hocam sizin bu şiir bir hikayeyi hatırlatı,izninizle paylaşmak istiyorum,
Kasabanın birinde zengin bir tüccar yaşarmış. Öleceği vakit vasiyetinde: 'Ben mezara konulduğum gün kim gelir benimle bir gece mezarda kalırsa ona servetimin yarısını bırakacağım.' demiş.
Çoluğu çocuğu, akrabaları servetin yarısı bırakılmasına rağmen bunu yerine getiremiyeceklerini düşünüyorlarmış. Kısa bir müddet sonra adam ölmüş.
Adamın vasiyeti kasabada zaten meşhurmuş. Bunu duyanlardan biri de kasabanın en ücrâ köşesinde yaşayan hamalmış. Adamın öldüğü haberini duyunca yakınlarına kendisinin bir gece mezarda kalabileceğini söylemiş. Bunun üzerine cenaze merasiminden sonra hamalı da adamla birlikte kabre koymuşlar.
Hamal: 'Zaten bir tane ipim bir tane de küfem var. Kaybedecek bir şeyim yok. İyi ettim de bu adamla buraya girdim. Çıktığımda kasabanın hatırı sayılır insanlarından biri olacağım.' diye düşünüyorken bir gürültü kopmuş ve dünyada daha önce hiç karşılaşmadığı yüzler...
Sevgili arkadasim bu guzel yazinla yuzumde koca bir gulucuk olusarak
bir cirpida okuyuverdim .Bu guzel degerli geziye cikattigin icin cok cok
tesekkurler ederim.INSANLIK vardi bizim buyudugumuz zamanlarda.
Belki insanlarin elinde fazla bir sey yoktu ama goz toklugu el acikligi vardi.
Derinden bir ah cektim inan geriye donmek icin neler vermezdim.
Kalben kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum.
Çok güzel yazmışsınız bir edebiyat öğrencisi olarak söylüyorum ki şiiriniz takdire şahan mükemmel..
Hayatımın anlamı umutlarım sen
Hayalini kurduğum yarınlarım sen
Gördüğüm bu en güzel rüyalarım sen
Sen ki beni ben yapan kalbimdeki sen
içtenliğinize çokça tebrikler.....selamlar
Eklediğiniz resmi çok sevdim... Güzel bir sayfa tasarımı... Aslolan şey şiir ancak bunlara da bazen dikkat ediyor insan... Güzel resim eklediğinde ya da fon yorumda bahsi geçiyor nazarımda...
İlk kıtanın kafiyelerinde biraz sıkıntı olmuş... Sesten kafiye oluşmuş normalde kafiye bulamadım...
Es-çek- sür- erler redif... Eser kelimesi meselaesmek fiili yerine başka şekilde kök sözcük anlamındaki manalarıyla kuşlanılsaydı kafiye olurdu ancak şuan esmek anlamında kullanıldığı için ben kafiye göremedim...
Yanılıyor da olabilirim...
Keza şiirinizin diğer kıtalarında da buna benzer durumlara rastladım...
Ama kıymetliydi benim için.... Bazen eser sahibine duyduğum sempati daha ağır basıyor...
Sevgimle...
Hayaller er yada geç terk edecektir zaten bizi
biz erken davranıp veda edelim
kutlarım
malesef kulluğu Hakkı ile yapamıyoruz hocam,eğer afetmezse halimiz nice olur,
ona aşk ile ihlas ile kul olmak dileğim ile,kaleminize sağlık hocam...saygılar.
//Aynı mekanda,
Aynı havayı soluyor,
Farklı soluk alıyoruz...
Bir görmüşlük daha sindirirken içime,
Kıyılarım köşelerim doluyor!
Yerleşiyor yüzyılın birikmişliğine...//
Şairin dert yandığı onca konu var, hepsini minicik bir şiire sığdırma telaşı içinde belki de " yüzyılın birikmişliği" diye adlandırdığı onca kederi bir çırpıda akıtma arzusunu teskin etmek amacıdır şaire böylesi güzel bir şiiri yazdırma kuvveti...
Hani her doğum sancıyla olur ya, bu şiirin şairin iç dünyasında hüşum etmiş sancılarını tahmin edebiliyorum... Ve sonrasında ortaya çıkan bu güzel doğuma kimse kayıtsız kalmamalı...
Aynı yeryüzünde yaşayan ama bambaşka hayatlara sahip oluyoruz... Şair çok haklı... Görüp geçirmiş kederleri var çünkü, adına tecrübe dediği uğradığı haksızlıkları... Kaç tane yüzü varsa sayabilir bu yüzden insan denilen çokgenli varlığı...
Ki kalp ayrı telden ritmi ayrı telden çalıyor... Davranışlarla düşüncelerle öyle tezat ki bu yüzyılda... Elller el...
Şans kader kısmet baht
Bu kelimeler nasıl da yön veriyorlar hayatımıza
Eğer yolunuz açıksa herşey yolunda gidiyor
Bütün gayretlerine rağmen
yolu açmayı başaramayanın vay haline
O durumda yorum hazır: Ne yapalım şansı yok muş
Kısmeti, Bahtı kapalıymış
Kaderi böyle yazılmış
Hayatın bir rengiydi Arabesk yaşam/Şiir
Ve çok güzeldi Hemşerim
Yüreğine sağlık
Selam ve muhabbetlerimle...
İMTİHAN
Biz ki bedeni terk edip gittik,
Halet-i Ruhiye de sevindik,
Neye gerek dünya bizim için,
Biz dünyaya imtihana geldik.
Hayatın öncesi ve sonrasına dair harika dizelerdi...
Didaktik vurgular vardı ders verici yanıyla ve harikaydı efendim...
Sonsuz tebriklerimle saygımla...
Akşam oldu hüzünlendim ben yine
[ reklamı gizle / hide ads ]
[ kaynak: http://sarki.alternatifim.com/goster.asp?ac=135264 ]
Hasret kaldım gözlerinin rengine ahh
Hasret kaldım gözlerinin rengine
Gel mehtabım, gel sevgilim gel yine
Hasret kaldım gözlerinin rengine ahh
Hasret kaldım gözlerinin rengine
İzel dinle
Yüreğiniz dert görmesin efendim hakiki bir eser bestelenecek güzellikte öylede olmuş zaten çok güzel.
Yukarıdaki güzel şarkımız ile eşlik edeyim istedim bende yoruma renk katsın diye,
Küser gönlüm zamana, mazi ile barışık.
Düğümlendi duygular,kuruyan bir sarmaşık.
Beklentimi kaybettim, görünmüyor bir ışık.
Yaşadığım günleri, anılara kardım ben.
Üstteki güzel dörtlüğünüzede aşağıdaki Ahmet ÖZHAN'ın söylediği güzel şarkı ile eşlik edeyim ne dersiniz.
1.bestesi selahattin içli'ye, güftesi sedat ergintuğ'a ait ras...
Cemil Meriç der ki: Avrupa'da şiir düşüncenin emrindedir, bizde düşünce şiirin emrindedir.... Kutlarım dost kalemi. Saygılar.
" Kelimelerin elbisesini çıkartmak.."
İşte bu... Şiirden beklediğim ve aradığım özgünlük bu sayın yöneticim...
Çok uzaklarda arıyormuşum aslında yanıbaşımdaymış bu özgünlüğün sahibi...
Şiire ilk başladığım zamanlarda insanın hayalinde helezon helezon uzanıp giden soyut imgeler kullanırdım... Hani her okuyanın farklı algılayabileceği türden benzetmeler... İmge uğruna ilerlemeye çalıştığım çeşitli yöntemlerin sonunda vardığım sonuç şu oldu:
Şiirde yazsak dünyadan ve dünyada karşılaşılan yaşam şekillerinden, davaranışlardan ve insana ait duygulardan kopmadan imge yaratılmalıydı...
Ben son dönemde bununla uğraşıyorum... Soyuttan somuta geçerek anlaşılabilir imgelerin peşinde koşuyorum... Ve siz bu dizenizle muhteşem bir imge yaratmışsınız... Çıplaklık, kelimelerin çıplaklığı, sadelik, açık duygular ve çeşitli düşünceler sonucunda çoğaltabileceğim bu perspektifteki örneklemelerle okuyanın hemen zihninde bir görüntü yaratabileceği bir sembol yardımıyla şiir...
Fonda ki resim şiirden daha çok şey anlatıyordu sanki insana
şiir güzel resin son derece uyumlu idi
yine mazinin tozlu raflarında yolculuga çıkarttın bizleri
bu resim ile yetmişli yıllarıma geriye gittim adeta ne kadarda tanıdık bir resimdi :))
keşke hep çocuk kalabilseydik hiç büyümesek hiç kirlenmeseydik
hala bağrımızda karpuz suyundan ıslana entarimizin bir parçası kalabilse
saçlarımız taranmadan tarumar dolaşabilseydik
ahhh ulan ahhh dedim valla ya offffff :((
biz neden büyüdük ki
ne gerek vardı büyüyp bunca yükün altına girmeye o masum çocukluk yıllarımız gib değilki hayat
çok acımasız yolları ise çetrefilli
kulları ise riyakar mı riyakr keşke o yıllara geriye dönme imkanımız olabilseydi.
şiir çok güzel final ise etkileyiciydi
ben de “değişik” ettim seninle
gelin aldım şehirden
beyaz gelinlikli
yerini tutar mı kainat güzeli
ne sevdam küllendi
ne hasretim dindi
bir tek köy...
Ayaklarım getirdi sürükleyip buraya
Gözlerimi gezdirip sonra baktım havaya
Ellerimi kaldırıp, dua ettim Mevla’ya
Ankara uyanırken, göz dalar mı uykuya..
hem bu kadar uzun yazmak
hem teknikte hata olmaması
hem duygunun kaybolmaması...
Necati Bey bu birikimizinden site olarak diğer kişilerin de istifade etmesini sağlamanızı dilerim...
tebrik ediyorum...
"Yoktu..."
Şiirin bentlerini birbirine bağlayan bu mısrayı önemsemek gerekir diye düşünüyorum...Serbest şiirlerde konuyu birbirinden ayırmayan bir maya görevi görür bu tarz mısralar. Ve sonrasında devam eden etkili söylemler okuyucuyu sıkmadan son bende kadar şiiri okunur kılınmasını sağlayan en önemli teknik özelliklerdir.
Bunun yanında ben bu tarz şiirlerde bentler arası mısraların eşit olmasını daha nizampaj olarak şık buluyorum... Ancak şair son bendini diğer bentlere oranla daha kısa tutmayı tercih etmiş... Tabi burada özellikle ortaya konulmuş bir kesin kural olmadığı için çokta mevzu bahis edilecek bir şey değil.
Güzel şiirinizi tebrik ederim...
Başarılar...
Saçlarını, burnunu, dudaklarını, kaşlarını…
Ama çizemedim gözlerinin anlattıklarını
Söyleniyorum.
Çizemezsiniz.Yazamazsınız.Çünkü bir bakışın kudreti hiçbir lisanda yokmuş.
Duygular zirvedeydi.Şairin gönlünden dökülen bu çok özel şiir yorumlanmaz,
Sadece berrak sular gibi akan duygular okunur sindire sindire.
Bana, hayran olduğum Orhan Veli' nin en çok sevdiğim ---Anlatamıyorum--
şiirini hatırlattı.
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Gönlünüzdeki aşk ve ilham daim olsun.Selamlar.
Kişinin ölümü, alameti,
Hesap soracak, dünya nimeti,
Ey insan! Yalan gelmesin sana,
Dön de bak, dönen var mı hiç geri.
Öğretici, eğitici yanıyla didaktik yönü de ağır basan harika dizelerdi efendim...
Sonsuz tebriklermle saygımla..
ve ölüme yalpalayanlar
okumaktan korktum
adını okuduğumda bu yazıyı
ölümden hiç korkmayan birinin
ölümle nasıl yüzleştiğini
seyretmeye mecbur kaldığım şu günlerde
ki o tanıdığım en güçlü kadındır hayatımda
boşuna değildir hiçbir yazı, hiçbir şiir ölüme yazılmışsa eğer
o gerçeğin ta kendisi değil midir
anladım ki ne kadar hazırlansak da asla hazır olamayacağız
kutlarım
kadını hırçın yapanda melek yapanda erkektir .
tuttuğunu koparan dır kadın ve yeri geldiğinde
sevdiği için canını veren.:)