Henüz şiirinize başlamadan dedim ki kendi kendime, uzunca bir dönemdir sosyal ağırlıklı şiirlerini okuduğum Zekeriya Bey bugün hüzünlü bir sevda şiiri yazmış. Bana bunu sayfaya ilk girişte düşündüren sadece fona eklediğiniz resim oldu, muhteşem bir renk harmonisi var ancak tablonun faktörleri tek tek ele alındığında çocuk, bulutlar, bulutların arkasında belki de tesadüfi belli belirsiz bir siluet, gök yüzü, kuşlar, ağaç, uzaktan ev karkasları, akşam saatleri ambiyansı gibi hiçbir öge ne tek başına ne de bir arada sevdayı çağrıştırmıyor normalde. Ama ben anladım ve nasıl anladığımı da halen çözemedim, sanırım renklerin kombinasyonu ya da verildiği perspektif, çok enteresan geldi bana, paylaşmak istedim. Şu dakikaya kadar resimlerin hep şiirselliği estetize etsin, sayfaya bir hoşluk kazandırsın, tabii ki de anlam bütünlüğünü sağlasın diye kullanıldığını düşünüyordum ama sanırım olumlu ya da olumsuz bir ön yargıyı da tetikleyecek işlevselliği var, şiiri okumaya başlamazdan önce.
<br/...
Ruhumun sur'unda buğulu nefes vermendi
Durup durup yeniden başa aldığın ayrılıklardan
Yüz çevirmendi kirli aynalardan
mısralar şiirin kalbidir...
her bir mısra özenle seçilmiş ve çok güzel bir şiir meydana gelmiş...
aşk yürekten çalınır mı bilinmez ancak durup durup yeniden başa alınan bir ayrılık pelesenk olur dilimize...
teriklerimle...
hesapta anız diye
sap yerine başağını yakıyorlar.
geride ömrüm, ömrüm...
yalan oluyor sonra, aşklarda yalan herşey gibi,
desem, klişe; yetmez.
dışarda rüzgar.
oku diyor şiir kaçıncı kez, oku!
şarkının sesini kıssam yavaşlar mı zaman
akrep yelkovan misali ha şair.
havada bulut, güneş zorlanıyor aradan sıyrılırken.
ya ben? bir yanım yar, bir yanım har demeleri anlamışlıktan
nasıl sıyrılacağım...
evet, burada İstanbul sonuçta.
aşk dediğinizi o derin uykusundan uyandıramayınca,
yılmış ve tükenmiş bir okur karşınızda.
kapı da tanıyor, anahtarda artık.
bir benim galiba kendini tanımayan köhne yurdunda...
sıkıldım artık kendi o bet suratıma devamlı bakmalardan.
günaydın ağam...
çokça ağlama isteğim bundan değil muhtemel, havanın bu sene acaip sıcaklığından!
anne...
yedigün yedigece ağlasan ne olacak.
kendini yeniden doğurtman kadere zor iş, ama
ne olur beni yeniden doğurs...
Yazdıklarım gönülden, sözlerimde riya yok;
Koylar mavilerde göz, güzelyalı daha çok..
Çok şey gördüm geçirdim, yazacağım daha bak..
Hak ettiğin değeri, vermek istedim Pendik
Şehirler bir şairin diline dolanmışsa biliniz ki o şehir şehirlerin en hasıdır...
Hepsi için bu böyledir...
İlham denilen sevgilinin nasıl geleceği her şair için bir muammadır...
Bazen gece bazen gündüz bazen hüzünle bazen sevinçle bazen ve bazen ve bazen....
Safiye Sultanın ilhamı resimle geliyor ama o resimler hayatın içinden önemli kareler...
SONRA dilinden dökülenleri ne o kontrol edebiliyor ve ne de şiir duruyor...
Bir sel gibi çağlıyor....
Kutladım...
giymiş ateşten gömleğini şafak sayar
dünden ödünç yarına borçlu ömrüm
içimde yaradır yar'dan düşen zaman
ey kader annemi yeniden doğursan
bir şairi severseniz ve onun yazdıkları tam beni tarif ediyor derseniz onun yazdığı şiirler de sizin için çok anlam ifade eder...
kendinizi sığınılacak bir liman gibi hissedersiniz...
biraz nefes alır ve yine ummanlara yolculuğa başlarsınız...
şiir avuçlarımda tuz misali parçalanırken ufka doğru benimle resim oldu adeta...
gölgem kadar uzadı yokluğu sevdiklerimin...
birden tutuştum...
derin bir uykuda uyanan aşkı uyandırmamak için seğirttim...
şimdi cehennemin yumuşak yüzü yastığım...
kutladım...
Şair ve sair ikilemeni bir şair dostumuzdan öğrenmiştim...
İlginç bir tanımlamaydı...
Söylediği kişiler hak etmiyordu ancak söz etkiliydi...
Şairler ya delidir ya dahi demiştim bir sözümde..
Hala arkasındayım...
Ancak dahiliğe giden yolun bir parça da delilikten geçtiğini öğrendim sonra...
Kutladım...
yedi tepeli şehirlerin gergefleri gibi
aşkı işliyor zaman her an bende
gözlerim iki kaş arasındaki bende ve eşsiz gamzede
ay batarken güneş doğar bende
şiir ne hikmetse piyer loti tepesini hatırlattı bana :)
uzun bir aradan sonra sayfanızda şiir okumak güzel bir duyguydu.
kutlarım Mustafa bey ilhamınız bol olsun saygılar.
Annelerimizi yeniden doğursa kader biz olur muyuz?
Biz olsak bile şimdi ki gibi mi oluruz ?
Şimdiki gibi olmasak iyi mi oluruz ?
Offf şairem...
Ne güzeldi be !
Saygı ve sevgilerimle
Kelimeler zulamda, bekleyen tek silahım
Eylülleri, martları, şubatları yaşadım
Dipçiğe aşinadır, nasip olmaz felahım
Ahımla ilerledim, yürüdüm adım adım
mazlumun ahı yerde kalmaz demiş adeta şairimiz
geçte olsa sayfanıza konuk şiire ortak olmak güzeldi .
kutlarım Zekeriya bey saygılar.
Beynim dertle uğuldar, karabasan misali
Çöreklenir acılar, gece çöker evime
Eylemler bedenimin, keyfe dönüşmüş hali
Filler ordusundayken, cüce kalmak neyim
______________________________ Duygu ve manaya yolculuktu satırlar... Satır aralarındaki gönderimler düşündürücü... kaleme/kelâma sevgi ve saygıyla...
============================== e d i b / a h m e t
Has/san kendi dilinde mürekkebi bitmiş kalemi
Dile düşen gönlü çiğnemişse fitilsiz lambadır
Muhteliflik telaşında olsa da muhalifler
Muhtevasıdır kaleme sıçrayan kıvılcım kelam...
Demek geldi içimden.
Derun-i saygılarla.
ne büyük özlemdir şairem
ne kadar kızsakta özlemi yüreğimizi dağlar durur
ama yıllar geçer durur durmadan
kutlarım etkili bir şiirdi
Edebiyatımızda yer etmiş ve şu an hayatta olan olmayan tüm üstatları hürmetle anıyor,
kalem tutan nur ellerinden ben de öpüyorum şiiriniz aracılığı ile...
İçimize işleyen her yazılarını nakış nakış beynimize işlemişizdir mutlaka,
ve öğreneceğimiz daha çok şeyler vardır aslında bunu da biliriz.
Kutlarım şiirinizi saygımla...
Şiir çok ama çok güzeldi. Ne yazacağımı bilemedim.
Umarım şiirin güzelliği kadar seslendirebilmişimdir.
Şiirini beğeniyle seslendirdim, umarım beğeniyle de dinlemişsinizdir.
Eksiklikler ve hatalar varsa affınıza sığınıyorum.
Teşekkürler...
Selam ve dua ile...
İstanbul yaşantımın ilk durağıdır Pendik...
Nasılda güzel anlatmışsın şairem...
Geçtiğimiz günlerde Pendik belediyesi,Pendik konulu şiir yarışması düzenlemişti jüride değerli şairler vardı keşke dedim bu şiir o yarışmaya yazılsaydı kesin birincilik alırdı...
Emek verilen her şey küllerinden elbet doğar...
Tebrikler şairem...
Yalın ayak koşarım, ova olan dağımda
Düzde yüzü kaybolan, nice adamlar gördüm
Çiğdemler vurulurken, kan olmuş toprağımda
Otuz bin kere soldum, milyon kereler öldüm
Kanatlarım kırılıp, ecel olursa adım
Dudağımda bilenen, bıçak kalsın anılar
Bir ben mi sevgisizim, dostlarım yok mu kadim?
Her eylemde ruhumun, dirilen bir yanı var
Duyarlı yüreğiniz ne de güzel seslenmiş... Her eylemde ruh kendini güçlendiriyor ve boyutlarını büyütüyor. Ulu insanların ruhları gibi büyük bir enerjiyle devleşiyor. Mükemmel bir anlatımdı ve yorumda ona keza, duyguların gürül gürül aktığı bir şiir şöleni gibiydi. Bütün bu olanlar ne kadar da eziyor yüreklerimizi, ezildikçe güçleniyoruz. Gönülden tebrikler değerli üstadım, hassas yüreğiniz zeval görmesin, sağlık ve huzur içinde kalınız ebedi...
Selamlar saygımla
* * *
Kelimeler zulamda, bekleyen tek silahım
Eylülleri, martları, şubatları yaşadım
Dipçiğe aşinadır, nasip olmaz felahım
Ahımla ilerledim, yürüdüm adım adım
Yalın ayak koşarım, ova olan dağımda
Düzde yüzü kaybolan, nice adamlar gördüm
Çiğdemler vurulurken, kan olmuş toprağımda
Otuz bin kere soldum, milyon kereler öldüm
ilimek ilmek emek..nakş edilmiş adeta..muhteşemdi.
yüreğinizden güzellıkler eksılmesın dostum..
kalbi selamlar
aşk güzeldir
ama kıskançlığı kaldırmıyor küçüğüm
için yanmadan olmuyor
yaşamazsın dilerim
kim olduğunu duymadım heceleri saymadım
tebrik ettim çıktım :)
sevgimle
yok böyle bir şey,,, en güzel yeri diye ayırabileceğim yok baştan sona harika bir şiir kutluyorum sizi,,,,,,düşünceler asıl yerine yazılınca sözlerde bir birini kovalıyor,sanki hiç düşünülmeden bir çırpıda ve muhteşem yazılmış bir eser,,,kutlarım kutlarım kutlarım
Okuma fırsatını yeni buldum.Söylenebilecek bir şey kalmamış hepsini söylemişsiniz zaten değerli hocam.Bu değerli kalemi tutan eller dert görmesin diyelim artık başka ne denilirki.Tebriklerimle...
Saygı ve sevgilerimle...