desem ki, hangi kelime ile ifade etsem ki? Kişiye özel şiirler hem de sesini duymadığınız yüzünü görmediğiniz bir ruhu yansıtmaya çalışmak nasıl anlatılabilir ki. İlk bir ikisinde ne yalan söyleyeyim son bulur devamını göremeyiz herhalde demiştim içimden. Ama yanıldığımı görmek beni bile mutlu ediyor işe bakar mısınız? Saygılarımla, "Üstad" sıfatına en yakışan değerli şair.
Anadolu da çocuk olmanın zorluklarını,ayakta kalma savaşını çok güzel kaleme almışsın sevgili Gamze...İmkanlarının kıymetini bilmez bir çok çocuğumuz ve sahip olamayanlar olacağını hiç düşünmezler.Yokluğun hırsı büyük başarılara imza attırır bence. Yeter ki o bilinç verilsin. Zamanla bazı şeyler değişiyor ama hala çok zamana ihtiyaç var.Düzen değişimi,yaşam değişimi o kadar kolay olmuyor.İmkanlar belki düzeltilse de zihniyet değişmedikçe anlamı olmuyor. Tebrik ediyorum. Güzel yüreğini kutluyorum. Sevgilerimle...
Ablam benim... Serbest, hece farketmeksizin şiirlerini okumak öyle büyük bir zevk ki! Tut ki; Haram gecelerde fıısıldadım ismini Yakamozun ışığında raks ettim hüzünle Yaktım ne varsa aşka dair Yıktım beslediğim ümitlerimi de... Çok güzeldi ablacım. Sevgimle, bitimsiz...
Dost yüreğiniz dert görmesin Çağatay bey. Yayınladığınız yazılara telefonda okuduğunuz anda da daha yayınlamadan yapıyorum yorumumu ama Fedai Baba benim için özel bir insan. Buradan da beğeni ve takdirlerimi sunmak istedim. Tanıştığımız ilk andan itibaren babayürekliliğini hiç eksik etmeyen değerli bir insandır nazarımda. Hep öyle kalması dileğimle. Saliha annemle ne de yakışmışlar sayfaya. Şiirinize zaten tekniğinden anlayan kalemler sunacaktır yorumlarını. Ben sıradan bir okur olarak çok beğendiğimi bir kez daha yineleyerek kutluyorum kaleminizi. Saygımla.
Fedai hocamı tanıyoruz, yüreğinin seslerinden, kaleminden tanıyoruz o değerli insanı; zira hiçkimse şiirde kendini saklayamaz... İçimden Çağatay abime üstat diye seslenmek geldi; biliyorum tevazusundan böyle şeyleri sevmez o... Ama bize de lo lo yapacvak değil ya:) Gerçi o kimseye kolay kolay lo lo yapmaz:) Üstadım takdir edersiniz ki bir insanı içki sofrasından, şiirinden, kötü günde, iyi günde tanırsınız... Hatta arif olan yüzün hatlarından tanır insanın mayasını... Bunlardan hangisi daha güçlü derseniz kanımca fikrimiz aynı: İçki masası:) O yüzden belkş demişler: "Her insanla içki sofrasına oturulmaz." diye... Fedai hocam, içki sofrasına meze gibi olduk demezsiniz umarım:)) Biliyorum, biliyorum demezsiniz... Güzel bir bant dönüyor, tekrar bana döner İNŞALLAH:)) Bencilliğim de tüm haşmetiyler ortada yani:)) Gönül alan ne güzel dizelerdi Çağatay hocam, yürek sesinize, kaleminize sevgim ve hürmetlerimle... ==============...
Yönetime isyanmış! Yoksa yönetimden buldukları yüz ile mi bu rahatlıkları? Şimdiki zamanda hangi kürt vatandaşımız hastaneye gidiyor da tedavi edilmiyor, hangisi üniversite okumak istiyor da okula alınmıyor, hangisi meclise girmek istedi de engel koyuldu? Eskiden yapılan yanlışları öne sürüp bu saygısızlığı yapmaları mı gerek peki? İstiklal Marşı'nın içinde Türk kelimesi dahi geçmezken neyin protestosu bu yapılan Ona bakılırsa türbanlı öğrenciler üniversitelere, işe girmek istediklerinde işe alınmadıkları halde, bakınız o resime türbanlılar dahi o şahıslara nefretle bakıyor! Hayır efendim, bunların yaptığı düpedüz şımarıklıktır ve gündeme gelme çabasıdır başka da değil Sizin vicdanınız rahat ediyor mu Meclisin çatısı altında bizlerin vergileriyle maaş alan terörist yandaşlarının Abdullah Öcalan'a Sayın derlerken Neymiş, ülke eyaletlere bölünsünmüş, özerlik gelsinmiş, Kürtçe anadil olsunmuş Kürtçe konuşan ülke de var, ne demeye istemedikleri yerlerde duruy...
Sustum ama söylemek istediklerim de bunlardan ibaret der gibiydi. Hele girişteki yoksunluğu ifade etmeniz enfesti. tebrikler..
MCU'nun aş evinden bol kepçe nasibimizi almışız! Bu duygu dolu şairin erdemine ben diyecek bir söz de bulamamışken, O bizim yüreğimizin duygu selini mısralara dökecek kadar naif yüreğini ortaya koymuş. Değerli kardeşim! Sen ne kadar güzel bir insansın ki... Tüm güzelliğini etrafınla paylaşıyor ve... O paylaşımları bir gergef misali aruzlar'a dökebiliyorsun? Bu nasıl bir ithaftır ki... Ömrümün bad-ı sabahına mey olup mutluluğun sakisine medet sun can-ı cem diyorsun! bu ne güzelliğin temennisi ve büyüklüğüdür ki...Yüceltilmiş duygunun sığmayan çeperindeyiz. Canımsın ve harikasın diyorum! Çok mutlu oldum, inanılmaz sevindim! sağ ol var ol; O güzel yüreğinin sana da mutluluklar getirmesini diliyor, can-ı gönülden kutlayarak teşekkür ediyorum...
Firar etmek ne mümkün; vuslatına gem vurdum En başından sonuna, senli hayaller kurdum Adım adım visale, asude gönül yurdum Gamzemin oyasında, nakş edip örüyorum............ Tek kelimeyle harika... gönül sesiniz daim olsun... sonsuz saygılarımla...
Ne yapacağınızı intikam alır gibi sıralamış ve... sitemlerle yoğurmuşsunuz! aşkın ötesinde hüzün ve tehtit vardı dizelerde. Tut ki... şiirlerimde en çok kullandığım sihirli kelime bence şiire çok yakışmış. Okunası bir şiir, çok güzel ve onur abidesi gibi dik duruşluydu. Değerli hanım efendiyi tüm kalbimle kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum...
Atilla İlhan'a nazire dörtlüğün üstüne serpilen güzelliği bahşederek 14 heceli şiirde başarı çizgin daim olsun Güler hanım sağlıcakla kalınız her daim
İnsanın dil yetenekleri öylesine muhteşem ki geliştirip kullanabildi mi açamayacağı kapı yok önünde. İşaret dilinden konuşma ve yazı diline geçen insanoğlu, çok aşamalar kaydetti. Toplumsallaştıkça dilini geliştirdi, dilini geliştirdikçe toplumsallaştı. Dilin icra edilebilmesi için en az iki kişinin varlığı gereklidir ama bu, yeter koşul değildir. Dili kullanmada, taraflar arasında kelimelere yüklenen anlamda mutabık kalınması temel koşuldur ki anlaşma sağlanabilsin. Kelimelere anlam yükleme konusunda o kadar mahirdi ki söz konusu şair... Defalarca okudum kitaplarını... Öyle anlar olur ki, sevgiliye methiyeler döküldü kaleminden, öyle anlar olur ki kitlelere coşkular katıp kitaplarını okuyup kelimelerle gelişti toplum... Acıdı yüreğimiz şiirleriyle, sızladı göğüs kafesimiz... Özgürlüklere giden o zorlu yollarda yaşamlarını yitirenlere ithaf ederken bu yorumu, Attila İlhan’ı da minnettarlık ve sevgiyle anıyorum. Ve çok teşekkür edi...