Babam olsaydın keşke ya da annem.
Et tırnaktan ayrılmazdı o zaman.
Ana sütüyle büyürdüm ' helal ederdin.
Babamın arkamda durması ile yürürdüm ' güçlenirdim.
Böylesi çok zor, üşüyen bir güneş gibiyiz şimdi.
Nedense içinde en içime işleyen dize burası oldu..Anne,baba ve kardeş!
Görmedim bunlara eş değer birisini hayatta..
Görmedim onlar kadar vazgeçilmezini,vazgeçmeyenini!
Allah onların bize,bizimde onlara olan bağlılığımız kadar bağlımlı olacağımız kişiler nasip eylesin inş.
Uzun yazılar sevmem pek okuyamamda..Hele de böyle içten yazılmışsa..Boğazıma düğümlenir bişeyler,fenalaşırım çünkü:(
Yinede okudum her bir satırı..Sıkılmadan..
Yüreğine sağlık!
Yalnız beni düşün
Yalnızca beni özle bunlar son sözüm sana…
Bir ben demiş şair, ki öyle de olmalı...
Zira o kalp fazlasını taşıyamıyor şairem
Bir gün bir yerde mutlaka ki fire verebiliyor...
Harikaydı, sonsuz tebriklerimle ve teşekkürlerimle...
Sevgiyle...
şehrin soğuk
bankın boş
denizin hüzünlü olmasıdır belki aşk !
mavinin hüzün
martının fersiz
yunusların sarhoşluğudur belki aşk !
siyahın inat
bulutun ölgün
çayın tadının olmamasıdır belki aşk !
gelen, giden
geldiğinde hazırlıksız
gittiğinde hazırlıksız ve yalnız olunandır belki aşk !
ya da,
bir destana adını vermeden daha şair
ömrünü tükettiğini düşündüğü bir şiirdir belki aşk !
güzel ve okunası.
dostlukla...
Eyyyyyy aşk
sen nelere kadirsin dedirttiniz bizlere
aşkın tanımına birde sizin pencerinizden bakmak güzeldi
kutlarım Ayşe hanım ilhamını bol olsun sevgiler.
Anne işte fedakar...
yemez yedirir,içmez içirir,giymez giydirir,boşuna dememişler cennet anaların ayakların altında,hadisi şerif...
Rabbim onların dualarından mahrum etmesin,
canı gönülden kutluyorum safiye hanım..
Bir gün sormuşlar adamın birine: “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır"?
Bakın göstereyim size demiş.
Önce sevgiyi dilden yüreklerine indirememiş olanları çağırarak bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklarına çorba konmuş ve arkasından da uzun derviş kaşıkları. Adam "Bu kaşıkların ucundan tutarak öyle yiyeceksiniz" diye şart koşmuş. Peki demişler ve içmek üzere teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun olduğundan bir türlü döküp saçmadan ağızlarına götüremiyorlar. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine adam, şimdi sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar gelmiş oturmuşlar sofraya.
Bu defa "Buyrun" deyince, her biri uzun kaşıkları çorbaya daldırıp, sonra karşılarındaki arkadaşlarına uzatarak içirmişler.
Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek sofradan kalkmışlar.
İşte demiş ada...
Birseyi sirf canini yaksin diye yapar mi insan-bu siiri sirf canimi yaksin diye okuyabilirim defalarca-
ucunda anne varsa, varsa anne'm
damlalarim gözlerimden aksin
karissin hüznüme nesem
gülmeyeyim
aglayayim
susmayayim ama sessizce haykirayim karanliga karanliga.
varsa
varsa icinde anne'm aci da baldir cefa da...
oyh...
ne derindi öyle aci ile icimden firlayan nefes, ne derindi öyle
bicak gibi
sir gibi
ser gibi...
ve fon derinden sessizce...
Siir anne
anne'm siir dizelerde...
Serkeş rindin gönül tapınağında
aşk
__
ne çok şey hissettim
aşk adına
rind adına
tebriklerimle şairem
sevgimle
Sevgi dolu bir aşkla beklediğim
Yalnız SEN varsın
Duyuyor musun?
Bazen duymazlar yada işlerine öyle gelir duymazdan gelirler...
Ama bezen de çok vefa-karları da vardır duymak bir yana, seslenmeden yürekte hissedenler
İşte onlar aşktır ve doyumsuzdurlar şairem, dilerim Rab'im herkese böylesi sevgiler nasip etsin:) duyumsatan dizelerinize sonsuz tebrikler teşekkürler ediyorum sevgimle...
Aşk nedir nasıldır acep diye düşünüyorum günlerdir. O kadar çok şey söylendi ki aşk hakkında.
Farklılık değil mi her şeyden önce? Kimsenin fark etmediğini fark etmek farklılığa tutulmak belki aşk….
Çoğumuzun aşk diye bildiği aşk değil mi acep diye düşüne durayım ben.
Karamazov kardeşlerdeki Mita hemen söylüyor kısacık bir cümlede her şeyi: "aklın aşağılık bulduğunda kalp çoğu zaman bir güzellik buluyor"
Gerçekten öylemi acaba?
Bilen bildiği ile kalsa daha iyi değil mi? Çünkü aşkın henüz bir tanımı yok gibi, bizdeki bazı kavramların tanımının olmadığı gibi.
Şiiriniz öylesine güzel bir ışık yaktı ki hem kafamda. Nasıl mı ? Bakın şöyle:
Ezel meclisinde bir birine yakın duranlar mı acaba bir birine aşina olanlar? Belki göz göze bakanlar bilmiyorum. Orda farklı bir yere bakacak mecal var mıydı onu da bilmiyorum. Tek bildiğim her geldiğimiz mekânda bir önceki mekânı hiç hatırlayamamamız belki de. Her yerde rahattık belki önceki geldiğimiz mekânı hatırlayamayışımı...
ANADOLUmuzda kader alın yazısı, karayazı.. nasip dedikleri böyle bir şey
o arada bir de bebek olmuşsa
bu defa nalet halkası denir
atsan atılmaz
satsan saılmaz
bir karamsar tablo
bir de yanık türküler
arada bir gözler dolar
siğim siğim akar
yada dökülür kalemden mısralar
öykü büyür
netice değişmez
felek bildiğini okur..
Her şiirinizden gerek şekil olarak gerekse öz olarak eşsiz lezzetler alıyorum Ülkü hocam.
Şairinm beslendiği en güzel mekan hayatın bizzat kendisidir diye düşünürüm hep.
Toplumun kanayan yaralarını şiirinize öylesine güzel nakışlarla dokuyorsunuz ki işte hayatın gereçeği diyor insan.
Yüreğe binlerce selam olsun
Eyvallah.
Selam ve saygılarımla
4+4=8 lik çok güzel bir şiirdi
ne yalan söyleyeyim böylesi şiirleri kıskanıyorum doğrusu
o kadar denedim bende yazayım diye ama bir türlü beceremedim bu kalıpta yazmayı.
şiir güne gelmeyi çoktan hak etmiş
geç kalmışlığımın özrü ile birlikte tebriklerimi bırakıyorum gönül sayfanıza.
Bir çocuk anne dese yürek yangınları kayboluverir, ümit ışığı doğar.
Peki yaşlandıkca insan anne der ve içi burkulur, neden acaba?
Sen deme ne olur sen deme anne. Demişsinya benim ta yüreğim burkuldu.
Her zaman etkileyici, her zaman Himmet.
Tebrikler emeğe, yüreğe.
amnınnnn bu ne :((
anladım Ülküm sen beni öldürmeye karar verdin bu şiir ile:))
şiir çok güzel dünden beri etkisinden kurtulamadım zaten
şimdi birde bu resim: vay anasını yarın bende böyle bir kadın olacagğm dedim
şiirde tamamı ile kendimi bulmuştum
şimdi ise bu resim ile yarım kalan yerimde tamamlandı sayende :))
şaka bir tarafa hayatın gerçeklerini ilmek ilmek dokumuşsun yine dizelere
adı Ayşe de olsa Fatma da olsa Safiye de olsa ne yazık ki bir çoğumuzun hayatının ta kendiydi dizeler
kutlarım değerli arkadaşım ilhamın bol olsun sevgiler.
Böyle güzel bir siir nasil olur da gözden kacar, anlayamadim.. Hem icerigiyle hem de teknigiyle basarili bir calisma..
4+4+3 kalibiyla ve cift ayak üzerine kurulu hayli emek isteyen, zor bir calisma. Severek okudum.
"Âşk bilmedi, yazı bildi, dil bildi"
Enfes bir misra..
Tesekkürler ve tebrikler..
''MAVİ'' Rengim olması sebebi ile öncelikle sayfaya ismi çekti şiirinizin.
İçinde pek çok duyguyu barındıran bir sonsuzluktur mavi.
Kutlarım bu güzel şiirinizi.
Bir dostum demişti zamanında
iyi bir serbest şiir yazacakzanız mutlka hece çalışacaksınız ,sonra serbest yazdığınızda göreceksiniz ne kadar güzel şiirler çıkacak ortaya demişti.Şimdi ben görüyorum şiirin en titrek telini.
Seslerin ahengini yakalamak dedikleri bu olsa gerek
öylesi güzel bir anlatımla karşı karşıyayım ki şimdi...Şiir kendinden vaz geçirmeden bir nokta kadar kendinden uzaklaştırmadan sonuna kadar sürüklüyor sizi.
Şiir çok güzel,fon vbe sunum öylesine bütün ki...
Tebrik ediyorum sevgili şair
Eyvallah
toplumun değer yargıları yadırganalı beri
aylak insanların
diğer tarafta başka sıkıntılar yüzünden
ya da
anneleri çalışmaya iten paranın değer
toplumun ahlak kayıpları
insanların gün boyu çalıştıklarının zaruri ihtiyaçları bile karşılamaktan uzak kalışı
orta direk tabir edilen insanlar üzerinden faiz vs adlar altında nemalanan sözde kurumlar
analarımızı yavrularından ayırıp
boyunlarını büktü
çaresizlik
kardeşim her zaman bir toplumsal açmaz.. yaraya.. gözleri dolduran, iç sızlatam, boğazlarımıza düğümlenen nice yaralardan birinin daha can damarına parmak basmış
acılarımız
dualarımız bir.
Seninle
seninle aglamak da güzel
sessizce
iclice
sevgiyle
seviyle...
seninle
dedim ya seninle ey sevgili/ * der gibi...