Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yıllar beni çok yordu,sabır ile baş koydum. Ezilmedim feleğe,hep önüne taş koydum. Muhtaç olan fakirin,çanağına aş koydum. Küllenmiyor bir türlü, özlemin hep içimde. HECE hece İLMEK İLMEK mısraları nakşetmişsiniz Ülkü Hanım... Sağnak yağan yağmurların gözyaşını nasıl sildiğini insanlar sadece şiirlerden öğrenebilir... Duyguların düğümlenen ağ olduğunu, gülşenin kuruyan bağ, umutların büyüyen çığ gibi bir dağl olduğunu da insanlar şiirden öğrenecektir... Muhtaç olanın çanağına aş koyana da şiirdir... Ne çok şiir hazzına vardım... Ne çok doldu içime şiir... Eyvallah yüreğinize....
Hem Lütuf , hem de Veli gibi yazmışsınız ; inciler dökmüşsünüz ; gönlünüzden dilinize , dilinizden kaleminize akmış güzellikler bir bir ... İşte , ben şiirim diye bar bar bağıran hoş bir kompozisyon okudum sayfanızdan. Tebrik ediyorum.
Bu gün 14 Şubat hani şu sözde sevgililer günü, Onların sevgilileri, eşleri, anaları ağlıyor şimdi... Duyarlı yüreğine, emeğine sağlık değerli hemşehrim... Selam olsun şair yüreğine.
Kararlı yürüyor şiir Tebrik ederim sevgili şairim Şiire ve 14 şubat için güzel dileklerine Emeğine Yüreğine sağlık Dostlukla...
Her sitem ediş de bir pişmanlık yatmaz, pişmanlık doymamış sevgilerde saklıdır çoğuncası. Nerde arayacağını bilmek bulmaktan daha zevkli olsa gerek. Tebrikler emeğine, yüreğine.
''kırılma,ne de ağlama ulu orta, Yağmur üstüne yağmur olmaz.'' Şu satırla çok hoşuma gitti.Benim ağlamam yeterlidir,senin ağlamana gerek yok.Sevgilinin yüreğinden emin olmak,aynı hisleri paylaşmak ve ya hissetmek....güzel olsa gerek. Tebrik ediyorum şairem,çok hoştu.Sevgilerimle...
Yüreğinizdeki sevgiler hiç eksik olmasın Nilgün Hanım. Kendinize iyi bakın. Selam ve dua ile. Ömer Öner
İbni sina;ilim adamlarıne gereken değer verilmezse bulunduğu yerden göç eder demişti.Bizde ilim adamlarımıza sahip çıkmıyoruz. Kültürel mirasımızı gerekli şekilde koruyormuyoruz? Yazmıyoruz,okumuyoruz. Tasin Ünal'ın Türk sosyo ekonomi tarihi adlı eserinden başka bu konularda başka bir eser yazan varmı? Kıymetli bir paylaşımdı. SELAM VE SAYGILAR..
Güneşim hiç doğmuyor kara bahtım üşüyor Aşkımı ipe serdim sevda beni aşıyor Geçmişi sorguladım duygularım taşıyor Kara yazgım yüzünden hayallerimde söndü Her zaman bir ışık vardır. Adı umut... Hani şu gönlümüzün ekmeği olan. Yüreğe emeğe selam olsun beğeni ile okudum dizeleri.
Muhterem şair - şiirinin giriş kısmında - neyi istiyorsan , davranışını ona göre ayarla , diyor. Gökkuşağının gözlerde kararmasını " Gözünü açtığında / Hala bahar kokmuyorsa saçların / Ve uçurtmaların peşinden koşmuyorsa bakışlar " sebeplerine bağlıyor. Şairimiz "Gördüğünü değil , görmek istediğini anlatmış . Ne hoş bir Hüsn-i Talil ! Hele bir " Bakışların uçurtmalar peşinden koşması " ifadesi var ki , Teşhis sanatının zirve noktası... Şiirin tamamına bakıyorum ; şiire doyuyorum . İşte şiir ! İşte lirizm ! İşte Adem Efiloğlu ! Diyorum. Tebriklerimle.
Özgün şiir, kurgusal bir anlatımdan önce, kişinin kendisiyle çekinmeden didişmesine ve kendini diğer insanlardan ayırıp 'başkası' yapan bireyselliğe gereksinir bence. Birey olmanın ayırımında olmadan en özgün konu dahi 'gündelik' bir duygunun rutinleşmiş ifşasından öteye geçmez bazen. Ki usta; şiirlerin beni hep haklı çıkarıyor bu hususta. Evet, hiçbir insan bir başkası gibi sevmiyor. Bir başkası da ötekiler gibi aynı şarkının nakaratlarında heyecanlanmıyor. Bu şiiri okuduğumda, şairin 'ya Ali aşkına' deyişini kimse benim anladığım şekliyle anlamıyor. Kim bilir belki de ben şairin anlatmak istediğini anlamıyor olabilirim –dir. Şiir okunduğunda, önemli olan şiiri mi şairi mi anlamaktır? Her ikisi de aynı şey mi? Bence önemli olan kişiye özgü olan sözcükleri, şairin kendisiyle işbirliği yaparak anlama dökmektir. Yani şiirin arka planındaki şairi görebilmektir. Şiirin, hasbıhal ederken kullandığı ismin 'Şahgül' oluşunu, onun kendisi, yaşamı ve inançlarıyla berab...
Kıt hatırlıyorum.Bir bahar sabahı mavisuların üzerinden güneşin doğuşunu seyrederek girmiştim şehre.Tamda tasvir ettiğiniz güzelliğ yaşadım diyebilirim.Sözün özü süleymaniyeyi Nazan bekir oğluyla sevdim.Arnavut kaldırımlar ve siyah taşlar üzerinde adımlarımın bıraktığı tıkırtılarla dolaştım.Süleymaniyede ezan sesini dinledim.Şiiriniz yaşattı bana tekrar o demi ve ne güzel bir anlatım bu şiir böyle. Eyvallah Kaleminize ve gönlünüze sağlık. Kaleme sonsuz saygımla Kutluyorum bu güzel şiirinizi ve sizi..
Şiir hem görüntüsü hem de ruhu itibariyle, fethedilmesi güç bir kale gibi kurulmuş karanlığın bağrına. Hayatta ilk defa karşılaşılan bir sevgili ile,bir ilk zaman aynasının derinliğinde,işte o sevgilinin anımsanışı ve alnına konulan bir buse gibi,lirizmin doruklarına erişmiş şiirdi. Efiloğlu Adem şiirinin ne olduğunu en iyi bilenlerdenim ben. O açıdan, her şiirinde olduğu gibi bu şiirini de gün içinde defalarca gelip gittiğim, okuduğum ve o tok sesiyle dinlediğim harika bir şiirdi. "Tuttum gülümsemelerini avucumda" başlığını taşıyan şiir, ilk giriş kısmında derinlere doğru adımlarken insan duygularının ne durumda nasıl olması gerektiği konusunda, psikoloji ilminin bize verdiği ipuçları dairesinde, nasıl olmak istiyorsan; duygularını değiştir, o duruma gelirsin der gibiydi… Yaşamak istiyorsan yaşama sarıl, ölümü arzularsan ne yapacağın belli demekte bir başka ifade ile. Şiiri okumak kadar, anlamanın da insana ayrı bir tat vereceğine inananlardanım ben. Bilirim ki kurula...
tozsuz yol yok dara varmadan yar'a varan be Şahgül. bundan mı söylesene menzilleri göze alıp cayır cayır yanışlarım hep çölde... kirpikler dökülürken kayıptır yüzeler kayıptır gözler....yıldızlar en güzel gelinlik sözcüklerimi o yüzden süslendim mısra mısra... kimsenin gözlerine bakamıyorum kapalıyken gözlerim... yare varmak için yanmak gerekmiş tozlu yollarda... dağlarımda yaşam kalmadı şimdi gidiyorum yeniden nefes alacağım bir yere... şimdi kendi türkümü söylüyorum bitimsiz acıyla... dağlarına dargınım yollarına yorgunum gözlerine sürgünüm yar... eyvallah yüreğine...
Mehmet Akif bir kış günü ayakları çıplak çocuğu görünce ağlamaya başlar. Hemen cebine davranır, elleri boş kalır. Bu durum karşısında insaniyeti anlatan şu dize dökülür dilinden: Ya hamiyyetsiz olaydım ya param olsa idi insanda diğergamlık, iyilik ve yardımlaşma hissi kaybolmasın diye midir sık sık bu hadiselerle karşılaşırız önemli olan hislerin eyleme dönüşmesidir hassasiyetinizi kutluyorum hece üstadı sevgim ve saygımla
"Bakış açısını değiştir duygularının…" Adem Efiloğlu şiirleri bir duygu sağanağı. Onun şiirlerini okuyunca kimi zaman kuru kalmayı başaramasam da, çoğunlukla sığınacak bir dize altı ya da imge saçağı bulabiliyorum. Bu şiir, yaşam labirentlerinden, kör dehlizlerden, duldalardan demet demet gülücük toplayıp, dermiş elinde. Ancak benim bildiğim gülüşler daha aydınlık bir ruh haliyle biriktirilir, oysa şiirin alt yapısı ve söyledikleri bir hayli karamsar ve karanlıktı. Tabii bunu söylerken kimi bölümlerdeki umutlanmaları görmezden geliyor değilim. Mevsimsel bir etki midir şiire sinen karamsarlık bilmiyorum ama, şairin, elinin tersiyle kara bulutları dağıtıp, çıtası ve debisi yüksek, gün ile gülümseyen şiirler de kaleme alacağına olan inancım tam. "Tuttum Gülümsemelerini Avuçlarımda" şiiri, anlamı yakasından sıkıca kavrayıp kaçmasına izin vermeyişi ve sözcüklerin uyum ve tutarlılıkla ilerleyişi açısından çok başarılı. Şiir içerisinde geçen "kapalı gişe sevi...
Sanırım katildi Ama o kendini tanımıyordu Ciğerlerimi yırtan çığlıkla Bağırdım duymadı Şaşkındım ve hâlâ çocuk Ölebilir raporu veren Hipokrat Beyaz önlüklü bayan Ne varsa içimde çıkar koy masaya Sonra da son tutanağını yaz..; ciğerlerimizi yırtan çığlık ve şiir... eyvallah şair...
Ufuklardan tüller gelir. Hoyrat elden ziller gelir. Yılan zehir diller gelir. İçten içe yollar gelir Kendi gider eller gelir. Değerli üstadım... Sözcüklere mana gizlemek anlam yüklemek ve mısraları gergef gibi işlemek sonra da şiiri en hazır hale getirmek çok kolay gibi gözüken bir iş değil ciddi bir iştir...Bazen bir virgül bazen bir sözcük şiirdeki anlamı o kadar başka alanlara çekebilir ki o yüzden şiirler üstünde çok emek harcanması gereken en önemli edebi metinlerdir diyorum....bu işi hakkıyla yapmak her değil er yiğidin harcı olduğu düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır her şey... eyvallah yüreğine....
Uzaktan bakarsın,haberi olmaz. Bağrını yakarsın haberi olmaz. Sel olur akarsın haberi olmaz. Aşkından naçarsın, haberi olmaz. Kafaya takarsın haberi olmaz. Zulmünden kaçarsın haberi olmaz. Ardından bakarsın haberi olmaz. Güzel bir hece çalışması... Daha okunaklı bir hale getirdim...Belki resim belki müzik daha da albenili yapabilir sayfanızı... Eyvallah yüreğinize...
Kırıldı bedeni taşıyan direk Çarpmayı unuttu çırpınan yürek "Üç harfli tehlike" bu olsa gerek Anmak hata imiş bir daha demem, Gizlice ruhuma dalsın istemem; Adı aşksa eğer kalsın istemem... adı aşksa kalsın üstü de kalsın... zehirle karışmış balsın istemem mısrasında olduğu gibi diğer mısralarda da ciddi ve hayranlık uyandıracak derecede bir özgünlük göze çarpıyor... hece şiiri kalıpları kişiyi belli kalıplarının dışına çıkaramadığı için hep eleştirilmiştir ancak şairimiz bu ve bundan önceki yazdığı şiirlerle hece şirinde ene denli çığır açıcı bir yönü olduğunu göstermiştir... içten tebrik ederim... hayran kaldım şiire... eyvallah yüreğine....