uzunca bir süre ne eylül ne sonbahar
hay elime kramp gireydi de dayamasaydım merdiveni hazan'a :D
kalemine sağlık..
" kapı arkasına mı saklandın ilkbahar"
tebriklerimle..
biz büyüdük ve kirlendi dünya...!
keşke çocuk kalabilseydik...
nerelere götürdün beni bilsen şairem...
sevgimle...
Bir hüzün saatinde sağnak olmuş dizeler...
Solan yanlarımıza çarpa çarpa yağdı...
Bir bahar vakti yeşersin umutlar dileklerimle kutluyorum...
//ben haziranın asi kızı
güneşe başkaldıran başakların kardeşi
aklının uçurtmasına tutunan kiraz mevsimi
inatla kendi ütopyasına resmediyorken beni//
Haziran doğumlu olan biri olarak, aslında gönül rahatlığı ile şiirin en dikkatimi çeken kısımlarını buraya kopyalayabilirim. Üste eklediğim kısım mana olarak gönlümü almaya yetti... Uçarı, özgürlükçü, kendi kararlarını alma arzusunu yerine getireli yıllar olmuş biri için hiç yabancı değil bu dizeler...
//seni alan on yedi yerinden yaralı
kasıma nispet yapan haziran
her yıl yeniden doğuruyor beni//
Ciddi bir hüzün var bu bölümde... Yalnızca şairin içeriye girebildiği manasıyla önümde kapalı bir kapı... İyi ki doğmuşsun demekten kendimi alamadığım tuhaf bir sevgi şiirin sahibine...
Ki teknik güzellikleri bilen, şiiri özümseyen şairlerin kaleminden damlayan her kelime şairi okura daha da yaklaştırıyor...
Ve resimdeki buğdaylar... Ve gelincik çiçeği...
Uzaktan sev...
Ne ilkbaharı yaşadım doyasıya, ne kara kışı ne de yaz/sen.. Ben hep sonbahardayım...
Sen beni mi yazdın can. Harikaydı...
Eylül kokan dizelerinize sonsuz tebrikler teşekkürler...Hep sevgimle...
Kendi icin de cok tutarli
özgün
bir siir
itirazi hakli
sairin
tebriklerimle
---
bir öneri /dostca
büyük harfler siirin tüm özgünlgünü bozar
siirce hep
,
USTA KALEM, inanınız şiirinizi Nietzsche okuyabilseydi mest olurdu eseri nerelere kadar yetiyor imiş babında ve Olympos'un komşu Tanrı ve Tanrıça / cıkları da görebilseydiler eğer mısralarınızı kafayı yerlerdi " nerede bu mitolojik çağrışımlı tasvirlerde yerimiz " diye. Entellektüel birikimi çok yüksek bir eser koymuşsunuz ortaya - kusura kalmayınız sanki bir bilirkişi edasıyla yazarmışım gibi oldu, mekanik dilin ruhsuzluğu, ne yapayım da, bir şekilde beğenimi cümleleştirebilmeliydim - ruhani / tasavvufi masalımsı mitolojide AŞK tanımlaması zannederim abes bir ifade tarzı olacak ama fevkalade etkileyici ve enterasan bir üslup kullanmışsınız, başlık ile final dizelerinin arasında devasa bir tarihsel köprü var gibi nev'ine münhasır tanımlamalı imgeleri ile.
Çok çok beğendim, kutlarım ŞAHSINIZI haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
susunca
gözlerim üşüyor,
ben onlara sarılıyorum.
susunca
kirpiklerim titriyor,
ben ellerimden tutyorum...
ama,
yetmiyor be şair,
inan yetmiyor...
düş yorgunu bir yürekle
keşke diyecek bir sözüm olsa
suskunluğuma
diyene
ama,
bak bu kadeh
şiirlerce susup
hala sevda diyen kalemin sağlığına.
sevmedim kader demeleri asla ama,
neden kol gezdiğini de anlamadım
hüzün denilenin gölgemizin dolaştığı tüm sokaklarda...
selam, sevgi ve dostlukla...
Yokolmasın bu sevdan sonrası Allah kerim
Sende buldum ben aşkı sende bitmek isterim
bitmek bilmeyen aşk...
küllenmeyen yürekte ateş...
çabuk davranıp ferman yazan ecel...
bir bilinmeze kaybolmak...
hasreti lokma lokma banmak...
bir kalemde bitmeyen aşk...
zorla seçilen aşk...
hasretin güneşe eş olması...
daha ne olsun....
Kardelen hanım içten tebriklerimle...
Tanıdık sahillerin tanımadık ambiyansında o nineyle rakı içmeyi ne çok isterdim salaş bir balıkçı kulübesinde, fonda Safiye Ayla, altımızda boş tahta kasalar, melamin tabaklarda izmaritler, yürek mi dayanır bu tabloya ?? Bir de pembe eserse rüzgar değmeyin gitsin keyiflere, sarımtrak iç burktu derininden, cesur sığınaklar da olmalı tabii, değil el uzatan olmalı kucak açan.
Hüzünlü ama çok romantik ve sıcacık bir şiirdi.
Kutlarım Şahsınızı Haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
Lokma lokma hasret banmak ne harikulade bir tanımlamadır, güneşe eş yürekteki kor ateş nice pekiştirici ifadedir SAYIN ŞAİRE HANIMEFENDİ ...
Bir serzeniş, bir sitem ancak bu denli naif olabilirdi sanırım, kızgıda dahi duyguların nezaketi ile mısralamak sayfaya dökülen kelimeleri ŞİİR yazmak oluyor demekki - bunu sesli olarak kendime söylüyorum elbet - birbniri ardına o kadak nitelikli şiirler okum ki siteden bugün, tam bir sanat şöleni , benim de var gönlümde kocaman bir sarı yıldız, nezdinizde verdim siteye gitti.
Kutlarım Şahsınızı Haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
"Anladım anne ! Çocukluk içindeymiş insanın bulabildiğince ! Çocukluğumu aramıyorum anne, özlemiyorum da. Sen haklısın çocuğum ben hala !"
Ne kadar doğru yazmışsınız, çocuk kalan bir yanımız vardır mutlaka.
Çocukluğumuzun masumiyeti yaşasın her daim, kirlenmiş yıllara inat..
Çok içtendi, çok güzeldi. Tebriklerimle...
Sitede sizin ve bir kişinin daha sayfasına geldiğimde sesi açıyorum.Ses ve yorum öyle etkili ki engelli kızım oturuyor ve dinleme pozisyonuna geçiyor.Tanıdığı birini görmüş gibi... Uzun zaman önce bunu söylemek istemiştim ama bu gün nedense içimden geldi... Bu yüzden şiirleri yazan kalemlerin yorumlaması bana hep daha can alıcı geliyor...
Şiir konusunda ustalar konuşuyorlar.Ben duyguyla dinliyorum sizi...
Teşekkürler ve selamlar...
Hani benim çocukluğum derken bütün yaramazlıklar sıralanmış ardı sıra... Varmış demek ki yaramaz bir çocuk.
Her ne kadar içimizdeki çocuk duruyor desek de bir bakıyoruz ki o da büyümüş, farkında olmadan.Kalan,sedece çocukluk anıları...
Yazılanlar biraz bana da benziyor aslında.Okuyan birçok kişi kendinden birşeyler bulacaktır muhakkak...
En güzeli hislerimize güvenmek, iyi beslediğimizde muhakkak doğruyu gösteriyorlar...
Tebrikler, sevgi dolu olup saklayan yüreğe...
Sevgilerimle...
İhanet asılmış boynumda gezer
Cellâdım ismini ağzıma dizer
İşte bitti hayat, ellerini ver
Sehpaya hoyratça vuran nerdesin
***
Bir gitmeye görsün bekle ki gelsin
Duvarlar üstüme de ki yıkılsın
Gözlerim görmesin tümden sökülsün
Kalbimi yok yere kıran nerdesin
Nerdesin ahh nerdesin diye eşlik etti kalbim,
Bu vuslat dolu nerdesin'li dizelerinize...
Harikaydı dost...
Yüreklerin hiç hasrete düşmemesi dileğiyle sonsuz tebrikler ve teşekkürler ediyorum bu muhteşem dizelerinize ve yazılara can veren nefesinize...Saygımla hep...
haziran kokulu şiirler esecekti teninde
üzüntüye kısa bir ara verircesine
Şiirlerde yaz gibi olsa şairem , güneşli olsa..Hep güneşli kalsa keşke..
Tebrikler..
nârın çok
kârın yok olduğu bir mevsimde
kar temannasıyla sevgili şairem
rahmettir
sevgimle
Çok seven, çokça seven, seven gibi seven, ruh kalitesi yüksek seven, iyi seven, doğru düzgün hesapsızca seven bir yürek coşmuş arada zaman boyutuna ileri geri gönderimleriyle, yazgı, gerçek ve imge ler arasındaki beslemeleriyle akmış mısralara ki bana da sordurmuş kendi kendime ;
Her şey yaşandığı anda güzel ise nedendir bu ayrılıklar, farklı frekanslar, birbirini duyamayışlar, bunca sevebilmek için bunca sevilmiş olmalı insan, hal böyle iken nedir benim kendim ile zorum ya da insanın insan ile alıp veremediği, yaşadığı duygu depremleri nedir, nedendir ? Dünya aynı, okyanuslar aynı, gezegenler yerinde duruyor, halen dört kutsal kitap var, doğum kainat yaşında ölüm gibi, anne karnında başlayıp toprakta son buluyor bildiğimiz ya da aklımızın erdiği kadarıyla. Bu belirleyicileri veri kabul ederek öpüşen ruhlar ne olur da Mohaç Muharebesine gereksinim duyar ? bir şekilde elde olmayan ayrılıkların müstesnalığı saklı kalmak kaydıyla elbet.
Acaba bu soruların yanıtlarını bir...
Öyle yorgunum ki
öyle gücsüz
mecalsiz tüm umutlarim
gözlerim ama...
ama seni okumak dinlenmek sol yaninda hep huzur verdi.
sevgilerimle can..
Kısa ama demliydi dörtlük
Tebrik ederim sevgili şairim
Emeğine
Yüreğine sağlık
Dostlukla....