Aşk ' a düştük bir kere
Dönüş yok ki geriye
Hüzünle dolsak bile
Yapamayız ' O ' nsuz yine
aşka düşen yüreklere selam olsun....
Değmeyenleri mi sevdik ?
kutladım....
Değildir fıkra Nasreddin Hoca, göl ve yoğurt yeter ki azimle tecrübe etmekten kimse yılmaya.
tek sıradan ne mısralar cıkar diyesim var, varolasınız üstadım....saygılar
Memleketimin havasını aldım yazınızda... Murad dağı'nın yaşamıma kattığı olumlu etkileri anımsadım birden ...
Orta üçe gidiyordum o zamanlar en iyi dersim türkçeydi. Bir gün türkçe hocam kampa gitmek istermisin diye sorduğunda çok şaşırıp sevinmiştim. Kamp bir dağ kampıydı ''KIZILAY GENÇLİK KAMPI '' hemde Murad Dağın'da .Türkiye genelinde her şehirden başarılı ve maddi durumu iyi olmayan ailelerin kızları içinden seçiliyormuş. Dağın iç ve yüksek geniş bir düzlüğüne konuşlandırılmış cennetten bir köşeydi kampımız. Hele bungalov tipi evlerimiz, hiç görmediğim büyüklükte, güneşin, rüzgarın etkisiyle menevişlenerek dalgalanan yüzme havuzumuz ,sırayla mutfakta ve yemek sunumunda görevlendirilişimiz,izci edası ve disipliniyle yaptığımız dağ yürüyüşleri...Hepimizin birer milli yüzücü olacakmışçasına yüzmeyi öğretilişimiz. Ya geceleri yakılan ateş etrafındaki yapılan eğitici,bilgilendirici sohbetler.Ve veda gecesi kısıtlı imkanlarla sunduğumuz skeçler,parodiler, şiirler,şarkılar,da...
Vaaaay be :)
Güzel,kısa ve öz !
Tebrikler
Aldı karşısına kilolu birini,
konuşturdu da konuşturdu bu şiir var ya ...
Duygularını, komplekslerini
Şikayetlerini, sıkıntı ve takıntılarını bir bir döktü orta yere bu öbezite sorunlu kadın.
Öğüt verdi
Tiyo verdi
Örnek verdi
ve
hepisinden de önemlisi; ilgililere DERS verdi !
Toplumsal ve kişisel sorunları görmek, izlemek, ortaya koymak ve çözümler üretmektir şairin görevidir deriz .
Değerli Şair Safiye Hanım bu işlevini özenerek yaptı yapıyor ve yapacağa da benziyor.
Görüyoruz, biliyoruz
Çok da iyi yapıyor,
çünkü bu konularda uyarıcı olmak, çare üretmek, sorunları azaltmak gibi süreçler de kendiliğinden azalabilir belki de !..
Kutluyorum Şair sizi ..
Cennette peygamberlerle olabilmemiz temennisiyle..
Rabbim onların şefaatine erdirsin desek de onlar gibi nefslerimize hakim olabilir miyiz bilmiyorum ve ne denli hak ederiz diyorum bir de..
Kalın sağlıkla efendim ve şiirle..
Yüzün *İs
Gözün bürülü kan
Trafikte beklerken doğar *tan
Batar gemi
Çıkar hadi
Akla tüm kirliliğini
Yeni bir aşk ol
*Bul kendini içimde
İstanbul
*
Aşk, şiiri kuduz köpek gibi arar.. demiştim bir sözümde... İstanbul aşkı bir şair için aşkların en güzellerinden birisidir diye düşünüyorum...Hatta ne yazılsa yeridir ve ne yazılsa da eksiktir diye düşünüyorum ayrıca...
Kutladım...
Razı oldum kadere,artık gücüm yetmiyor,
Kopardığım takvimin, yaprakları bitmiyor.
Hayalin gölge gibi ,yanımdan hiç gitmiyor.
Sitem etme uzaktan, nolur beni üzme yar.
Şiir, ruhumuzda ve yüreğimizde olanları kağıda nakşetmektir... demiştim bir sözümde... Yürekte olanları kağıda nakşetmek de ince işçilik isteyen bir iştir...Şair bu işi adeta yüreğini dokuyarak yapmaya çalışır.... Okuyucu yazılanın en iyi taktirini ortaya koyacak olan kişidir... Kah beğenir kah beğenmez ancak şair beğeniye takılmadan ve okuyucuya gereken saygıyı göstererek yoluna devam eder...Şiir hakikati arama işidir nihayetinde ve arayış bitmemiştir... Ben şiirinizi hem dinledim hem de okudum ve beğendim de... Sizin bütün şiirlerinizi beğeniyorum ayrıca...Ressamlığınızı da...
Geçen de bir arkadaşım yazdığım bir şiir için neden böyle yaptın şöyle daha iyi olmaz mı demişti...Baktım haklı ve dedim ki haklısın ve değiştirdim...Eleştiriler hepimizi bir yerlere taşıyacak diye düş...
Tutun bir ağaca gölgesiz kalma
Yaslan gövdesine uykundan olma
Kur hayallerini, kendini salma
Canın sıkmak çözüm, değil be Gezgin
"Şiir yazmak, donanımı gerektirir. Salt esin perisini yakalayıp, sevmekle bu iş yürümez. Olsa olsa adımız tecavüzcüye çıkar…
Şair olmak için, bir fırın ekmek yemek ve bir fırın dolusu kitap okumak gerekir… Şiir yazabilme gücüne erişebilmek için, insanlığın oluşturduğu tüm varsıllıklardan haberdar olmak zorundayız…
Şair, günlük ve güncel olanın ötesine geçebilme cesaretiyle hareket eder… Şiir, şairde durduğu gibi durmaz. Topluma yönelir ve toplumun dönüştürücülüğüne teslim olur…
Şair için çok şey söylenebilir. En az söylenmesi gereken, şair olduğudur. Şair olduğunu unuttuğunda, has şiir yazmaya başlar insan…"
Serap Hanım sizi içten yazdığınız ve emek verdiğiniz şiirleriniz için kutlar başarılarınız devamını dilerim...
farklı ve çok güzeldi...
tebriklerimle
"Gitme turnam vuracaklar" ne harika bir ezgi Yaşar Bey ruhumuzu nakşetti efil efil...
Emeklerinize ve yüreğinize sağlık harika bir eserdi, nakış nakış işlenmiş...
Selâm ve saygılarımla...
dudaklarımda kaç cehennem soğuttun
çığlık oldum haykırdım
bir elimden diğerine tutuklandım
yüreğimi yokuş yukarı sürdüm
kaç/ma saçımın ıslaklığından
ne şiirdi ama...
bitirdi beni mısralar...
izninizle ' gönül damlası şiirler ' facemde paylaşıyorum
tebrikleirmle bu müthiş kaleme
insanın başını avuçlarının arasına alıp
bir kaç dakikada olsa kendi başına düşünmesini gerektiren dizelerdi.
bu dizelerden alınacak çok ders var vesselam
bu dizelerin üstüne bir şiir daha okumanın anlamı yok benim için
gecenin finalini sizin sayfanızda yapmak nasip oldu böylece .
kutlarım değerli kalem ilhamın bol olsun saygılar.
Paris'de GEÇEN ÇOK HOŞ BİR SEVDA ŞİİRİ OKUDUM MISRALARINIZDAN DESEM VURUR MUSUNUZ BENİ HOCAM ?? Bİ DİYEM YA : ))
Yahu Hocam, vallahi süpersiniz ya French Molnar ile Necip Mahfuz'un Nobel Ödülünü nasıl bir arada işlemeyi hayal ettiniz, üstelik bizi Beyoğlu sokaklarından alıp da Hakkari, Diyarbakır, Adana, Konya, Trabzon, Edirne, Erzurum, Uşak sokaklarına götürürken, Nemeçek'im bilyaları yayılmış Taksim meydanına, berber Abbas dilber Hamideyi götürmüş havuzbaşına Antakya'da. Hocam hayran oldum, harikasınız, Ahmet'imin fonotiğide tam Kahireli Mısırlılar gibi muhteşem bir hava vermiş seslendirmeye.
Olağanüstüydü Hocam, bu ne engin birikim, ne dolu bir şiir, bir şiir de bin şiir, bizim ülkemiz değil de Patagonyadır de mi hocam bu anlatılan yer ?? : ))
Mükemmeldi hocam. mükemmel, ne diyim ki başka,
Saygılarımla
çağatay
içimiz cızlattın valla akşam akşam ağam
acaba içim açlıktan mı cız etti diyecem de, yok yok kesin açlıkdan değil
acıdan cız etti içerim .
bir anda Elif kadını o kapısız camsız evde düşünmek içerimi bir tuhaf etti.
kutlarım muhterem abim duyarlı yüreğin dert görmesin selamlar.
Dertliyim dertler kadar ne olur hor görmeyin!
Ben kendi dertlerimle sır olayım sırlara.
Bir garip kuldu diye siz deyin asırlara,
İflah olmam ne mümkün yarama em sürmeyin.!
Sevdalı yüreklerin sesiydi dizeler. Ne kadar da güzel dile gelmiş değerli üstadın kaleminde. Mükemmel bir şiir mükemmel bir yorum, çok beğendim, canı gönülden kutluyorum Ümit hocamı ve sevgili Sevinç hanımı, çok başarılıydı, yüreklerinize sağlık değerli dostlarım. Günün şiirini yazan değerli üstadımın var olsun gönül kalemi, sevgi ve umut ışığınız ebedi yansın, mutlu ve esen kalınız....
Hayırlı ve bereketli bir ramazan ayı diliyorum
Selamlar saygımla
* * *
Efendim elbet hatalar hep olur ama Osmanlıca ya da Farsça yazmadığımız yani öztürkçe yazdığımız sürece hece aruzlarındaki dört temel sanatsal özellik olan imale / uzatma, zihaf / kısaltma, vasl / ulama ve med ( ki med de uzatmadır ama 1,5 hece ölçülüdür ve sese yani kök yapıya çok duyarlıdır ) bence öztürkçe ile çok zor tutturulur, siz 7+7 yi kusursuz yazıyorsunuz, hiç bir mısranız 3+4 veya 4+3 e dönüştürülemiyor, tam net 7+7, bunu sağlamak kolay değildir efendim , ancak doğuştan yetenek ile olur, ben bunları bol bol okurum ama uzağından yakınından geçemem zira bu alanda yeteneğim yok, yani yorumlarımı sizi onore etmek için yazmıyorum ifadelerimi gelişi güzel, göreceli anlamda ben kusursuz buluyorum 7+7 lerinizi, iltifatta değildir yazdıklarım, abartı da değil, diğer taraftan her mısranızda hece hece işbu şiirinizin genel kalıbı olan mefâ'îlün / fe'ûlün / mefâ'îlün / fe'ûlün e aykırılık arz eden hangi hecede imale, hangi hecede zihaf hangisinde vasl hatası var görüyorum ama dediğim gi...
Yürek depremlerde... Kalp firarda... S onsuzluğa çığlık... Sevinin derin suları... Onulmaz bir sevda... Yaşanılası a ş k . . .
Fırtınalar kopmuş... Kasırgalar var aşka... Hercai aşk... Sancılı sevda... Aşkın sıfatlarıyla akmış kalem ummanında... Yorum da ayrı bir güzel... Her iki yüreği sevgiyle, saygıyla...
==================================== e d i b / a h m e t
evet şiirlerin bize verdiği bir derstw toplumun hislerine toplumun anlattıklarına toplumun yaşadıklarına ışık tutmaktır şiirle bu şairlerin en önemli görevlerinden birisidir.Elbette kendi duygularını topluma lanse ederek yazacak şair en azından yazmalı yoksa topluma okuyucuya mal olmayan şiirler her diam körelir gider değil mi.Hepsi ayrı ayrı birilerine hitap ediyordur diye düşünüyor ve kutluyorum sevgili dağ gülü
Bin bir türlü yalanla, gönlümde yer alanlar
Nasıl da huzurluydu, zamanımdan çalanlar
eyvallah
Övünmek gibi olacak; ama ben elhamdülillah Fenerbahçeliyim. Sebebi çok; Millî mücadeleye destek vermesi, Atatürk'ün takımı olması, bir karakter olması, amblemindeki çınar ağacı yaprağı ve onun açılımı ( bunun üzerine Ömer SEyfettin'in muhteşem bir yazısı var, okuyan Fener'e âşık olur) farkının olması ( Fenerbahçe salt bir spor kulübü değildir; diğerleri sadece spor kulübüdür), Fenerbahçe aştır, Fenerbahçe emektir, Fenerbahçe yürektir, başkaldırıdır, Cumhuriyettitr...
S e v g i
_______ v e
___________ S a y g ı y l a ...
NE MUTLU FENERBAHÇELİYİM DİYENE!
============================== e d i b / a h m e t