Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

fazlasıyla güncel bir konudur her yanıyla... büyük Nizami Gencevi defalarca dokunmuş bu konuya; "Az ye,az konuş,verme bir kimseye eziyyet",ve ya "Bir inci saflığı varsa da suda, artık içilende dert verir o da".. bizde diyorlar "karın senden aşağıdadır,yukarıda değil".... şişmanlamanın bu gün çok kaynakları ve nedenleri vardır, bunlar tıp konusu...şairin kast etdiyi ise belli...her kes öncelikle nefsine sahip çıkmalıdır...güzellik kurbanlar ister.. Safiye hanım gerek sevgi,gerek toplumsal, gerekse de diğer mevzuları o kadar ustalıkla seçiyor ve kaleme alıyor ki...her defasında yaradıcılığını ve sayfasını yenilemiş olur...hepsi de güzellikler namine.. Başarılarınız daim oldun Safiye hanım...Kutlarım sevgilerimle...
"Güzeldin , güzelsin!.. Ama nedir ki güzelliğin? Mermer midir etin ? Tunçtan mıdır bel kemiğin? ‘Davul bile dengi dengine' Biz seninle tencere yuvarlanmış , kapağını bulmuştuk! Ben bunu yüzümden öğrendim Denktik biz ...Sen kabul etmesen de... Benim yüzüm paramparça Yüzüm yaralı Yüzüm çirkin benim senin yüreğin Yüreğin, yüzümden beter senin! Sen bir kuru elveda Çekip gittin Bal gibi de çirkindin!!! Göremedin " duyguları çirkinleşmesin insanın... sevgiyle...
O kadar çok istiyorum küslüğü de sevmem ama yok ben barışmam artık felsefe ile:) Aristo'nun metafiziğini bende İbni Sina gibi Farabi nin yorumu ile mi anlamaya çalışsam. Ya da Aristo'nun düşünce sistemini İslam ile kaynaştırmaya çalışan İbni Rüşd ile mi anlamaya çalışsam bilemedim. Sayfanızda bilgi tazelemek fırsatım olacak sık sık galiba... Kutlarım, saygımla...
Yağmurların uyukladığı, paslı demirlerin sevenleriyle dolduğu bu acımasız iklimde daha fazla durmak, sıranın kendisine gelmesini beklemekti. Soylu haykırışa giden yollar, sallanan ellerin de katılımıyla daha da renklenecek, “hakiki imanın” önünde hiç kimse duramayacaktı. İşte o, yerinde oturtmayan, insanın kanını kaynatan yegane panzehirdi; aldığımız bunca zehirden sonra...Gerçek doktorların yazdığı reçeteyi daha iyi anlayabilmek ve anlatabilmek için şarttı bu düşündüren ayrılık... Hüznün ve endişenin hislerden kotarıldığı bir hengamede, ayrılık ve aykırılık acılarının kundağına belenmek istemeyen yiğitlerin bıraktığı bembeyaz acılar kaplıyordu, istasyonları, garları, limanları... Onlar ilahi bir gücün otoritesinin, hayatlarını şekillendirdiği bir atmosferi solumak ümidiyle arayış içindeydiler. Tıpkı daha öncekiler gibi... Hicret...Denemeyen bilmez, değişimi Zor gelir kabullenmek, ayrılmayı Çaresiz kalmışsa asil bedenler, hücrede ...
Babamdan dolayı biraz buruğum bugünlerde. Siz de babam dediniz canımın acısından yazmak istedim. Genelde erkek çocuklar model alır babayı, kızlarıyla daha bir arkadaş gibi olsalar da. Erkeği kızı yok evladın, bunca yıl emek verip, okutup, büyütüp topluma kazandırmışsa babanız zaten çok kıyak adammış evet.:) Kardeşlerinizi ve ailenizi şiirleştirmek ne güzel fikir. Bunu hiç yapmamıştım mesela enteresan geldi, denemeye değer bakalım sizinki kadar güzel olacak mı! Allah babanıza sağlıkla, uzun ömürler versin. Benim babacığıma da şifa ile ömür versin.. İNŞALLAH.. Tebrik ediyorum, saygım hürmetlerimle..
Hatasız dost arayanın dostsuz kalacağına dair belleklerimizi iyi ki işgal etmiş, ne kadar kelamı kibar vardır, hatırlayınız. Arkadaşlığın ve dostluğun öneminin kalmadığı günümüzde, değerini kaybeden o kadar çok şey var ki, saysak bitmez. Bence dostluk adına cevherleşmiş en güzel söz; “ O söylüyorsa şüphesiz doğrudur.” sözü olsa gerek. Ne müthiş bir teslimiyet... Herkesin yükselmek adına bir tür merdivene ihtiyacı olacağı kesindir. Kullanılan araç ne olursa olsun, sizi amacınıza götürüyorsa mesele yoktur. Eğer yüreğinizdeki oksijen sizi taşıyabilecek, kalp ve beyin fonksiyonlarınız görevinde aksamalara sebebiyet vermeyecekse, çıkın çıkabildiğiniz kadar...İlkellikten-çağdaşlığa, bedevilikten-medeniyete, cehaletten-bilgeliğe, taş kalplilikten-sevgiye, kötülükten-iyiliğe, zalimlikten-adilliğe, kölelikten-özgürlüğe doğru yönelen bir gece yürüyüşünüz olsun...Sizi başkalarından ayıran, kendi fikirlerinizin haleleri kuşatsın, önce çevrenizi sonra her yeri. <br...
bir kal boyu git dedim ya sana sen deli rüzgarların çılgın kadını gecelerimin kara dulu bak bir şafak daha kırıldı takvimlerden bir hazan daha yağdı yorgun omuzlarıma haykırmalıyım adını artık bir kurban daha vermesin diye yaşadığım zamana şiir duyguların çağlamasıdır... duygular çağlamazsa şiir olmaz zaten... şiir diye karaladığımız her şey yüreğimizden çağlayanlardır... şair aşk kitabının üzerine yemin etmişse korkmak gerek... kutladım kaleminizi...
etraflıca yazabilmek, diğer bakışları da temsil kardeşimde olduğu gibi Allah vergisi bir yetenektir. mesela ben yaşamadıklarımı yazamam.. dün yorum yaptım sanıyordum.. sitede bir sıkıntı vardı sanırım böyle bir mağduriyette var demek ki.. güne gelir demiştim.. baktım ana sayfada kimler ne demiş derken.. baktım ki ben bir şey dememişim oysa bir dörtlük eklemiştim yaşlanmak ı ıhh.. buralarda hava iyi değil.. kendinize mukayyet olun.. dolu dolu yaşayın şiir gibi.. hüzünler de olsun eyvallah ama.. illa mutlu son Allaha emanet ederim.
Ona ne şüphe efendim mevlam görelim neyler neylersede hep güzel eyler.İmanlı ihlaslı yüreğiniz dert görmesin inşallah sağolun varolun. Hayırlı Ramazanlar saygı benden ümüt güngör
tüm barış serisini bir solukta okuyuverdim hocam..yorum konusunda çok hünerli değilim,ilk anda ne hissediyor isem onu hemencecik yazıyorum.bu dörtlüğünüzü de okuduktan sonra,hissettiğim,hep yazmanız ve sizi hep okumak isteğidir.
canım benim ben böyle nelerini zayıflattım gönder bana vallada ücret almıcam sevabına bunlar bilinçsiz, katabolizmadan kaybedenler 6 ayda şip şak:) ciddiyim kutladım gönüldaşım..seviyorum seni:)
Tema çağımızın kabusu, hatta vebası deniledebilir. Gül yüreklim kalemindeki kıvraklık muazzam şiirlere davetiye çıkarıyor.. Her konuda yazabilen ender şairlerdensin.. Bu kilo konusuna gelince genetik açıdan incelediğimizde Eşimden başlarsak; oğlum, kayınbiraderim; benim ailemden başlarsak; annem, ablam diye liste devam eder gider. Rabb'im bir tek bana kilo sorunu vermemiş çok şükür :) çocukluğumdan beri kilo alamam. Hamilelik dönemlerimi saymazsam ve depresyon hallerimdeki buzdolabına yapışıklığımı, hunharca yiyişlerimi saymazsam vallahi DAL gibiyim Safiye ablacığım.:)) Hele son bir aydır eski formuma döndüm diyebilirim. Rabb'im en başta sağlıkla tüm obez sevdiklerime, ve tüm şişmanlara hayırlısıyla sağlıkla kilo vermeyi azmettirsin, nasip etsin.. Her türlü hastalığa davetiye çıkaran çağımızın vebasını şiirleştirdiğin ve okuttuğun için ayrıca teşekkür ve tebrikler ediyorum... Güne çok yakışmış ve bir hayli sevimliydi, sağolasın sen e mi gülümsettin...
Valla bacım bende aç dolaşıyom bir türlü veremiyom kiraz sapı lahana kaynat iç dediler içtim .Yinede zayıflamadım bacım her ne........ dedilerse yaptım bacımmmmmmmmm mümkünatı yok zayıflamadım.Tebrikler.Tebrikler.Günün şiirini kutluyorum.Sevgimlesin...
nasıl görememişim bennn :( bigün bu tarzı denemeye karar verdiğimde kapını çalacağım abicim ... enfes dizelerdi... sevgimle...
yaklaşık bir 15 dakikadır sayfadayım şiiri ve kritiği okumam baya zamanımı alsa da bir kritik tutkunu olarak haz aldım bu zorlu mücadelemden :) kritik sayfasının eğitici ve öğretici bir sayfa olduğunu düşünmüşümdür her zaman bilmediğim bir çok şeyi bu sayfa da öğrendim demekten utanmıyorum. son bir kaç kritiği okuyamamış olsam da ( bilgisayarım yoktu ) eminim o kriklerde de öğreneceğim çok şey varmıştır. yürek dolusu bir şiir emek ürünü bir kritikti doğrusu selam olsun bu güzel eseri bizlere sunan ve masaya yatırıp neşter vuran dost yüreklere . her iki şairemi de canı gönülden kutluyorum şiir yolunuz her daim ışıl ışıl olsun arkadaşlar. kutlarım Sevda hanım başarılarınız daim olsun. bir demet kır çiçeği bıraktım bu gece gönül sayfanıza lütfen kabul buyrun ...
Final kıt'a da serzeniş bir nebze yoğunlaşıyor gibi olsa da yine de gayet zarif bir sitem olmuş, duygu yüklü mısralara akan, Kutlarım dostum, Saygılarımla, çağatay
Kendisiyle barışık hem didaktik hem de satirik özellikleri bir arada taşıyan çok hoş bir şiir idi sayfanızdan okuduğum, Kutlarım efendim, Saygılarımla çağatay
Murad Dede’nin yanına destursuz gitsem de, o beni en sevimli haliyle karşılıyor. Dede’nin “yattığı yerden” anlayabilirsiniz: ”iki metre kareye “dünyalar” dolusu bir yürek sığdıracak kadar “mütevazi” olduğunu…Ve O'nun “güzel dileklere”, yiğit bir “sebep” olduğunu…”Hiç ummadığım yerde ve ummadığım zamanda, “dağ” olduğundan hep korktuğum o “heybet”; beni “Muradımın Kaynağına” kavuşturunca, önce dedeme dualar dökülüyor “dilimden”, sonra dileğim dökülüyor “yüreğimden”… Kütahya’dan ayrılırken “ yüce bir dağın başına” dileğimi emanet ediyorum… Sonra, tüm ürkekliğimin dağıldığını, Murad Dede’yi daha da yakından tanıma arzusunun, her şeyin önüne geçtiğini görüyorum… Bir yazı takılıyor gözüme… Murad Dede hakkında birkaç şey anlatıyor bu yazı… Ama biliyorum ki “MURÂD”, bu anlatılan kadar değil; “anlatılamayan kadar “yüce”… "DAĞLANIYORUM..." Biraz acı Biraz tatlı... Biraz hüzün Biraz sevinç... Hayatın içinde var olan bütün unsurlar hep vardı yanımızda...Fazl...
Tabiatı itibariyle hayatın ; mütemayildir kötüler azalmaya iyiler çoğalmaya Her olumsuzlukta olumlu, her yanlışta doğru, asgarisinden olsa da vardır damla tutam maya Güzele, fazilete, halise, ehvene, salihe dokunan, anlayan, gören gözlerdedir keramet Değildir fıkra Nasreddin Hoca, göl ve yoğurt yeter ki azimle tecrübe etmekten kimse yılmaya. MCU Kerametler çok güzeldi efendim:) Dolayısıyla Nasrettin Hoca'nın fıkrası da öyle... Tebrik ve saygılarımla...
Güler Hanım, Değerli Kardeşim, Yıllardan beri dilimde tüy bitti, yine de anlatamadım derdimi. Dilin iki türlü işlevi vardır: YIKMAK ve YAPMAK... Önemli olan yapmaktır. Yunus sözüyle " Gönüller Yapmak" tır. Ondan dolayı ağzımızdan çıkacak her söze, kalemimizle yazdığımız her heceye dikkat etmemiz gerekir. Çünkü çoğu zaman geri dönüşler yaşadığımızda karşımızdaki kişilerle eskisi gibi iletişim kuramayız. Bir kere yıktıysak, onun yerine bina inşa etmek oldukça güçtür. Ama maalesef bunu dostlarımızın çoğu anlamıyor ya da anlamak istemiyor. Güya şiir ve yazıları geliştirmek adına kelimeleri hoyratça ardı ardına sıralıyoruz. Halbuki gönül evi çok müstesnadır. Oraya paldır küldür girilmez. Çok düşünmek gerekir. Atalarımızın dediği gibi, kaş yapayım derken göz çıkarabiliriz. Neyse sözü fazla uzatmak istemiyorum Güler Hanım. Düşmanlıkların olmadığı, dostlukların yaşandığı şiir bahçelerinde hepimiz birer bülbül gibi şakımak dileğiyle. Hayırlı ramazanlar diliyorum efendim. Sela...