Nice başarılara imza atmanızı diliyorum...
Duygularin karalar giyindigi epeyce karamsar bir siir olmus. Zaten siirlerde biraz da kendi ic dünyamizi anlatmaz miyiz?
"Kör bir kuyu belleğim"
............
"Sadakat kara bir pelerin giymiş
Etekleri sürünüyor"
.............
"O yalancı gözlerin
Gözlerimde izi var."
Siir bütünüyle akici ve duru ama, su sectiklerim, farkli ve siradisi bir betimlemeyi gözönüne seriyor..
Gözlerinizdeki yasama sevinci ve isiltilarin hic sönmemesi dileklerimle..
Umutlar tükenmez nefes tükenmedikce..
Tesekkürler ve tebrikler.
Tebrikler değerli genç kardeşim Emre Baki yüreğiniz dert görmesin inşallah.Nice güzel şiir ilhamlarına inşallah.
''Hani bilen kaldı mı; soyumuz, sopumuz kim
Hangi boydan geliriz; ağamız, paşamız kim
Bir kılıç darbesiyle düşmanı yok eden kim
Bu güzel yurdumuzu bize bağışlayan kim
Biz bunları boş verdik soysuzları çoğalttık''
Maalesef:(Beğeniyle okudum,yüreğinize sağlık.Tebrikler
Çok hoş bir şiir yazmışsınız yine... Fakat teknik anlamda gözüme takılan bir şeyler oldu. Hem hece yazıp hem de kıtaları uzun tutmak bazen sıkıntı oluşturabiliyor...Onlardan kaynaklı olduğunu düşünüyorum...
Şiir uzun olunca ayak kafiyeleri bulmakta güçlük çekebiliyoruz...
Mesela siz bu şiirinizde;
"yakılır- bakılır- bıkılır- yıkılır- çakılır- tıkılır-" dedikten sonra tekrar "yıkılır" kafiyesini kullanmışsınız. Bu teknik olarak sıkıntılı bir durum gibi geldi bana... Bu sanırım dikkatten kaçtı... Ancak işte uzun tutmaktan kaynaklı sorunlar...
Şiiri okurken keyif aldım sizi takip etmekten büyük bir lezzet duyuyorum ama işte hecenin de böyle bir cilvesi var...
Bir de şunu söylemeden geçmek istemiyorum affınıza sığınarak;
"...sevebilmektir
...diyebilmektir
...giyebilmektir;
Nefretler ekilir, çok üzülürüm" ¦
Bu bölümde ebilmektir redif , sev- diy- giy kelimelerinde kafiye olmadığını düşünüyorum. Ancak yanılıyor da olabilirim... Siz...
Şiir resimden güzel,
Resim şiirden ...
Biraz dargın, biraz kırgın en çok da küskün bir sarı kız.
O bizim yavrumuz, evladımız, torunumuzun yerine konularak bakıldığında resmine, birden şiirleşiveryor yüreğimizin cııııııız ! diyen yerinde..
Görselliğ ve duygusallığı ile etkileyen bir güzel şiir.
Değerli şair Safiye Samyeli bunu hep yapıyor bize, yani yürek tellerimize hüzün mızrabı vurup, tınlatıyor içimizi..
Kutluyorum değerli Şair Safiye Hanım sizi.
Selam ve saygılarımla ..
Coştur yüreğini korkma selinden,
Yaz haydi ne geçiyorsa içinden,
Sanma yağmurun eli var tutacak,
Bal olsunda sözler aksın dilinden.
Ümüt Güngör
Can abim bilirim ki senin yüreğin hep yapıcı ve insancıldır. Coşkunsa bal kıvamında. Keşke insanlar aynı duyguları taşıyor olsa da ikide bir yüzünü ters yüz etmese.
Kalemine yüreğine sağlık. Selam ve duanın bereketinde kal. Amin.
Bir gece türküsüyüd sanki siir
söylendikce ici bir hos eden, dili akla esir edip aklin söyledigini söyleyen...
Ne cok karanliktan baktik bu siirde acilarimiza
eksik yanlarimiza bilsen sair...
...
Tebrikler
Yorum yazacağım yazmasına ya hangi yorum şairlerin derin yanlızlığını daha doğru anlatırki?
Hepimiz zaman zaman duyguları güvenli limanlar zannederek sığınmaya çalışmıyormuyuz?
Himmet; o limanları asi müdavimlerinden değil mi?
Tebrikler emeğe, yüreğe.
Bu mevsimde yazılacak şiir mi şimdi bu üstadım...
Ben yazlık kıyafetlerle kışlıkların yerlerini değiştirmişken... Tam da dalların elbiselerini severken uzaktan uzağa...
Hani mor desenli çiçekler, kımızı desenli çiçekler ve beyaz gelinlik çiçekleri... Hepsini severken... Havada aşk kokusu varken...
Ama işte veda geliyorum demiyorken veda şiirleri de mevsime göre ayarlanmıyor...
İnsan bir türlü akran olamıyor ayrılıkla... Hep bize tepeden bakıyor... On yaş büyük cüssesiyle bizi parmağında oynatıyor ayrılık....
//karanfil sürgünüyüm kışlarda açan.
bundan biliyorum
ne dalın,
ne de yaprağın kabullenemeyişini beni,
ıslak mavilerine göz açtığımda baharların...//
Çok güzel bir şiir ama burasını ayrı güzellikleriyle değerlendiriyorum...
Saygım ve sevgimle...
Çok güzel bir anlatımdı sevgili şairim
neden demeden edemiyor adam değil mi?
Kürşat'ın torunlarına ölmek ar değil ya,
mehmetçiğin kanı üzerinde saltanat kuranları düşünmeden de
edemiyor adam.
Dün gece rüyama girmişti biri eşsiz mekanlarda geziniyordu ki bir ayna tutar gibi eziyet edenleri de gösteriyordu dünyadaki azaplarını.
bıyığı yeni terlemişti,gündoğanda kıraç bir bozkırda kayalık bir yrde şimdi,daha niceleri
bir aydın(!) sapması diyelim mi bütün olanlara.satılık olmayan ne kalmış...
Eyvallah yüreğe.
tebriklerimle
Eyvallah yüreğinize sayın hocam.
Tebriklerimle tüm güzelliklerin sziin engin güreğinizden geçmesi temenisiyle
bu harikalığı kutluyorum
Berbat olan herşeyden ,heyhat lar eşliğindeki sitem ve kahırlarla,
istenmişlik adına bulunamamışlık yada gözden ve gönülden çıkarılmışlık,
ya da cilveyi ilahi yahut keyfiyeti beşeri gereği ve gerçeği olabilecek herşey için el insaf çekmek,
çok şairane,çok erdemli ve çok cesurca bir serzeniş.
Üstelikte renkli kelebeklerin raksettiği,serçelerin meşk ettiği,ağustos böceklerinin gözlerini açmaya başladığı,yaprakların yeşerdiği,güneşin daha müşfik olduğu toprağa ve canlılara karşı şu günlerde,
şaire ;yalnızlıksa kaderin üstünde değil altında yaşamayı tercih et madem toprağın,
dedirtecek kadar berbatlık mı?!
o zaman heyhat ki heyhat !
şiirdi lakin hissettirdi,
el insaf şaire el in/saf...
Sanırım temmelli kalmaz, geldiği gibi de gitmez. Çünkü davetsiz gelmiş. Böyle karşılaşanlara Allah yardım eylesin. Selam ve saygılar
"hece, bilmece, ince, gülünce, yüce, önce, derince, şirince, serince, dönence, derece, nice, düşünce, sürünce..."
"...Listemde en başta, //BİRİNCİLERDE//..." Tüm hecelerde -ce varken burada ci olmuş. Keşke burayada ce li bir kelime bulsaydınız dedim. Kafiye bakımından sorun yok ama ses bakımından olsaymış iyi olurmuş.
( İnsan böyle başarılı şiir yazınca okuyucularıda her şeyi bekliyor değil mi? :) )
Mesela son ayaklardaki k ve l sesleri nefis olmuş...
Tebrik ederim...
Kusursuzdu ...
Şiiriniz yıldızı çoktan hak etmiş ancak işte sitede değildim arkadaşlarında gözünden kaçmış sanırım...
Gönlümde yıldızlarla ve pırlantalarla süslendiğini biliniz...
Anlatımınız ve ironik göndermelerinizi çok beğendim...
Başka türlüsü yazılamazdı...
Tebrik ederim...
Bu konu hakkındaki yorumuyla değerli editörüm nusret'e katılıyorum... Benim söyleyeceklerimin fotokopisi niteliğindeydi yazdıkları...
Fazslasını siz ve değerli üyelerimiz söylemişler...
Tebrik ederim...
Duyarlılığınız için de ayrıca teşekkür ederim...
Sayfaniza geldim bu guzel akrostis anlam dolu siirinizi
okurken cok duygulandim renkler misralar cok nefisti.
NE MUTLU TURKUM DIYE.Ellerinize saglik soyadiniz gibi sayin Tamturk.
Saygilarimla
Eyvallah
Gördüğüm en tutkulu aşklardan biridir Celile Hanımla Yahya kemal aşkı.
en tutkulu mısra buydu değil mi? "Gördüm ele gözlü dişi parsın gözler vardı"
Yahya kKemal kıskançlık hastalığına tutulmuştu adeta,onu bir an göre bilmek iç,in Celile Hanıumın evin,in önünde yatarken ıslandığı yağmurlarda hastalanmıştı.
Birbirlerine yazmış olduukları mektuplardaki tutkuyu is görmemek mümkün değildi "Karıcın Celile " diye bitirirdi mektupları.
Çok güzeldi hocam.Yıllar önce okuduğum Beşlir ayvaz oğlunun eve dönen kitabını okuduğum gibi haz aldım özgün ve güzel çalışmanızdan.
Eyvallah
Tebriklerimle